Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı
Kardeşim İşari tefsirlerden İsmail Hakkı Bursevi hazretlerinin tefsiri güzeldir anlaşılır. Yine konu üzerine gelecek olursak Bakara suresi 31. ayetin başındaki (öğretti) lafzı, "bildirdi, tarif etti" diye yorumlanabilir. Allah'ın tüm isimleri öğretmesi, bir yoruma göre eşyanın bilgisini vasıtasız olarak Adem'e (insan türüne) ilham etmesidir. İbn Atiyye ve Kurtubi'nin aktardıkları bilgiye göre "le” (öğretti) fiili “le” (öğretildi) şeklinde de okunmakla birlikte ilk okuyuş daha düzgün kabul edilmektedir. "Ullime ademü” (Adem'e öğretildi) şeklindeki okuyuş Yemani'ye aittir.( İbn Atıyye, el-Muharrerü'l-Veciz, I. 119)
Allah'ın Adem'e öğrettiği tüm isimlerden maksat, meşhur yoruma göre diller/lisanlardır. Bu yorum çerçevesinde dillerin kökeninin tevkifi yani ilahi bildirime mi dayandığı yoksa toplumsal oydaşmayla mı ortaya çıktığı meselesi tartışılmıştır. Ebü'l-Hasen el-Eş'ari, İbn Furek İbn Faris İbn Hazm ve Fahreddin er-Razi gibi alimler özellik le -
"وَعَلَّمَ آدَمَ الْأَسْمَاءَ كُلَّها" -ayetine istinaden dillerin ilahi bildirime dayandığı fikrini benimserken, Mu'tezile kelamcısı Ebu Haşim el-Cübbai ve İbn Cinni gibi alimler dillerin istilahi, yani insanlar arasındaki oydaşma ve uzlaşmayla oluştuğunu söylemişlerdir. Bu iki görüşten farklı olarak Ebu Bekr el-Bakillani ve Ebü'l-Harameyn el-Cüveyni gibi alimler her iki görüşün de mümkün olduğunu söyleyerek bu konuda kesin konuşmamayı tercih etmişlerdir. (Zerkeşi, el-Bahru'l-Muhit, II. 14-20; Suyuti, el-Muzhir, I. 12-24.) dillerin kökeninin tercih etmişlerdir. Bu mesele bir yana, ayetteki " وَعَلَّمَ اٰدَمَ الْاَسْمَٓاءَ كُلَّهَا’’ ifadesinde İbn Aşur'un da açıkça kaydettiği üzere dillerin kökeninin ilahi olduğuna ilişkin bir delil mevcut değildir.( İbn Aşur, et-Tahrir ve't-Tenvir, I. 411.) Kaldı ki " وَعَلَّمَ اٰدَمَ الْاَسْمَٓاءَ’’
" ifadesi İbn Cinni'ye göre "Allah'ın Adem'e dili vaz etme kudreti vermesi
’’ أقدر آدم على أن واضعَ عَلَيْهَا) " şeklinde de anlaşılabilir (İbn Cinni, el-Hasais, I. 94; İbn Side, el-Muhassas, I. 34.)
Bir yoruma göre Adem'e öğretilen isimlerden maksat, eşyanın özellikleridir. Bazı rivayetlerde Hz. Peygamber'e de nispet edilen başka bir açıklamaya göre isimlerden maksat, en basit ve önemsiz olanlar da dahil tüm mahlukatın isimleridir. Allah'ın Adem'e öğrettiği isimlerle ilgili olarak klasik tefsir kitaplarında meleklerin isimleri, varlıkların cinsleri ve türleri, Adem'in zürriyetinin isimleri gibi başka görüşler de, nakledilir.( Cüşemi, et-Tehzib, I. 318; İbn Atıyye, el-Muharrerü'l-Veciz, I. 119-120.)
|