cLibeRt Nickli Üyeden Alıntı
Bismillahirrahmanirrahim
Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.
Böylesine bir iç döküş kolay değildir; hem insanın kendi nefsiyle hem de Rabbiyle yüzleştiği bir pişmanlık ve arınma halini barındırır. Bu hal, yaşanması ve dile getirilmesi zor ama bir o kadar da kıymetli bir merhaledir.
Senin yaşadıkların, aslında pek çok gencin içten içe yaşadığı, fakat çoğu zaman dile getirmeye çekindiği bir hayat yolculuğudur.
“Sükûnete eriştim. İbadetlerime sarıldım. Zihnim rahatladı.” diyorsun ya.
İşte bu, Allah’ın sana bir ferec (çıkış, ferahlık) ihsan etmesidir. Çünkü Allah Teâlâ şöyle buyurur:
“Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder.”
(Talak Suresi, 2)
Şu an yapman gereken şey:
Geçmişin yüküyle, geleceğini bugünü kurutma.
Tövbe et, Çünkü bizim sorumluluğumuz yalnızca bugünün hakkını verebilmektir.
Yoksa gelecekte belki pişman olmana fırsat bile kalmaz. Bilemezsin.
Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurur:
“Amellerin en hayırlısı, az da olsa devamlı olanıdır.”
(Buhari, Müslim)
Mühim olan, gönülden olması ve süreklilik arz etmesidir.
Düşmek ayıp değildir. Dikkatini çekerim ki;
Ayıp olan, düşerken tevbesiz kalmaktır!
Çünkü Allah Teâlâ buyurur:
“De ki: Ey nefislerine zulmetmiş kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.”
(Zümer Suresi, 53)
Tövbe et. Unutma ki, nefsinle savaşıyorsun.
Tövbeni bir vird (sürekli tekrar edilen zikir) haline getir. Gerekirse günde 1000 defa “Estağfirullah”, 1000 defa “La ilahe illallah” de. Çünkü günah işlendiğinde kalpte bir karanlık noktası oluşur. O noktanın büyümesine izin verme.
Allah seni korusun, kalbini sabit kılsın, sana huzur ve hakikat üzere bir ömür nasip etsin.
Peygamberimize çokça salat ve selam olsun,
Selametle.
|