Alıntı:
Mehemt Nickli Üyeden Alıntı
Selamün aleyküm. Davetlerde genelde 40 gün riyazat yapılır ama gözü açık olmayan biri 40 günlük riyazat sonucu gözleri riyazat sebebiyle açılır mı? Yoksa önce gözler için çalışıp sonra riyazat yapsa daha mı iyi olur?
|
Taberi’nin Camiu’l-Beyan adlı tefsirinde genişçe yaptığı açıklamalara göre de Resulullah (sav) dinde ince eleyip sık dokumayı sünnetinden yüz çevirmek olarak değerlendirmiş ve Allah’ın nimetlerine sırt çevirmek olarak değerlendirmiş ve Allah’ın nimetlerine sırt çevirmeyi kesin bir dille yasaklamıştır: Nakledildiğine göre aralarında Resulullah’ın ashabından Osman b. Maz’un, Hz. Ali, İbn Mesud ve Midat’ın da bulunduğu on kadar sahabi (ra) Hz. Osman’ın evinde toplandılar ve devamlı olarak gündüzleri oruç tutmak geceleri uyumayıp namaz kılmak, kadınlarla cinsel ilişkiye girmemek, yeni elbise giymemek ve kalan ömürlerini dünya nimetlerine sırt çevirip Allah’a ibadet ile geçirmek üzere söz verip yemin ettiler. Hatta kendilerini kısırlaştırmayı bile düşünenler vardı. Resulullah (sav) onların bu düşüncelerini işitince kendilerini yanına çağırdı ve şöyle buyurdu: ‘’Ben böyle bir kulluk biçimi ile emrolunmadım! Sizin vücutlarınızın ve nefislerinizin sizde hakkı vardır; oruç tutun, namaz kılın, sadaka verin; ama, yemeyi içmeyi uyumayı asla terk etmeyin! Ben geceleri kalkar namaz da kılarım uyurum da… Bazen oruç tutar bazen tutmam. Et yerim hanımlarımla birlikte olurum…Dikkat edin! Ancak benim sünnetime uyan bendendir, benim sünnetimden yüz çeviren benden değildir! Bir rivayete göre hanımının Hz. Aişe’ye şikayeti üzerine Resulullah (sav) Osman b. Maz’un’u yanına çağırdı ve ona hanımına dönmesini emretti. Osman ben orucum deyince. Orucunu boz ve hanımına git buyurdu. Osman yemin ettiğini söyleyince, yemininin kefaretini verirsin; git hanımına … buyurdu. (Taberi 7. Cilt sayfa 7-9)
Ashab-ı Kiram'ın Eğilimi ve Hz. Peygamber'in Bunu Reddi: Müslim, Enes'den rivayet ettiğine göre, Peygamber (sav)'in ashabından bir gurup, Peygamber (sav)'in hanımlarından onun gizlice işlediği amellere dair sual ettiler. Bir diğerleri: Ben de et yemeyeceğim, dedi. Bir başkası ise: Döşek üzerine dair soru sordular. Daha sonra onlardan birisi: Ben kadınlarla evlenmeyeceğim uyumayacağım dedi. Peygamber (sav) Allah'a hamd-ü senada bulunduktan sonra şöyle buyurdu: "Şöyle şöyle diyen bir topluluğa ne oluyor ki, İşte ben namaz da kılıyorum, uyuyorum da. Oruç da tutuyorum, orucumu aç tığım da oluyor. Kadınlarla da evleniyorum. Benim sünnetimden yüz çeviren benden değildir.” (Müslim, Nikah 5; Nesai, Nikah 4)
Bu hadisi Buhari de yine Enes'den rivayet etmiştir. Lafzı da şöyledir: Enes dedi ki: Peygamber (sav)'in hanımlarının odalarına üç kişi gelerek Peygamber efendimizin ibadetine dair soru sordular. Onlara (bu hususta istekleri) haber verilince, bunu (kendileri için) azımsar gibi oldular ve şöyle dediler: Biz nerede, Peygamber (sav) nerede.? Allah onun geçmiş ve gelecek bütün günahlarını bağışlamış bulunuyor. Onlardan birisi şöyle dedi: Ben ebediyen gece namazı kılacağım. Diğeri ise: Ben de sene boyunca oruç tutacağım ve asla oruç açmayacağım dedi. Öteki de: Ben de kadınlardan uzak duracağım, ebediyen evlenmeyeceğim dedi. Rasulullah (sav) gelip şöyle bu yurdu: "Şöyle şöyle diyenler sizler misiniz?. Bana gelince, Allah'a yemin ederim aranızda Allah'tan en çok korkanınız, O'na karşı en takvalı olanınız benim. Ama ben, oruç da tutarım, oruç açarım da. Namaz da kılarım, uyurum da. Hanımlarla da evlenirim. Kim benim sünnetimden yüz çevirecek olursa 0, benden değildir." (Buhari, Nikah 1; Müsned, III, 241.)
Buhari ve Müslim'de Sa'd b. Ebi Vakkas'dan şöyle dediğini rivayet etmektedirler: Osman b. Maz'un, kadınlardan temelli olarak uzaklaşmayı ve evlenmemeyi istedi de, Peygamber (sav) ona böyle yapmasını yasakladı. Şayet bu işi için ona cevaz vermiş olsaydı, biz de kendimizi buracaktık. (Buhari, Nikah 8; Müslim Nikah 7; Nesai, Nikah 4; Müsned, I, 175.)
imam Ahmed b. Hanbel (r.a) da Müsned'inde şunu rivayet etmektedir: Bize Ebu'l-Muğire anlattı dedi ki: Bize, Muan b. Rifaa anlattı, dedi ki: Bana, Ali b. Yezid, el-Kasım'dan anlattı. O, Ebu Umame el-Bahili (r.a)'dan şöyle dediğini nakletti: Rasulullah (sav) ile seriyelerinden birisinde beraber çıktık. Adamlardan birisi, içinde bir miktar su bulunan bir mağaranın yanından geç- ti. Bu mağarada kalarak oradaki sudan içip, etrafında bulunan bakliyattan yemeyi ve böylelikle dünyadan el etek çekmeyi içinden geçirdi. Sonra dedi ki: Peygamber (sav)'a gidip ona bundan söz etsem (iyi olur). Bana izin verirse yaparım, aksi takdirde yapmam. Bunun üzerine Hz. Peygamber'in yanına varıp şöyle dedi: Ey Allah'ın Peygamberi ben, beni yaşatacak kadar suyu ve bakliyatı bulunan bir mağaranın yanından geçtim. İçimden bu mağarada kalıp dünyadan el etek çekmek geçti. Peygamber (sav) ona şöyle buyurdu: “Ben, ne yahudilik ile gönderildim, ne de hıristiyanlıkla. Aksine ben, müsamahakar hanif dini ile gönderildim. Muhammed'in nefsi elinde bulunana yemin olsun ki, Allah yolunda sabahleyin bir yola çıkış, yahut da akşamleyin bir yola koyuluş, dünyadan ve dünyadaki herşeyden daha hayırlıdır. Sizden herhangi birinizin (savaş için, ya da cemaatle namaz için) safta durması, altmış yıl (kendi başına nafile) namazından hayırlıdır." " (Müsned, V, 266; Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 17.)