Alıntı:
ideal Nickli Üyeden Alıntı
Varlık var bende. Konuşuyor cevap veriyorlar.Nelere dikkat etmem lazm.Ne fayda?ne zarar olur?!!
Abi ve kardeşlerim. Evham vesvese olduğuna inanmıyorum. Çünkü karşılıklı diyalog var.
onlarla Bu irtibatı Yanlış tarafa çekmek ve pek fazla alakadar olmaktan yana değilim. Henüz neyin nesi ne olduklarını bilemedim malesef. Buyuzden tereddutteyim. Birkaç kez terketmelerini istedim, ettikleri herhangi bir mevzuya beni çekmelerini istemiyorum. Ama gitmiyorlarda. Çoğu kez maksat niyet nolduguna yanıt gelmiyor.
Netsem nasıl etsem şimdi 
Sanki arabadaki navigasyon gibi bunlar. Bir yön bulmama destek sağlıyor bunlar bana. Yani anı ve hatıralarımı aklımdan geçtiğinde duzenlememe/düzeltmeye katkı sağlarlar gibi. Sanki bir yapay zeka, anılarıma daldigimda doğru yöne sevk eder gibi bunlar.
|
Beyinde Temporal lob aktivasyonu genellikle çok hafiftir. Genel olarak zihninizden bir düşünce geçtiği sırada beyin konuşma yolağını harekete geçirir ve bazen konuşma kaslarınızı hafifçe ama işitilebilir bir ses çıkmayacak kadar yumuşak bir şekilde kasar.
Her zaman gerçekleşen bu fenomene sessiz konuşma (subvocal speech) denir. Beyin ayrı dilsel bölgelerini ve konuşma kaslarına talimatları ileten geniş nöral yolakları kullanarak bütün dili, hatta zihnimizdeki özel dili dahi işler. uyarım işitilebilir bir ses oluşturamayacak denli zayıf da olsa, bu mekanizma söz konusu kasların kasılmasını sağlayacak kadar ileri gittiğinde düşüncelerimiz sessiz konuşmaya dönüşür. Geçmişte bazı araştırmacılar insanda düşünmenin bütünüyle sessiz bir konuşma biçimi olduğunu ve ne zaman zihnimizden sözcükler geçirsek aslında o sözcüklerle sessizce konuştuğumuzu ileri sürmüşlerdi. Bu görüşün doğru olmadığı, ses kasları felç olmuş hastaların hâlâ düşünebildiğinin gösterilmesiyle kanıtlandı. Yine de sessiz konuşma laboratuvarda incelenebilen gerçek bir fenomendir.
Sinirbilimciler elektromiyografi (EMG) tekniğiyle sessiz konuş teknisyen elektrotları gırtlağın iç kaslarına yerleştirerek oradaki kasmanın nasıl oluştuğunu ilk elden görmüşlerdir. EMG işlemi için hücrelerinin elektriksel aktivitesini kaydedebilir. EMG yapılan kişi ne zaman konuşsa gırtlak kasları kasılmaya başlar ve EMG kaydında kas liflerinin hareketlerine karşılık gelen ani aktivite artışlar (dikenler) görülür. EMG'nin amacı, konuşma kaslarının ne zaman ve ne kadar sıkı çalıştığını kaydetmektir. Sessiz konuşmanın var olup olmadığını anlamak için deneklere EMG elektrotları yerleştirilmiş ve konuşmak yerine bir konu üzerinde derinlemesine düşünmeleri istenmiştir. Katılımcıların içsel diyaloğu başlayınca EMG kaydındaki dalga biçimleri de değişmiş, küçük dikenler belirmiştir Denekler çıt çıkarmadığı, konuşmaya niyetlenmediği halde konuşma kaslarının kasıldığı saptanmıştır .
1940'larda psikiyatrist Louis Gould şizofrenideki işitsel halüsinasyonların sessiz konuşma fenomeniyle ilgisi olup olmadığını merak etti. "Kafanın içindeki sesler" konuşma kaslarının istemsiz mırıltısı mıdır sadece? Eğer öyleyse, sessiz konuşmayı neden şizofrenler fark eder de sağlıklı insanlar fark etmez? Gould bir EMG deneyi tasarladı. Şizofrenlerden ve halüsinasyonu olmayan hastalardan oluşan bir grupta herkesin ses kaslarının aktivitesini teker teker kaydetti. Gould şizofreni hastalarının işitsel halüsinasyonlar sırasındaki EMG kayıtlarını halüsinasyonu olmayan hastalarınkiyle karşılaştırınca, hastaların ses duydukları sırada alınan EMG kayıtlarında ses kaslarının daha yüksek aktivite gösterdiğini buldu. Bu sonuç şizofrenlerin kafalarının içinde ses duydukları sırada ses kaslarının kasıldığı anlamına geliyordu; sessizce konuşuyorlardı.
Sessiz konuşma, ses duyulmadığı halde ses kaslarının aktivasyonudur.
(Kaynak: ELIEZER J. STERNBERG Nörolojik BEYNİN MANTIKSAL DAVRANIŞLARIMIZIN ARDINDAKİ GİZLİ MANTIĞI metis bilim yayınları sayfa 179-180)