Keşfi açık Veliler neler görebilir?
KEŞFİ AÇIK VELÎLER NELER GÖREBİLİR
Keşfi Açılmamış Olan Velîlerin Neler Görebileceğinin Bâzısını Söyleyeceğim. Abdülaziz Debbağ Hazretleri Buyurdu ki; Keşfi Açılan Velîler Halvetlerde Yani Gözümüz Önünde Olmayan Uzak Yerlerdeki, Kapalı Yerlerdeki İşleri Görür. Meselâ Camide İtikâfa Girmiş Bir Müridini Buradan Görür. Yine Yedi Kat Gökleri ve Yedi Kat Yerleri Görür. Beşinci Arzdaki Ateşi de Görür. Arz ve Semâda Daha Başka Neler Olduğunu Görür. Bu Beşinci Arzdaki Ateş Berzâh Ateşidir. Çünkü Berzâh, Yedinci Kat Gökten Yedinci Kat Uzanmıştır.
İnsanlar Öldükleri Vakit Vücûdlarından Çıkan Rûhlar Derecelerine Göre Bu Berzâha Girerler. Şekâvet Ehlinin Rûhları İşte Bu Berzâh Ateşindedir. Bu Şekâvet Ehlinin Ateşteki Yerleri Dar Yerler, Kovuklardır. Bu Berzâh Ateşi Değildir. Bu Berzâha Mahsûs Bir Azâbdır. Çünkü Cehennem Yedi Kat Gökler ve Yedi Kat Yerlerin Küresinden Dışarıdadır. Cennet de Öyledir. Velîler İlk Ânlarda Gördükleri Bu Yedi Kat Yerleri ve Gökleri Birbirine Karıştırırlar, Tam Seçemezler. Bir Arzdan Diğer Arza Nasıl Gidilir, Fark Nedir Anlayamazlar.
Yine Bu Velîler Eflâki de Karıştırırlar. Bu Mertebede Yine Şeytânları ve Onların Nasıl Çoğaldıklarını Görür. Cinnîleri ve Sakin Oldukları Yerleri, Güneş, Ay ve Yıldızlar Nasıl Seyrediyorlar, Yine Bu Boşluklarda İnsanları Âniden Öldüren Şimşekleri, Sesleri Görürler Yani Bu Sesleri İşitirler Fakât Bu Sesler Kendilerini Öldürmez. İşte Bu Mertebeye Geçen Velîler Bu Gördüklerini Mühimsememelidirler. Kezâ Küçümsememelidirler de. Bunlara Takılır Kalırsa, O Zaman Hâli Tevakkuf Eder, Tersine Döner, Derecesi Düşer. Çünkü Bu İlk Ânda O Vücûd Her Gördüğünü Sünger Gibi Kendine Emer, Çeker. Hâlbuki Bu Gördüklerinin Hepsi Zulmettir. Zulmette Kalır, İlerleyemez. İşte Bu Sebeple Keşfi Açılmayan Müridler Daha Emniyet Sahasındadırlar.
Bu Keşfin Açıldığı İlk Hamle Çok Tehlikelidir. Ancak Allah’ın Korudukları Müstesna! Bir Kimse Bu Gördüklerine Takılır Kalırsa, O Zaman Şeytânla El Ele Vermiş Olur ve Sahirler, Kâhinler Zümresine Dâhil Olur. Allah’tan Selâmet İsteriz. Allah Böyle Bir Kuluna Rahmet Ederse Kendisine Çeker, O Zaman Cenâb-ı Hakk Onun Kalbine Bir Şevk ve İstek Verir. Onunla Bu Gördüğü Zulmet Perdelerinin Hepsini Yarar, Cenâb-ı Hakk Tarafına Koşar. Bu Mertebeyi Atlatıp İkinci Mertebeye Yükselince O Zaman Bâtın Nûrlarıyla Görmeğe Başlar; Hafâza Meleklerini, Evliyâyı, Divânı, Îsâ Aleyhisselâm ve Makamını ve O Makamda Olanları, Mûsâ Aleyhisselâm’ın, İdrîs Aleyhisselâm’ın, Yusuf Aleyhisselâm’ın Makamlarını ve Onlarda Olanları ve Sonra İsimlerini Bilmediğimiz Daha Üç Peygamberi, Melekleri ve Hatırına Gelmeyen Şeyleri Görür. Bu Şekilde Keşfi Açılan Velîlere de Lâzım Olan, Bu Gördüklerine de Kapılıp Kalmamaktır. Çünkü Bu İkinci Mertebede de Vücûd Yine Bir Sünger Gibidir. Bunda Nûr Şefkâttir, Ayna Gibidir. Neyin Karşısında Dursa, Karşısındakinin Esrârını Hemen İçerisine Alır, Kendisine Akseder.
Meselâ Îsâ Aleyhisselâm Karşısına Gelince, Onu Beğenirse O Makamdaki Esrârı Alır, O Zaman İslâm Ümmetinden Çıkar ve İsevî Olur! Allah Bizi Korusun. Bu Şekilde Keşfe Nâil Olan Velî de Büyük Bir Tehlikededir. Tâ ki, Mevlâna Seyyîdinâ Muhammed Sallallâhû Aleyhi ve Sellem Efendimizin Makamına Erişip Orayı Görünceye Kadar Tehlikededir. Bu Velî, Rasülullah Sallallâhû Aleyhi ve Sellem Efendimizi Gördüğü Vakitte Ona Saadetler Tamam Olur. Çünkü Rasülullah Sallallâhû Aleyhi ve Sellem Efendimizde, Allahû Teâlâ’ya Çeken, Cezp Eden Bir Kuvvet Vardır. Sâir Mahlûkât Arasında Bu Hassa Yalnız Rasülullah Sallallâhû Aleyhi ve Sellem Efendimize Mahsûstur. Bu Kuvvetli Câzibesinden Dolayı Bütün Mahlûkâtın En Azizidir. Bütün Âlemin Efdalıdır. Onun İçin Bir Velî Rasülullah Sallallâhû Aleyhi ve Sellem Efendimizin Makamına Erişirse Allahû Teâlâ’ya Karşı Çekilmesi, Cezp Edilmesi Artar. Artık Şeytânların Araya Girmesi Tehlikesinden Emin Olur. Bu Hususta Daha Birçok Sırlar Vardır. Bunu Ancak Keşfi Açık Velîler Bilir. Allah Bizi de Onlardan Kılsın, O Velîlerin Bereketlerinden Bizi Mahrûm Etmesin.
Bundan Sonra Velî Üçüncü Makama Erer. Burada Esrâr-ı Kaderi, Onun Sırlarını Görür. Ondan Sonra Daha Yükselir. O Zaman Cenâb-ı Hakk’ın Ef’al Nûrunun Nasıl Yayıldığını Görür. Burada Ef’al Nûrunu Gören Velî Şaşırır, Karıştırır da Bu Ef’al Nûrunu Bizzât Cenâb-ı Hakk Zanneder. Hâlbuki Allah Bundan Münezzehtir. Ondan Sonra Beşinci Makama Yükselince O Zaman Gördüğü Nûrun Ef’al Nûru Olduğunu, Cenâb-ı Hakk Olmadığını Fark Eder. Nûru Nûr, Fiili Fiil Görür. Bundan Evvelki Mertebede Galat Ettiğini, Şaşırdığını Anlar.
Ondan Sonra Makamatın Esmasından Zikrinden, Manâların Şerhinden Bahsettik.
Bu Bahsi Yazmamdan Maksat, Böyle İlk Keşfi Açılanlar Bu Tehlikelerden Bilsinler de Sakınsınlar Diyedir.
[Kitab-ül İbriz]
|