El-Vehhâb (ٱلْوَهَّابُ)
“Karşılıksız, sınırsız ve kesintisiz bağışlayan; dilediğine dilediğini lütfeden.”
1. Kavramsal Analiz
a-)Kök: hiba (هبة) = armağan. “Vehhâb” kalıbı, sürekli, bol bol, beklentisiz verme fiilini vurgular.
b-)İlâhî Boyut: Lütuf, O’nda özdür; ihtiyaç veya vesile beklemez. “Verme”yi yaratılmış bir sebebe bağlamaz; rahmet hazineleri tükenmez.
2. Kur’ân’dan Işık Tutan Âyetler
2a-)Sâd 38 : 9 “Rabbin, izzet ve lütuf hazinelerinin sahibi, El-Vehhâb değil mi?”
2b-)Sâd 38 : 35 Süleyman (a.s.): “Rabbim! Beni bağışla, bana kimseye nasip olmayacak hüküm ver. Çünkü Sen Vehhâb’sın.”
3-)Sûfî Bakışı
Cüneyd‐i Bağdâdî: “Vehhâb’ı tanıyan, ‘hak ettim’ demez; ‘ikram misafiri’ olduğunu bilir.”
Tasavvuf, “hiçlik ve ihsan” dengesini öğretir: kul, mutlak ihtiyacıyla yüzleşir; ilâhî hibe karşısında sevinçli tevazu geliştirir. Halvet anlarında derviş, “Yâ Vehhâb” zikriyle kalbini açar; her nefes verişte “aldım”, alışta “şükür” hissini telkin eder.
4-)Dua Örneği
Yâ Vehhâb! Güç yetiremediğim ihtiyaçlarımı lütfunla karşıla. Kalbimi talep ederken bile şükreden kullarından eyle; verdiklerin beni sana daha çok yaklaştırsın. Âmin.”
|