Alıntı:
Kdhholbb Nickli Üyeden Alıntı
mesela (ya vasi ya fettah ya rezzak celle celallü)böyle 3 esmayı karıştırıp çekmek nasıl bi etki yapar
|
Evet birbiriyle tenakuz arz eden isimler değil bahsettiğin şekilde kullanılmasında bir mahzur görünmüyor (Doğrusunu Allah (c.c.) bilir) Çeşitli hadislerde de kullanılan "vüs" kavramı, daha çok "rızkı genişletme ve geçimi kolaylaştırma" bağlamında Allah'a izafe edilmiş, “vasi”” ismi de Tirmizi'nin rivayet ettiği Esma-i Hüsna listesinde zikredilmiştir. Bu ismin, Allah'ın "alim", "gani", "habir”, “hakim”, “halim", "muhit", "kadir", "muktedir" ve "nafi" gibi isimleriyle anlam yakınlığı içinde olduğu düşünülmektedir.
İlk dönem Esma-i Hüsna şarihlerinden Ebu Süleyman el-Hattabi, "vasi"" ismine: "zenginliği, kullarının bütün ihtiyaçlarını gidermeye kafi; rızık hazineleri bütün mahlukatı rızıklandıracak ölçüde geniş olan zat" anlamını vermiştir. Ebu Abdullah el-Halimi ise bu ismi, Kur'an'da kullanıldığı muhtevalara mutabık bir tarzda: "ilim ve kudretinin kapsamı çok geniş, fazl ü rahmeti de çok yaygın olan zat" şeklinde tanımlamakta, ünlü mutasavvıf İmam Kuşeyri de her iki alimin yapmış olduğu bu tanımları benimsemektedir.
"rezzak" "nimetlerinden artarda ve fazlasıyla faydalandıran” anlamına gelmekte ve sadece Allah için kullanılabilmekte; "razık" ise, "rızka sebep ve vesile olan” şeklindeki manası göz önüne alındığında, insanlar için de kullanılabilmektedir. Zaten bu nitelemenin Kur'an'da, bir ayet dışında (Hicr suresi ayet 20), genellikle "karşılaştırmalı üslup içinde’’ kullanılmış olması da bunu göstermektedir.
"Rezzak" ismi hem İbn Mace'nin hem de Tirmizi'nin rivayet ettikleri Esma-i Hüsna listesinde yer almaktadır. Bu ismin, Cenab-ı Hakk'ın "muğni", "mukit" ve "nafi"" isimleriyle anlam yakınlığı taşıdığı; ayrıca O'nun "kabız-basıt" isimleriyle de muhteva münasebeti içinde olduğu kaydedilmiştir.
İlk dönem Esma-i Hüsna şarihlerinden Hattabi bu ismi(Fettah) : "kullarına bütün rızık ve rahmet kapılarını açan, onların her türlü hayırlı iş ve girişimlerinin önündeki bütün engel ve tıkanıklıkları gideren, gerçeği görebilmeleri için kullarının kalp ve basiretlerini örten bütün perdeleri açıp kaldıran yüce zat" şeklinde açıklamıştır.