Tekil Mesaj gösterimi
  #53  
Alt 16.04.25, 14:08
HavasMuhasibi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
HavasMuhasibi HavasMuhasibi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üyelik tarihi: 21.11.23
Bulunduğu yer: Ezel ile Ebed Arasında
Mesajlar: 329
Forum Puanı: 1014
Etiketlendiği Mesaj: 28 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Vakia Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Haklısın söylediklerinin yine çoğuna katılıyorum.
Ama ben her kese inanmam sünnete hadise göre ilerleyen Allaha yakınlaşmış insanlara inanırım.
Birinden duysam yanılmış derim ama hepsinden duyunca bu işte bir iş var diyorum ben .
Bağlanma meselesine gelince kendi adıma konuşayım:
Allahın ayetindede bahsettiği gibi ilimsiz cahilim ben peygambere nasıl uyayım?
Ben peygambere uyacak ilmim imanım takvam olduğunu düşünmüyorum.
Peygambere uymak ilim ister.
Misal hangi hadis doğru hangisi uydurma yada peygamberin hadisinde asıl anlatmak istediği ney bazı şeyler bizim anlayışımızı aşar bu sebeple ben peygambere direk uyamam. Bir hadisi kendime göre yorarım yada ne bileyim bir konuyu saçma sapan yerlere taşırım.
Ben ona uyana uyarım doğrudan değil dolaylı olarak. Evliyada zahir olan (güvenilir evliyada) peygamberdir. Bu dolaylı olarak gider.
Ben şeyhi peygamber yerine koymam ki tarikat ve cemaatleride hiç sevmem
Yazdıklarını dikkatle okudum kardeşim. Kalbinde Allah’a yakın olma arzusu olduğunu görmek çok güzel. İnsan bazen kendini eksik, yetersiz hissedebilir. Ama bu his bizi Allah’tan uzaklaştırmamalı, aksine daha çok O’na yöneltmeli.

Senin "ben doğrudan peygambere uyamam, anlayamam, yanlış anlarım" demen aslında tevazu gibi görünse de, belki de kendine fazla yüklenmektir. Allah Kur’an'ı hepimize gönderdi; sadece âlimlere değil. Anlamamız için kolaylaştırdı da. Hatta birkaç ayette açıkça şöyle buyurur:
"Andolsun, biz Kur’an'ı öğüt için kolaylaştırdık. Düşünen yok mu?" (Kamer Suresi, 17.ayeti kerime)

Yani sen de anlayabilirsin, ben de anlayabilirim. Ha, elbette her şeyi bilmeyiz, her hadiseyi çözemeyiz ama bu, yolda yürümemize engel değil ki. Hatalar yaparız, öğreniriz, düzeltiriz. Zaten önemli olan da bu süreçte samimi olmamız. Allah kalbe bakar.

Evliyaullah da bizim gibi kul. Hepsine elbette değer veririz, severiz, hürmet ederiz. Sonuçta Rahman'ın velisidir. Ama ne söylerse söylesin; Kur’an ve sünnetle örtüşüp örtüşmediğine bakmak bizim sorumluluğumuz ve boynumuzun borcudur. Çünkü her sözü olduğu gibi kabul etmek, bazen fark etmeden yanlış yollara götürebilir.

Bu arada böyle konuşuyorum ama ben, “sadece ben bilirim” diyen biri değilim. Hatta hiç bir şey bilmem. Ben sadece duyduğum her söze “tamam” demeden önce, Rahman'ın bize verdiği aklı, kalbi ve Kur’an'ı kullanarak bakmamız gerektiğini düşünen bir kulum.

Senin yaklaşımında samimiyet var kardeşim ve bence bu çok kıymetli. Sadece sana küçük bir hatırlatma yapmak isterim: Rabbimiz bize şah damarımızdan yakın... Peygambere de, O’nun izinden gitmeye çalışanlara da doğrudan bağlanabiliriz. Araya illa biri girmek zorunda da değil bu arada. Kalbimiz temizse, niyetimiz doğruysa, biiznillah Allah yolumuzu şaşırtmaz.

Rabbim seni her zaman hakikatin yakınında ve huzurda kılsın. Güzel muhabbetin ve samimiyetin için çok teşekkür ederim.

Esselamü Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berekatuhu

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148