Tekil Mesaj gösterimi
  #20  
Alt 19.04.25, 12:12
Emirbhr34 Emirbhr34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 01.09.21
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 144
Forum Puanı: 1800
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
o halde şunu oku


Sultanü’l-Ârifîn Bayezid-i Bistâmî hazretleri buyurmuşlardır ki:
“Benim zamanımda İslâm içinde kümelîn-i evliyâdan yetmiş bin ka*dar veli var idi. Onların mâdûnunda çok veliler vardı.
Lâkin o asrın kutbu henüz keşfe erişmemiş ümmî bir haddâd idi ki
gece gündüz evlad u iyâlinin nafakası için dükkânında demircilik sanatı ile meş*gul idi. Ben ise hayrette kalmış idim. Sırr-ı kudbiyyet nedir ki bu ka*dar velilerden birisine verilmeyip te bir ümmî ve henüz dîde-i basî*reti küşat olmamış bir haddâda verildi, diye taaccüp ettim. Bir gün o haddâdın dükkânına vardım.
Selâm verdikten sonra haddâd yanıma gelip elimi öptü ve benden dua istedi.
Ben ona dedim ki:
“Ben senin ayaklarını pûs edeyim. Sen bana dua et.”
Cevapta o zat buyurdu ki:
“Fakat sana dua etmekle benim derdi derûnum teskin olmaz.”
Ve tekrar o zata dedim ki:
“Acaba derdiniz ne ola? Bizlere haber verse*niz belki çaresine bakarız.”
O zat buyurdular ki:
“Acaba rûz-ı mah*şerde bu kadar kulların hâli nice olur?” deyu ağlamaya başladı. Derdi derûnu bana dahi tesir edip beraber ağladık.
O vakit sırrıma nida olundu ki kutublar
“nefsî nefsî” diyenlerden değildir “ümmetî ümmetî” diyenlerdendir.
Hemen kalbimdeki hayret ref’ olunup bil*dim ki bu zatların istîdâdı başkadır.
Bunlar kalb-i Muhammedî üzere vâki olup mazhar-ı hakîkat-ı Muhammediye olmuşlar. Lâkin o hâlde henüz keşif hâli zuhur etmediğinden kutub olduğunu bilmiyordu. Kendisinden sordum ki:
“Halkın muazzeb olmasından size ne?”
bu*yurdular ki:
“Ey birader, benim hamîr-i fıtratım âb-ı şefkat ve mer*hametle bir derece yoğrulmuş ki eğer bütün insanların günahını bana yüklenip onları affeyleseler memnun olurum.” Ondan sonra kendi*siyle bir haylice sohbet eyledim. Namazda okumak için benden bil*mediği bazı sureler öğrendi. Lâkin benim batınım feyz-i Rabbanî ile öyle doldu ki kırk senede tahsil edemediğim dereceleri o mecliste tahsil eyledim. O vakit bildim ki sırr-ı kudbiyyet başka bir mânâdır. Ne ilim ile ne de kesret-i amel ile husule gelir şey değildir.”

Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor:
ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَاءُ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ

“Bu, Allah'ın, dilediğine verdiği lütfudur. Allah'ın lütfu ve ilmi geniş*tir.”
Maide Sûresi, Âyet 54
Burada demircinin ledün ilmine sahip olduğuna dair bir malumat yok bilakis demirci kendinin de kutup olduğunu bilmiyor ledün ilmi olsa elbette bilirdi üstelik keşfide açılmamış Şeyhin elini öpüyor.

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148