Alıntı:
Sessizadam Nickli Üyeden Alıntı
Azraili tokatlamayı demiyorum
Ama İslam alimlerine göre, peygamberler için mucize olan şeylerin, veliler için de keramet olarak ortaya çıkması, caizdir ve mümkün oluyor.
Hz. İsa yaptıysa evliyaya niye verilmesin Peygamber varisi degilmidir onlar?
|
Bazılarına göre kerametin olağan üstü olma niteliği mucizelerin üstünde veya ona denk bir seviyede olamaz, mutlaka mucizenin altında olur. Diğer bazılarına göre peygamberlerden mucize olarak zuhur eden harikaların aynısı veya benzeri velilerden keramet olarak zuhur edebilir. (Taftazani, Şerhu'l-Makasid, 11/203. Tehanevi, 1, 487; Tarifat, 161, 203, 11, 14.)
Ulema da mutasavvıflar da kerameti veliye değil, velinin tabi olduğu nebiye bağlar ve bir nebiye tabi olan ve onu örnek alan salih ve takva sahibi bir müminde zuhur eden keramet, tabi olduğu nebinin mucizesi olup velide zuhur etmesi sebebiyle keramet adını alır. Bu görüşe göre velilerde zuhur eden kerametler, bu velilerin tabi oldukları nebilerin devam eden mucizeleridir. Zaten mahiyet itibariyle mucize ile keramet arasında bir fark yoktur, ikisi de harikuladedir, ikisinin de yaratıcısı Allah'tır.
Keramete İnanma bakımından mucize ile keramet arasında açık bir fark vardır. Kur'an'da anlatılan veya sahih hadislerde rivayet edilen mucizelere inanmak müminler için zorunlu olduğu halde Kur'an ve sahih hadisler dışında kalan belli ve somut keramet olaylarına inanma mecburiyeti yoktur. Mutasavvıflar muayyen ve müşahhas keramet olaylarına inandıkları, buna inanmanın faydalı ve gerekli olduğunu söyledikleri halde inanmamayı büyük bir dini kusur olarak görmezler. Çünkü Hz. Peygamberden sonra vukua geldiği rivayet edilen keramet olaylarına itikat etmek zarurat-ı diniyyeden değildir. İbn Hazm'ın kerameti peygamberler dönemi ile sınırlı tutması ve diğerlerini kabul etmemesi tekfiri gerektiren bir şey değildir.
(Kaynak: Tasavvuf kültüründe KEŞF VE KERAMET PROF.DR. SÜLEYMAN ULUDAĞ SUFİ KİTAP Sayfa: 122, 123)