Tekil Mesaj gösterimi
  #1  
Alt 18.02.25, 19:04
Kdhholbb Kdhholbb isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üyelik tarihi: 06.10.24
Bulunduğu yer: .
Mesajlar: 200
Forum Puanı: 186
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
İslam hukukçularının çoğunluğuna göre, mürtedin (Dinden dönen) öncelikle tövbe etmesi istenir. Şüpheye düştüğü hususlar sorulur ve tereddütleri giderilmeye çalışılır. Tövbe etmesi için kendisine süre verilir. Bu süreyi İslam’ın üç defa telkin edilmesiyle sınırlayan İslam hukukçuları bulunduğu gibi, bunun üç gün, bir ay, hatta bir yıldan fazla olabileceği görüşünde olanlar da vardır. Bazı fakihlere göre de mürtedin tekrar İslam’a dönmesinden ümit kesilinceye kadar beklenir.[ Şirazi, el-Mühezzeb, III, 257; Serahsi, el-Mebsut, X, 98; Kasani, Bedaiu’s-Sanai’, VII , 135; İbn Kudame, el-Muğni, X, 75; Makdisi, eş-Şerhu’l-Kebir, X, 78; Mevsıli, el-İ htiyar, IV, 145; İbn Müflih, el-Furu’, VI, 169; Şirbini, Muğni’l-Muhtac, V, 436; Ceffal, et-Tevbe ve Eserüha fi İskati’l-Hudud fi’l-Fıkhi’l-İslami, s. 151; Şevkani, Neylü’l-Evtar, VII, sayfa 195] İrtidat suçundan tövbe eden cezalandırılmaz. Mürted, tövbe etmez ise kendisine yaptırım uygulanır. Mürtede ceza öngörülmesi, onun bu fiiliyle Müslümanlar arasında İslam dinine ilişkin şüphe oluşturması, İslam hakkında yaralayıcı uygunsuz sözler sarfetmesi, fitne kapsının açılmasına sebebiyet vermesi, İslam’a meydan okuması, hatta vatana ihanet etmesiyle izah edilmektedir.[ Avva, Fi Usuli’n-Nizami’l-Cinai, s. 154; Bilmen, Kamus, IV, 15; Kurt, Ali Osman, Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’da Din Değiştirme, İstanbul 2004, s. 187.] Ebu Hanife, mürtedin tövbeye davet edilmesini zorunlu görmez ve bunun müstehap olduğunu belirtir. Zira mürtede zaten vaktinde davet yapılmıştır, tekrar İslam’a davet etmeye gerek yoktur. Bununla birlikte tövbe telkin edilmesi müstehaptır.[ Kasani, Bedaiu’s-Sanai’, VII, 134; İbn Kudame, el-Muğni, X, 76.] Devletin uygun görmesi veya mürtedin kendisine süre verilmesini talep etmesi halinde ceza tecil edilir. Hanbeli ve Malikilere göre, Hz. Peygambere söven ve irtidat suçu tekerrür eden kişilerin tövbeleri kabul edilmez.[İbn Münzir, Kitabü’l-İcma’, s. 120; İbn Kudame, el-Muğni, X, 74; Makdisi, eş-Şerhu’l-Kebir, X, 87-88; Hattab, Mevahibü’l-Celil, VI, 279, 282] İslam hukukçularının çoğunluğu tarafından benimsenen ve hakim olan görüş, bu suçun had cezasını gerektirdiği ve suçlunun ölüm cezasıyla cezalandırılacağı yönündedir. [Kasani, Bedaiu’s-Sanai’, VII, 33; Şirbini, Muğni’l-Muhtac, V, 436; Zeydan, Buhusun Fıkhiyye, s. 416; Avva, Fi Usuli’n-Nizami’l-Cinai, s. 151; Udeh, et-Teşriu’l-Cinai, I, 661-662.]
Sahabenin bu konuda icma ettiği, fakihler arasında da bu yönde görüş birliği bulunduğu ifade edilmektedir.[ İbn Rüşd, Bidayetü’l-Müctehid, II, 459; İbn Kudame, el-Muğni, X, 72; Makdisi, eş-Şerhu’l-Kebir, X, 72.] Osmanlı dönemi uygulamasında da irtidat edenlere ölüm cezası öngörülmüş, ancak 1844 yılından itibaren Batılı devletlerin de baskısıyla bu hüküm resmen olmasa da fiilen kaldırılmıştır.[ Avcı, Mustafa, Osmanlı Hukukunda Suçlar ve Cezalar, İstanbul 2004, s. 387, 389; Mumcu, Osmanlı Devletinde Siyaseten Katil, s. 179.]Fakihlerin çoğunluğu kadın erkek ayrımı yapılmaksızın bu suçu işleyen her kişiye aynı cezanın uygulanacağını belirtirler. Ebu Hanife’ye göre, dinden çıkan kadına ölüm cezası verilmez. Kendisine tövbe telkin edilir ve İslam’a dönünceye kadar hapsedilir.[ Serahsi, el-Mebsut, X, 108; Kasani , Bedaiu’s-Sanai’, VII, 135; İbn Rüşd, Bidayetü’l-Müctehid, II, 459; İbn Kudame, el-Muğni, X, 74; Makdisi, eş-Şerhu’l-Kebir, X, 76; Zeylai, Fahruddin Osman b. Ali (ö.743/1342), Nasbu’r-Raye li Ehadisi’l-Hidaye, yy., 1938, III, 456-457; Hattab, Mevahibü’l-Celil, VI, 281; Zeydan, Abülkerim, el-Mufassal fi Ahkami’l-Mer’e ve’l-Beyti’l-Müslim fi’ş-Şeriati’l-İslamiyye, Beyrut 1994, V, 315.] Tövbe eden kişi dokunulmaz hale gelir. İrtidat suçundan tövbe eden kişiyi öldüren, masum bir kişiyi öldürmüş sayılır.[ Udeh, et-Teşriu’l-Cinai ,II, 727.]Ayrıntıda bazı farklı yaklaşımlar bulunmakla birlikte, genel olarak; Allah’a şirk koşan, O’nu inkar eden, Allah’ın farz kıldığı veya cennet-cehennem gibi varlığı kesin delillerle açıkça bildirilen hususları kabullenmeyen, Kur’an’ın bir kısmını ya da tamamını reddededen, Hz. Peygamber’den mütevatir olarak nakledilen ve üzerinde icma edilen helal ve haramları, itikadi bilgileri kabul etmeyen, Allah’a ve Peygamber’e söven kişilerin dinden dönme suçu işledikleri ve ölüm cezasına çarptırılacakları ittifakla benimsenmiştir.
Peki varsayım olarak diyelim birisi Allah'a hakaret etti bu konu yargıya gitmeden adamı direkt öldürdüler . Öldüren kişi günaha girmiş olır mu yoksa doğru olanı mı yapmış olur

Alıntı:
Beyaz Kalkan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Herkesin inandığı kendine evet.
Şeriatın kanunlarının net olması gerekir gereksiz durumlarda esnetilmeye gidilirse düzen bozulur diye düşünüyorum

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149