Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı
Çok haklısın Uygulacıların Budizm, Hinduizm ve Şamanizm gibi din ve öğretilerden devşirilmiş çakra, nadi, meridyen, prana gibi kavramlar ve ritüeller ile Kur'an'dan veya hadis- lerden derlenmiş dua ve Esma'ül Hüsna'yı, İslami temiz enerji şeklinde sunmaları tecviz edilemez. Batıl unsurlara, hak unsurların monte edilmesi batılı, hak yapmaz.
Yine uygulayıcıların, biyoenerjinin İslam'da varlığına delil sadedinde sundukları "Benim elim değil, Fatıma anamızın eli." ifadesi de problemlidir. Hinduların "Humsa Eli", Musevilerin ise "Hameş Eli" veya "Miryam'ın Eli" adını verdikleri; güç, bereket ve dayanıklılık vesilesi saydıkları el figürü de pagan kültüründen devşirmedir. Çatalhöyük kazılarında duvarlarda el izi motifleri vardır. Yunan mitolojisinde ana tanrıça Rhea'nın, İda Dağı'nda Zeus'u doğururken yere koyduğu elinin izi olarak karşımıza çıkar. Yani dinden dine geçip bugüne gelmiştir.
Hz. Fatima'nın elini, şifa amaçlı kullandığına veya inisiye amaçlı el verdiğine dair İslam kaynaklarında bir bilgi söz konusu değildir. Anadolu'da hanımlar yoğurt mayalarken, turşu kurarken, hamur yoğururken, evin geçimi iyi olsun diye ocağa şeker atarken, hasta olan kimsenin sırtını sıvazlarken, "El benim elim değil, Fatıma Ana'nın eli." Şeklinde bir ifade kullanırlar. Türklerdeki bu inanç, önceki dinlerindeki bazı unsurların İslam'la beraber devam ettirilmesi gibi, Şamanizm'den veya göç ettikleri Anadolu coğrafyasındaki diğer din mensuplarından devşirilmiş olmalıdır. Reiki'nin kullandığı "el içinde 3 balık", Yahudi Kabbala'sında da bulunmaktadır. Maalesef bu el figürü, son yıllarda, içerisine "Allah" lafzı yazılarak pazarlanmaya başlanmıştır. Korunma amacıyla mekânlara asıldığı veya takı olarak kullanıldığı görülmektedir.
|
Anlaşılır biçimde açıkladığınız için teşekkür ederim. Yazdıklarınız üzerine biraz düşündüm ve çoğunlukla hak veriyorum bu tip çalışmalar hinduizm ve şamanizm de çok yaygın ama ben olaya şu açıdan bakıyorum bu konuların dinimizdeki yerinden emin değilim ama genel itibari ile bakıldığında ortada büyük ölçüde çalışan bir sistem var ve herşey enerjiden oluşuyor bu enerjileri yaratan da kainatın yaratıcısı allah, ozaman bu enerjileri legal yollarla kullanmanın da birsürü yolu olmalı demem o ki bunlar eski kadim dinlerin uygulamaları ve islamda yeri yok demek ne kadar doğru?
Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı
Çok haklısın Uygulacıların Budizm, Hinduizm ve Şamanizm gibi din ve öğretilerden devşirilmiş çakra, nadi, meridyen, prana gibi kavramlar ve ritüeller ile Kur'an'dan veya hadis- lerden derlenmiş dua ve Esma'ül Hüsna'yı, İslami temiz enerji şeklinde sunmaları tecviz edilemez. Batıl unsurlara, hak unsurların monte edilmesi batılı, hak yapmaz.
Yine uygulayıcıların, biyoenerjinin İslam'da varlığına delil sadedinde sundukları "Benim elim değil, Fatıma anamızın eli." ifadesi de problemlidir. Hinduların "Humsa Eli", Musevilerin ise "Hameş Eli" veya "Miryam'ın Eli" adını verdikleri; güç, bereket ve dayanıklılık vesilesi saydıkları el figürü de pagan kültüründen devşirmedir. Çatalhöyük kazılarında duvarlarda el izi motifleri vardır. Yunan mitolojisinde ana tanrıça Rhea'nın, İda Dağı'nda Zeus'u doğururken yere koyduğu elinin izi olarak karşımıza çıkar. Yani dinden dine geçip bugüne gelmiştir.
Hz. Fatima'nın elini, şifa amaçlı kullandığına veya inisiye amaçlı el verdiğine dair İslam kaynaklarında bir bilgi söz konusu değildir. Anadolu'da hanımlar yoğurt mayalarken, turşu kurarken, hamur yoğururken, evin geçimi iyi olsun diye ocağa şeker atarken, hasta olan kimsenin sırtını sıvazlarken, "El benim elim değil, Fatıma Ana'nın eli." Şeklinde bir ifade kullanırlar. Türklerdeki bu inanç, önceki dinlerindeki bazı unsurların İslam'la beraber devam ettirilmesi gibi, Şamanizm'den veya göç ettikleri Anadolu coğrafyasındaki diğer din mensuplarından devşirilmiş olmalıdır. Reiki'nin kullandığı "el içinde 3 balık", Yahudi Kabbala'sında da bulunmaktadır. Maalesef bu el figürü, son yıllarda, içerisine "Allah" lafzı yazılarak pazarlanmaya başlanmıştır. Korunma amacıyla mekânlara asıldığı veya takı olarak kullanıldığı görülmektedir.
|
kullandığı "el içinde 3 balık", Yahudi Kabbala'sında da bulunmaktadır. Maalesef bu el figürü, son yıllarda, içerisine "Allah" lafzı yazılarak pazarlanmaya başlanmıştır. Korunma amacıyla mekânlara asıldığı veya takı olarak kullanıldığı görülmektedir.[/QUOTE]
Anlaşılır biçimde açıkladığınız için teşekkür ederim. Yazdıklarınız üzerine biraz düşündüm ve çoğunlukla hak veriyorum bu tip çalışmalar hinduizm ve şamanizm de çok yaygın ama ben olaya şu açıdan bakıyorum bu konuların dinimizdeki yerinden emin değilim ama genel itibari ile bakıldığında ortada büyük ölçüde çalışan bir sistem var ve herşey enerjiden oluşuyor bu enerjileri yaratan da kainatın yaratıcısı allah, ozaman bu enerjileri legal yollarla kullanmanın da birsürü yolu olmalı demem o ki bunlar eski kadim dinlerin uygulamaları ve islamda yeri yok demek ne kadar doğru?
|