Alıntı:
Garip1isi Nickli Üyeden Alıntı
|
Arapça'ya Farsça'dan girmiş olması muhtemel olan firdevs kelimesi, özellikle "içinde üzüm bulunan bağ bahçe" anlamına gelir. Bir ayette cennat kelimesiyle (Kehf suresi ayet 107), bir ayette de "ahiret cenneti" manasına tek başına (Müminun suresi ayet 11) kullanılmıştır. Firdevs cennetin tamamını ifade eden bir isim olabileceği gibi onun ortası, en yüksek ve en değerli bölgesinin özel adı da olabilir
Rahman suresinde, "Rabbinin huzuruna suçlu olarak çıkmaktan korkan kimseler için iki cennet (cennetan) vardır" (ayet 46) denildikten sonra bu cennetlerin imkanlarından bahsedilmekte, ardın-
dan, o iki cennetten başka (veya onların altında) iki cennet daha bulunduğu (ayet 62) belirtilerek bunların da benzer imkanları tasvir edilmektedir. Müfessirler bu iki (veya dört) cennet hakkında cin ve insan türlerine verilecek cennetler, cismani ve ruhani cennetler, iyiliklerin yapılması ve kötülüklerin terkedilmesine karşılık verilecek iki cennet, iman ve salih amel için verilecek cennet ile lutf-ı ilahi olarak fazladan ikram edilecek cennet gibi bazı yorumlar yapmışlarsa da tatminkar bir açıklama getirememişlerdir. Hz. Peygamber bir hadisinde, ahiretteki iki cennetten birinin kapkacak ve madeni eşyasının altından, diğerinin de gümüşten olacağını ifade etmiştir (Buhari, "Tevhid", 34, "Tefsir", 55/1-2; Müslim, "İman", 296). Sonuç olarak bir mümine birden fazla cennetin veriliş hikmeti açık bir şekilde anlaşılmadığı gibi bunların kaç tane olacağı da bilinmemektedir. Rahman suresindeki bu ifadenin ahenkle, yani genellikle "elif-nun"la ("an" sesiyle) biten buradaki ayetlerin son hecelerinin ses uyumu ile açıklanması da) tutarlı görünmemektedir. Söz konusu ayetlerde geçen cennet kelimelerini sözlük anlamlarından hareketle "bahçe" manasına almak mümkündür. Nitekim her iki cenneti tasvir eden daha sonraki ayetler akan pınarlardan, meyvelerden, çadırlardan bahsetmektedir.