Tekil Mesaj gösterimi
  #1  
Alt 06.05.25, 20:43
Esedullah04 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Esedullah04 Esedullah04 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üyelik tarihi: 21.03.25
Bulunduğu yer: Herkail'in Kanadında
Mesajlar: 137
Forum Puanı: 519
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Ömrü Uzatan Süt [Muzaffer Ozak Efendi]

Resûl-i Ekrem yâhud peygamberlerden birisi, iki kitâbda gördüm ayrı ayrı, birisi Cenâb-ı Peygamber'e isnâd ediyor, bir tânesi Benî İsrâil peygamberlerinden bir tânesine. İkisi de bizim peygamberimiz sayılır.
Bir delikanlıyı evlendirmiş, nikah kıymış, nikâhını, demiş ki, "Bu çocuk bu akşam ölecek" demiş peygamber, "dâmad" demiş. Sabahleyin câmiye çıkagelmiş çocuk, mescide, bir şeyi yok. Herkes peygamberin yüzüne bakıyorlar, bir de çocuğun yüzüne bakıyorlar filan. Sonra Peygamberimiz demiş ki..

İki isnad var, Resûl-i Ekrem'e de söylüyorlar, başka peygambere de, ikisi de bizim peygamberimiz.
Demiş ki, "Yatağı kaldırdın mı oğlum?" demiş. "Kaldırmadım" demiş. "Ben gelmeyince yatağı kaldırma" demiş Cenâb-ı Peygamber. Oradan gelmişler, ashâbı toplamış getirmiş. Yastığı kaldırmış, yılan. Akra cinsinden bir yılan. O yılan, kel olurmuş kafası. Arabistan'da. Vurdu mu öldürürmüş adamı, zehirlermiş. Vâdî-i Fâtıme'de bulunurmuş. Öyle bir yılan, bükülmüş orada yatıyor, yastığın altında, dâmadın. Sonra Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem sormuş o çocuğa, "Sen ne gibi bir hayır yapdın bakayım bu akşam? "demiş. "Yâ Resûlallah ben bir hayır yapmadım. İşte gece geldik, iki rekat namaz kıldık, hanımla zifaf olduk, yatdık" demiş. "Başka?". Arabistan'da süt koyarlarmış evlenenlerin odasına, süt. Demiş, "Yâ Resûlallah süt koymuşlardı, kapı çalındı, bir fukarâ geldi, ben sütü fukarâya verdim" demiş. Ashâba dönmüş demiş ki, "Bak dinleyin şimdi". Yılana demiş ki, "Niye geldin buraya" demiş. Yılan, lisâna gelmiş.

"Efendim yılan konuşur mu?". Her şey konuşur. Allah dili konuşturursa, eli konuşturur. Eli konuşturan Allah, ayağı konuşturur. İnsanı konuşturan, hayvanı konuşturur. Görmüyor musun papağan da konuşuyor. Diyeceksin ki sen, "Papağan, sözü insan olur ama özü insan olmaz, konuşduğu sözün manâsını bilmez". Biz de çok şey konuşuıyoruz, manâsını bilmeden. Papağandan farkımız yok. Bir çoklarımız da düşünüyoruz hindi gibi. Feylesof olamadık, hindi olduk, düşünüyoruz fazlaca.

"Niye geldin buraya?". "İlhâm olundu ki bu adamı ben vurup öldürecekdim. Fakat bu gece sabaha kadar burada dolaşdım, etrâfıma bir kale çevrildi benim, kaleyi deşip dışarı çıkamadım. Kaleyi deşip dışarı çıkamadım, sade dolaşdım. Sonra yoruldum, uyudum". "Gördünüz mü? İşte senin o fukarâya vermiş olduğun süt, sâile vermiş olduğun süt, ne oldu, senin sebeb-i necâtın oldu. Belâya kale oldu yani..

- Muzaffer Ozak Efendi

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148