Alıntı:
Sessizadam Nickli Üyeden Alıntı
Âlimler bu telif konusunu farklı değerlendirmeler,
Hanefi mezhebine göre; telif hakkı denilen şey, hukuku mücerrede dir ve bu bir mal değildir çünkü bu, mal tarifi içine giren bir şey değildir. Buna göre kişi elinde bulunan herhangi bir eserin fotokopisini çektirebilir veya tap ettirebilir veya sosyal medyada bulunan bir takım bilgileri paylaşabilir . Nitekim kişi bir kitap satın aldığında o kitabın sahibi olduğu için bu kitabı istediği usulle çoğaltıp paylaşabilir ve satabilir. Ancak bazı muasır alimler, malın tarifini genişleterek elle tutulmayan ve gözle görülmeyen bazı şeyleri de faydalı olması durumunda malın şümulüne almışlar, tercüme ve icat gibi şeylerin haklarının satışını caiz görmüşlerdir.
Sonuç itibarıyla; içeriğinde sakıncalı bir şey bulunmaması şartıyla telif hakkı bulunan eserlerin kopyasının kullanılmasında veya resmedilip çoğaltılan suretlerinden istifade edilmesinde bir vebal yoktur fakat telif hakkı bulunan eserlerin kopyalama yoluyla ticaretinin yapılması ise caiz görülmemiştir.
Alıntı
|
kopyaladigin yerdeki bilgiyi yarim kipyalamissin bak devamında neler diyor...
fakat telif hakkı bulunan eserlerin kopyalama yoluyla ticaretinin yapılması ise caiz görülmemiştir. Teknolojinin geliştiği, insan emeğinin çok değişik şekil ve ortamlarda tezahür ettiği günümüzde aynı ölçüde hak ve emek ihlalleri söz konusu olmaktadır. Bu hak ihlalleri elektronik ve bilgisayar dünyasında da yaşanmaktadır. Bu tür haksız davranışlar sadece bireylerin hakkını gasp etmiş olmamakta, aynı zamanda, o alanlarda emek harcayan insanların yeni ürünler üretme konusundaki şevkini kırmakta, bu da geniş anlamda kamu hakkı ihlaline dönüşmektedir. Bu sebeple birer emek mahsulü olarak internet ortamına geçirilmiş olan her türlü program, yazılım, kitap vb. ürünleri ilgililerin izni olmadan elde edip ticari faaliyette bulunmak caiz değildir.