@
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Varlıklarla bakım yapmak size sıkıntılı görünüyor olabilir; ancak bu, bu yöntemin en doğru yöntemlerden biri olduğu gerçeğini değiştirmez.
"Allah'tan başkasına güvenip onun sözüne itimat ediyorsunuz." diyorsunuz; fakat Allah’ın, cinleri insanların emrine verdiği bu ilimden haberiniz yok mu? Yani Allah, onları bir vesile kılmış olamaz mı?
"Sufli" kelimesini burada kullanmanızdan, tüm sufli varlıkların gayrimüslim olduğunu düşündüğünüz sonucunu çıkarıyoruz. Oysa sufli varlık, dünyalık işlerle uğraşanlara denir. Bakım, musallat işlemleri, rızık açma, define gibi konular bu kapsamda değerlendirilir. Bir varlığın bu işlerle uğraşıyor olması, onun gayrimüslim olduğu anlamına gelmez; sufli varlık herhangi bir dine mensup olabilir.
Bakım yapılırken hem Müslüman hem de Müslüman olmayan varlıklar kullanılabilir. Müslüman olmayan bir varlığın bakımda kullanılması, yanlış bir sonuca neden olmaz. Sonuçta Allah, bazı cinleri diğerlerine göre çok güçlü yaratmıştır. Onları büyü ile görevlendirmediğine göre, insanların faydası için kullanılmalarında bir sakınca yoktur. Üstelik, onları emrinde bulunduran üstad, bu ilimde sayılı kişiler arasındadır. Bu nedenle, söz konusu varlıklar herhangi bir zarar veremez ve emirler dışına çıkamazlar. Ne kadar insanın baş düşmanı olsalar bile.
Sufli kavramını dahi bilmeyen birine bunları anlatmak ne kadar doğru, bilemiyorum.
Eğer bir varlık gayrimüslim ise, genellikle büyü işlerinde veya saldırılarda kullanılır. Sonuçta, "dinsizin hakkından imansız gelir."
"Sufliler böyle bir şeyi ancak bir karşılık bekleyerek yapar." deniliyor; ancak ehil bir havas alimine karşı böyle bir talepte bulunamazlar. En azılı bir ifrit bile gerçek ilim erbabının emrine verilse, ondan imanını isteyemez.
"İnsan, Allah katındaki değerini neden varlıklara güvenerek düşürsün ki?" deniliyor. Oysa Allah, varlıkları insanın emrine verdiği için, bu durum insanın değerini düşürmez. Çünkü havas erbabı, onları büyü yapmak için değil, insanın sıkıntısını gidermek için kullanır.
"Kendi maneviyatı olmayan biri, sufli veya rahmani fark etmeksizin, başkasının manevi rahatsızlığını nasıl giderebilir?" diye soruyorsunuz. Oysa başkasının manevi rahatsızlığını gidermek için Allah katında büyük bir evliya olmaya gerek yoktur.
Ayrıca, bu ilme sahip kişilerin maneviyatı olmadığını nereden çıkardınız?
"Sufli, kendisini rahmani gibi gösterirse ne olacak?" diyorsunuz. Gerçek ilim erbabı, böyle bir durumu hemen fark eder. Eğer bir kişi bunu göremiyorsa, ya arkasındaki hocası sağlam değildir ya da kendisi çoktan yanındaki varlıklara kanmıştır.
Sen, Allah katında veli olan kişileri örnek gösteriyorsun. Oysa bu varlıklar, zaten o kullara kendiliğinden gelip tabi olmak istiyorlar. Ancak sen, sürekli evliyalardan bahsediyorsun. Sanki herkesin çevresinde bu sayılı evliyalar varmış da bütün ümmete sadece onlar bakacakmış gibi düşünüyorsun. Oysa bu ilmi tahsil edenlerin de bir şeyler yapabileceğini düşünmüyorsun.