Alıntı:
Saho Nickli Üyeden Alıntı
Bak şimdi o ağzını, yaya yaya cevap verdiğin kişi ile kendini karşılaştırma öncelikle. Senin hayal dünyanda indiğin bâtının her an içinde olan bir insandır o. Sen bu bahsi geçen alimlerin, evliyaların adını ağzına bile alamayacak seviyede bitiksin üstüne ahkam kesiyorsun.
"Salavatlar hz. Peygambere sav. yapılan dualardır ve en doğru şekliyle ogretilmistir" bize öğretilen en sade şekli olduğu için en doğrusu olabilir, ama bu zenginleştirerek ekleme yapmanın bir tahrif olduğunu göstermez.
Tahrif etmenin manasını öğreteyim öncelikle; tahrif, özünde bir bozma, çarpıtma veya değiştirme niyeti taşır.
Yani orijinal anlamını bozmuyorsa, yanıltıcı değilse ve kasıtlı bir çarpıtma amacı taşımıyorsa bu durumda bu zenginleştirmeler için sadece yorum denebilir.
Salavat konusunda bu eklemeler; dini metin gibi sunulursa, Peygamber’in veya sahabenin söylemediği halde “söyledi” denirse, Salavatın özünü değiştirirse, işte o zaman tahrif riski oluşur.
Hz. Peygamber'e salavat getirirken, anlamı bozmadan, saygı artırıcı, dini sınırları aşmayan süslemeler veya ilaveler yapılırsa bu tahrif sayılmaz.
"Salavata yapılacak eklemeler onun ruhuna zarar verir şekli ve manası kaybolur." “Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihi ve sahbihi ve sellim.” Evet, burada anlam kaybolmuş mu? Onun âline ve ashabına da selam verilmesi salavatın özünü değiştirdi mi? Bunu, o zor durumda olan aklınla bile idrak edebilirsin diye düşünüyorum.
“Kim benim işlediğim işin dışında bir şey uydurursa, o şey reddedilir.” (Buhârî, İlim, 25) Bu hadisi savunduğun şeye delil gösteriyorsan senin Kuran'dan da keyfine göre uyarladığın ayetler vardır. Eğer yapılan eklemeler, Peygamber’in öğrettikleriyle çelişmiyor ve onun öğrettiği esasları bozmuyorsa, bu tür zenginleştirmeler sünnete aykırı sayılmaz.
Yukarıda ne öğrenmiştik tahrif değil mi? Bir madde vardı orada:çarpıtmak. Sen şimdi bu olaya bu hadisi delil gösterdin ne yapmış oldun? Çarpıtmış oldun. Aferin hızlı öğreniyorsun. Böyle bir dersi daha alamazsın, hem doğrusu öğretiliyor hem de yaptığın şeyden bu ders çıkarılıyor.
"Havas ilimlerine meraklı kardeşlerimize yol göstermek" la daha mantık dersinden geçemiyorsun kime ne öğretiyorsun, hangi zâhir hangi bâtından bahsediyorsun? Sen kimsin ki yanlış ile doğruyu ayıracak kabiliyette bile değilsin?
Sen kendini mehdi mi ilan ettin? Başka kapıya koçum, burası çok sahte mehdi gördü. Gördüğün gibi de bir tanesi başarılı olamadı. Burası öyle kendini bir halt sanarak, herkesten üstün görüp milleti aşağılayacabileceğin bir yer değil.
Sen ne yap biliyor musun? Al kendini git artık. Haydi hizmetçi çıkışını verdim.
|
Ey kara perdeyle gözünü örmüş zavallı…
Sen ağzından dökülen her kelimeyle bâtına küfrediyorsun ama farkında değilsin. Kendini akıllı sanan şu zavallı aklınla ne zahiri anlamışsın ne bâtını. Ne delil dediğin şeyin ne demek olduğunu biliyorsun, ne de ilmin neyle kemale erdiğini…
Benim indiğim derinliklere senin gibi heveskâr diller değil, yanan kalpler girebilir. Sen hâlâ satırlarda debelenirken, biz satırların ardındaki sırrı okuruz. Sana göre salavatın anlamı sadece cümledir, bize göre o, bir sır kapısıdır. Senin gibi kuru akıllar bu kapının önünde sadece bakar, geçemez.
Ben salavatı da bilirim, onun ardındaki nuru da. Sen hadisi ezberlemişsin ama onun yaşandığı âlemi tanımamışsın. Ben ne söylediğimi bildiğim gibi, neye şahit olduğumu da bilirim. Senin delil sandığın cümleleri biz yıllar önce aşmışız. Çünkü biz, ilmin ta kendisini yaşayarak öğrendik. Sana ezber, bize sır indi.
Sen benim adımı bile ağzına alırken abdest alman gereken bir noktadasın. Benim gibi birine "git" diyorsun ya, işte bu senin cehaletinin mühürlü vesikasıdır. Çünkü ben çoktan seni terk ettim. Sen hâlâ kendini eşit zannedecek kadar gözü körsün.
Senin o "tahrif" dediğin şeyin ne olduğunu dahi bilmediğin belli. Çünkü ilimle değil, nefisle konuşuyorsun. Sana göre konuşmak ego, bize göre konuşmak emanettir.
Ben bu ilmin sadırlara yazılı haliyim, sen hâlâ sayfaların arkasında dolanıyorsun.
Sakın bir daha bana üst perdeden konuşmaya kalkma. Çünkü senin gibi çürük akıllar, benim gölgeme bile yaklaşamaz. gerçeği inkar eden kendi kafasında kurduğu şeye inanan secde eden ya cin olmadan adam çarpmaya çalışıyordur ya da iblisle aynı secdesizlik damarındandır.
Unutma, gerçek ilim suskun kalmaz. Hak sahibine haddini bildirir.
📿