Alıntı:
Mehemt Nickli Üyeden Alıntı
Selamün aleyküm. Bir konu var kafamda mesela elimizde bulunan bur hayvanı veya bir bitkiyi veya bir ağacı kaçak su ve elektrik ile beslemek onlardan hasıl olan süt et meyveleri de haram yapar mı?
(Tabi yanlış anlamayın benim hayvanım yok ama et süt alıyoruz bunların durumunu merak ettim)
|
Elektrik, doğalgaz, telefon kullanma gibi ürünler, günümüzde birer mal ve ekonomik değer ifade eder. Böyle olunca da bunları üretenlerin satış hakkı doğar. Satış da bir bedel karşılığında olur. Bu bedel ödenmeden kullanım durumunda hak sahibinin razı olmadığı ve helal de etmediği bir kul hakkının meydana geldiğini düşünmek gerekir. Kısaca, bu gibi ürünler kaçak olarak kullanılamaz. Daha önce kullanılmışsa, para miktarı tam veya yaklaşık olarak hesaplanarak hak sahibine, bu bulunamadığı takdirde yoksullara tasadduk edilerek ödeme yapılması gerekir.
Bildiğiniz gibi haklar ikiye ayrılıyor: Allah hakkı, kul hakkı. Bu olayda her ikisinin de olduğunu söyleyebiliriz. Elektrik fiyatları sarfiyata göre ayarlanıyor. Bizim harcamalarımız hesaba girmeyince, bizim ödeyeceğimiz parayı diğer insanlar ödemektedir. Bu açıdan binlerce insanın hakkına tecavüz edilmiş oluyor. Diğer taraftan haram olan bir iş yapılmakla da Allah hakkına saygısızlık söz konusudur.
Bu itibarla yapılacak işlemin şöyle olması gerekir:
1- Olay fark edildiği andan itibaren resmi kuruma bir dilekçe ile hemen bildirilmesi gerekir. Yapılacak hesaplamalar ile tahmini kullanılan kaçak miktarı ödenecektir. Bu sebeple "işi ehline bırakmak" için sorumlu ve ihtisas sahibi olan elektrik kurumuna başvurmanın hem örfen, hem de dinen daha isabetli olacağı açıktır. Bu müracaattan sonra ortaya çıkacak maliyete de gönül rahatlığıyla katlanmak icap eder. Belki bu vesileyle diğer kusurlarımıza kefaret sayılabilir.
2- Bu gibi olayların diğer bir yönü de Allah hakkıdır. Bunun çaresi ise Allah'a ilticadır. Böyle bir problemin halledilmesinde ve bilerek veya bilmeyerek girdiğimiz hataların affedilmesinde yegane merci Allah'ın rahmetidir. Bunun için dua, istiğfar ve tövbe kapılarını bol bol çalmaktır.
(Kaynak; Hamdi Döndüren, Kur'an ve Sünnete Göre Güncel Fıkhi Meseleler, s. 346)