
19.04.25, 13:28
|
|
|
|
Üyelik tarihi: 07.03.25
Bulunduğu yer: Sanane
Mesajlar: 198
Forum Puanı: 530
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
|
|
Alıntı:
HavasMuhasibi Nickli Üyeden Alıntı
Seyyid Kendiyas Hazret’e selam olsun.
Ayet-el Kürsi, Kalpleri tir tir titrete Furkan’daki en büyük ayetlerden biridir. Kürsidir o. İçinde Allah’ın birliği, kudreti, her şeyi bilen ve gören oluşu anlatılır. Bu ayeti okuyan bir insan, Allah’a sığınır, O’na güvenir ve kendini O’nun korumasına bırakır.
Bazı insanlar gerçekten doğuştan bir manevî yatkınlıkla gelir. Bu, bazen soydan ya da aileden gelen bir dua gücüyle, bazen bir büyüğün duasıyla, bazen de Allah’ın o kişiye özel bir lütfuyla olabilir. Bir dua ederler, bir ayet okurlar… ve sanki kapılar açılır.
Ancak... namaz konusunda biraz durup düşünmek gerekir. Çünkü namaz, bizim Allah’la olan en özel bağımızdır. Mü'minin miracıdır buyurur efendimiz Namaz hakkında. Tabii bu bahsi geçen bağda bir aksama olması kişinin kötü biri olduğunu göstermez. Belki de dua ederken içi coşuyordur ama namaza yönelmekte zorlanıyordur. Bu da insan olmanın, sınavın bir parçası olsa gerektir. Hepimizde zaman zaman olur böyle durumlar.
Rahman bazen bize bazı şeyleri erken verir, bazılarını geç. Bazen de önce bir kapı açar, sonra bize “Şimdi de şu kapıyı çal” der. Belki de bu kardeşimiz için Ayet-el Kürsi ona özel bir kapıydı. Belki şimdi sırada onun için namaza alışmak vardır. Bilemeyiz. Bilmemiz de gerekmez.
Sonuçta hiç kimse tamamlanmış değildir kardeşim. Kimimizin duası güçlüdür, kimimiz ibadetinde sabırlıdır, insanlar farklı farklı. Önemli olan, nerede olursak olalım, eksiklerimizi fark edip tamamlamaya çalışmak bence.
Zül celal olan Allah kullarını çok iyi tanır… Hangi yoldan ve ona nasıl geleceğimizi en güzel bilen O’dur.
|
Adamlar Ömere lanet okuyor
|