Dibace Nickli Üyeden Alıntı
Bismillahirrahmanirrahim. Allah günahlarımızı bağışlasın. Allah’a olan utancımıza insaniyete olan utancımız da eklenmesin diye olabildiğince kimliğimi gizleyerek yaşadıklarımı yazdım. Sürecin bütünsel olarak ele alınması adına hayatımı da özetlemek istedim.
25 yaşındayım. Ana burcu Koç, yükselen burcu emin olmamakla birlikte Kova olan biriyim.
Ortalama bir Anadolu ailesindenim. Babam işçi emeklisi, annem ev hanımı. Orta gelirliyiz. Annem ibadetlerini yapar, babam aksatır. Üçüncü çocuklarıyım. Abilerim pek dindar değil, ancak büyük abim namaza yeni başladı.
Ben ailemin ve abilerimin aksine küçük yaşta dindarlığa düşkündüm. Kimi vakit namazlarımda evden camiye gittiğimi annem söylerdi. Sakin bir çocukluk geçirdim. Ortaokulda dine ilgim arttı ancak yanlışlıkla müstehcen bir siteyle karşılaştım. Çok erken yaşlarda çıplaklık ile karşılaşmış oldum. Yine de dindarlığımdan kopmadım. Rehberimiz olmadan oradan oraya ancak dinin inanç prensiplerinin sınırları içerisinde kalarak savruluyordum.
İmam-hatip lisesine yazıldım. Dindar ve edepliydim ancak müstehcen içeriklere karşı zaaflarım vardı. İstimna alışkanlık haline gelmişti. Bu iki yüzlü halimden hiç memnun değildim. Şişmandım, dinen taassupluk vardı. Tamamen erkek olan okul ortamında, kızlarla temasım yoktu. Gusülsüz günler yaşadım, bu şekilde yıllar geçti.
18 yaşıma geldiğimde lise son sınıfta ilkokuldan beri tanıdığım bir kıza kör kütük aşık oldum. Aşk ancak Allah'adır. Kavuşulan aşk olmaz. Bunları biliyorum ve özellikle bu kelimeyi kullanıyorum.
Kısa sürede 20 küsür kilo verdim. Sırf daha yakışıklı gözükeyim diye. Hislerimi kendisine ifade ettim, reddedildim. Hayatımda sayılı kez ağladığım anlardan biri oldu. Dershanede bazı kızlar benimle sevgili olmak istiyordu, hatta bir tanesi ile de kısa bir oyun oynadık ama açıkçası hiçbirisine ilgim yoktu. İlişkileri çocukça ve yüzeysel buluyordum.
Üniversitede müstehcenliğe ilgim sürdü; ücret karşılığı bir fahişeyle ilk cinsel deneyimimi yaşadım. İroniktir daha sonra ayrı bir evde iffet kaygısı olmayan bir kızla tesadüfen bir hafta geçirdim. Emanet bilinciyle ona dokunmadım oysa o bana açıkça yaklaşıyordu. Şehvetim yerine merhametim ağır bastı. 18 yaşında, evli bir adamdan hamile kalmış, acınacak haldeydi.
İnsani ilimlere ilgim arttıkça bilgim genişledi, dini bilgim de derinleşti ancak bu ibadetlerime yansımadı. Çevremde en dindar görünen ve en bilgili kişi bendim, fakat dine maddeci bir yaklaşımla bakıyordum. Okulda isteksizdim. Üniversite eğitiminin ayağa düştüğü aşikar. Akranlarım da bana denk değildi.
Üniversitede içine düştüğüm karanlık döngüde günlerce eve kapanıyor, gece-gündüz ritmini kaybediyordum. Sürekli yemek yiyor, anlamsız videolar ve müstehcen içerikle vakit geçiriyor; gusül gibi temel dini sorumlulukları bile ihmal ediyordum. Pislikten fiziken rahatsız olunca ancak banyo yapıyordum. Bu durumu metafizikle değil, depresyonla açıklıyordum. Üniversite biterse her şey düzelecekmiş gibi umut ederken… İlahi yardım etti.
YouTube’da gezinirken, Nurculara ait bir kanalda cinlerle ilgili bilgi veren bir "huddâm hocasının" videosuna denk geldim. O zamandan sonra içimde bir şüphe oluştu. Uzun süredir depresif bir haldeydim, müzik dinlemeden dışarı çıkamaz olmuştum, temizliğime dikkat etmiyordum ve harama bakmaya meyilliydim. Bu nedenler sadece zihinsel olmayabilir miydi?
Videodaki kişilerle iletişime geçtim. Benden fotoğrafımı ve annemin adını istediler, verdim. Tehlikeli olabileceğini bilsem de güvenmeyi seçtim. Ertesi sabah bana bakacaklarını söylediler. O gece saat üç civarında, karanlıkta telefonuma bakarken sol kulağımın dibinde bir fısıltı duydum. Önce telefondan geldiğini sandım, sesini kıstım ama fısıltı daha da yoğunlaştı. Korkuya kapılıp korunma duaları okuyarak sabaha kadar bekledim.
Durumu tanıdığım bir imam abime anlattım. Bana "zırh sureleri"ni gönderdi ve akşam ezanından önce birine okutmamı söyledi. O sırada bakım yaptırdığım kişiler ise bana üzerimde nazar ve musallat olduğunu bildiren bir mesaj attılar.
Hocamın dediği üzere bulduğumuz bir cami imamından okumasını istedik. Allah razı olsun okudu. "Zırh ayetleri"yle içimde büyük bir rahatlama hissettim; zihnim açıldı, sosyal hayatım düzeldi. Ancak maddeci düşünce kalıplarından tam kopamadım. Bu değişimi biyolojik nedenlerle açıklamaya çalıştım. İbadetlere sarılsam da, bu iyileşme hali sadece dört gün sürdü ve eski depresif ruh halime geri döndüm.
Bu kez rukyeyi kendim yapmaya karar verdim ve özellikle Saffat Suresini okurken tekrar rahatladım. Musallata uğradığıma kanaat getirdim. İmam hocama durumu anlattım. Uzatmadan yanına gelmemi istedi.
Camiye gittim. Ben “Biraz muhabbet eder miyiz?” derken kendisi camiye gelir gelmez beni hemen oturttu. Etrafıma eliyle çember çizdi. Karşıma geçti biraz rukye okudu ancak tamamlamadı. Sonrasında bir kağıda Davut Yıldızı çizdi. Bana sorular soracağını cevap vermemi istedi. İlk önce cinin dişi mi eril mi olduğunu sordu. Ben "Eril" dedim. Hocam biraz bekledikten sonra "Yalan söylüyor." dedi. Bir kağıda iki isim yazmıştı. "Hangisinde bir şeyler hissedersen onu göster." dedi. Gösterdiğim ismin Karin cinime ait olduğunu söyledi. Daha da soru sormadı. Dostlarını çağırdı. Müdahale etmeye başladılar. Bu sırada boğulurcasına kahkaha atmaya başladım. Durduramıyordum. Hocama “Gülüyorum, hocam.” dedim. "Sen gülmüyorsun oğlum o bana kafa tutuyor” dedi. Hocam direkt cinle konuşmaya başladı. Ben sadece hocamın konuşmasını duyuyordum. “İki çocuğu olduğunu ve haklı gerekçeleri olduğunu söylediğini belirtti. Bu yüzden doğrudan yakamayacını da söyledi. Daha sonra durup bana iki soru sordu:
• Gusülsüz gezdiğin oldu mu? — Evet.
• Mezarlığa idrar yaptın mı? — Hayır, yalan söylüyor dedim. Ben tuvalet dışında hiçbir yerde tuvaletimi yapamam.
Biraz daha konuştuklarını düşünüyorum. Hocam sessizce elindeki kağıda bir şeyler yazıyor, başını sallıyordu. Dostlarından cini göğsüme kadar getirmelerini istedi. Sonra cini bedenimden aldı, Davut Yıldızının olduğu kağıda hapsetti ve mahkemeye sevk ettiğini söyledi. Cin, 4 yıl önce (18 yaşımdayken) musallat olduğunu söylemiş. Hocam muhtemelen daha uzun süre önce geldiğini düşünüyor. Şimdiye kadar askerlikten beridir bu kadar güçlü bir cinle de denk gelmediğini söyledi. Mahkemede üç gün sonra kararın çıkacağını, ne olursa olsun artık oradan bu süre boyunca çıkamayacağını belirtti. Üç gün sonra sonucu sorduğumda bana nasıl hissettiğimi sordu. "Rahatladım" deyince, "Hayır olmuştur" dedi.
Bu olaydan sonra uzun bir süre ibadetlerime sarıldım, okuluma ve işlerime odaklandım. Fakat zamanla yine ibadetlerden soğudum.
Hocamın başarılı olamadığından şüphelendim. Başka bir kişiden görüş almak adına referanslar ile bilinen bir hocanın evine gittim. Kendisi anne adımı sorarak hızlıca kontrol etti ve "Sende cin min yok kardeşim. Kim kafana sokuyor bunları." dedi. Beni gönderdi. Paranoya yaptığımı düşünerek ayrıldım.
Zamanla yine harama bakmaya, gusülsüz gezmeye ve ihtilam olmaya devam ettim.
25 Şubat akşamı, yine böyle pejmürde bir halde istimna ettikten sonra gusül abdesti aldım. YouTube’da gezmeye başladım. Bu kez karşıma Yasin Koca çıktı. Direkt birebir muayenelerini paylaşıyordu. Etkilendim, aklım başıma dank etti. Gidip kendime rukye yaptım. Yine bir zihnen rahatlama yaşadım. Bu sefer metafizik araştırmaları arttırdım. Havas okulu formu ile karşılaştım. Formu karıştırmaya başladım.
Ne oldu, nasıl oldu bilmiyorum. O günden beri kendimi daha iyi hissediyorum ve salih bir hâle döndüm. Forumda gördüğüm korunma çalışmalarını ve Ayetel Kürsi’yi okumayı ihmal etmiyorum. Elhamdülillah ibadetlerime kavuştum. Devam ediyorum. O rezil hale gelmekten tedirginlik duyuyorum.
Müstehcenlikle aram eskiye göre oldukça farklı. 25 yaşında bekar bir erkek olarak tabi ki zorlanıyorum ama elhamdülillah.
Halimden memnunum. Sakinlik geldi. Zihnim rahatladı. İbadetlerime sarıldım, ruhiyetim yerinde. Birçok şey daha anlamlı hale gelmeye başladı. Formdaki yazıları okudukça şaşkınlığım ve merakım artıyor.
Beni ilk tedavi eden imam ağabeyime durumu anlatmadım. Kendisinden çekiniyorum. Şu an huzurlu ve keyifli, hoşnut bir haldeyim.
Anlattıklarımda kimi yerlerde zihnim beni aldatmış olabilir. Sizden ve Allah'tan özür dilerim.
Şimdi nasıl bir yol izlemeliyim? Neler tavsiye edersiniz? Yaşadıklarımı nasıl yorumlarsınız? İlahinin rızasına bir adım daha yaklaşabilmek için neler yapmak gerekir? Düşüncelerinizi merak ediyorum.
|