Alıntı:
Tech2 Nickli Üyeden Alıntı
Bu zikrin havasını bulamadım birisi yardım ede bilirmi Lütfen
|
Sevdiğim bir menkıbedir;
Veysel Karani hazretlerine, uzak yoldan bir kimse gelip;
- Bana nasihat eder misiniz, diye rica etti.
Cevaben sordu ona:
- Sen Allahü teâlâyı bilir misin?
- Elbette bilirim efendim.
Buyurdu ki;
- Öyleyse başka şeyi bilmene gerek yok.
Yolcunun çok hoşuna gitti bu cevap.
- Bir nasihat daha etseniz efendim, dedi.
Mübarek zat sordu bu defa:
- Peki Allahü teâlâ seni biliyor mu?
- Elbette biliyor efendim.
Buyurdu ki:
- Öyleyse başkasının bilmesine gerek yok.
Yunus'um da "ben bilmem" derdi; olmuş-olacak her şeye. İlim bilmez, irfan bilmez olmayı kabul etti, çoğu ilime vakıf olmasına rağmen. Kendinden vazgeçip, Allah'ın her şeyi insanın ötesinde el-Alim ismi şerifinin sıfatı tecelli etmesini kabul etmektir. Nefsin hangi kademesindeydi anımsayamadım ancak nefsin biraz ilerlemiş bir düzeyde, tefekkürün zirvesinde ve bu derinlikte olmak gerek "ben bilmem" zikri için. Rabbim her birimize nasip eylesin...