Ramazan'a Hürmeti Sebebiyle Cennetlik Olan Mecûsî [Muzaffer Ozak Efendi]
Vaktiyle bir mecûsînin yani ateşperestin çocuğu ekmek almış, sokağa çıkmış, müslüman mahallesinde. O mecûsî çocuğu tutmuş kulağından, demiş, "Müslümanlar oruçlu, ayıpdır, git içeride ye" demiş. Ateşe tapıyor, yani Allah'a şirk koşuyor, böyle bir adam, çocuğunu müslümanlar arasında ekmek yemekden men ediyor.
Söylemeden geçemeyeceğim, geçen akşam iftara davet etdiler, bir davete çağırdılar beni, mecbûren gitdim oraya. İftar vaktinde herif cigara içiyor, iftara gelmiş, cigara içiyor. Böyle terbiyesiz insanlar var. İnsan oruçsuz da olsa, orada bulunan oruçlulara hürmeten içmemesi lâzım gelir. Söyleyecekdim, o bana şu cevâbı verecek, biliyorum ben, "Kalbim temiz" diyecek o. Kalbi çok temizdir onun! Cigara içiyor iftar vaktinde, üç dakîka kalmış iftara, duâ ediyoruz biz sofranın başında, o cigara içiyor.
Ateşperest bu! Ateşperest çocuğunu tutmuş kulağından, içeriye sokmuş, "Ayıp" demiş, "müslümanlar oruçlu" demiş, "onların karşısında yeme" demiş.
"Küllü âtin karib", her gelici yakındır. O zaman gelmiş, mecûsînin sayılı nefesleri dolmuş, ecel yastığına baş koymuş. Melekü'l-mevt gelmiş yanına, rûhunu kabz etmeğe. Allah Melekü'l-mevt'e emr ü fermân buyurmuş, "Yâ Melekü'l-mevt, onun rûhunu mecûsî olarak kabz eyleme. O benim Ramazan'ıma ve mü'minlere hürmet etdi, ona binâen onun rûhunu islâm olarak kabz eyle" demiş.
Sonra o mecûsîyi rüyâda görmüşler o şehrin ileri gelenleri yani manevî rütbelileri. İleri gelen deyince aklına şu, bu rütbeli gelmesin, manevî rütbeli bunlar. Senin kapında uşak diye durur, Allah indinde pâdişahdan daha yücedir o, Allah'a daha karîbdir. Sana hizmet eder o. Kapıda kul vardır sultandan içeri. Rütbeyle değildir.
Şehrin ileri gelenleri görmüş maneviyyâtda. Bakmışlar o mecûsî cennetde. "Sen ne arıyorsun cennetde, sen cennete giremezsin, mecûsîsin". "Öyleydim ama" demiş, "o Ramazan'a ihtiramın, hürmetim, oruca hürmetim, mü'minlere olan saygımdan dolayı, Allah benim rûhumu mecûsî olarak kabz eylemedi, bana îmân nasîb eyledi, îmân tâcını koydu başıma" demiş.
Bunun ters tarafı da var. Bak bir mecûsîyken Kur`ân'a, Kur`ân'ın nüzûl etdiği aya, ihtirâm etmesi, oruca ihtirâm etmesi, onun necâtına sebeb oldu, kurtuluşuna sebeb oldu yani. Ama böyle yapmayanların da felâketine sebeb olur sonra.
- Muzaffer Ozak Efendi
|