El-Semîʿ (ٱلسَّمِيعُ)
“Her sözü, her fısıltıyı, kalpten geçen en silik titreşimi dahi eksiksiz işiten.”
1.Kavram Çözümlemesi
a-)Lügat kökü: s-m-ʿ (س م ع) – işitmek, kulak verip anlamak, dikkate almak.
b-)İlâhî boyut: Allah’ın “işitmesi” zaman-mekân, mesafe, gürültü bariyeri tanımaz; aynı anda milyarlarca dil, lehçe, ses ve suskunluğu karıştırmadan alımlayan tek Kudret’tir.
2.Kur’ân’dan Dayanaklar
a-)Şûrâ 42 : 11 “O, eşsizdir; O, Semîʿ ve Basîr’dir.
b-)Hucurât 49 : 1 “Allah’tan sakının; çünkü Allah Semîʿ, Alîmdir.”
3.Tasavvufî Perspektif
a-)İmâm-ı Rabbânî: “Samîʿ’i zikreden, önce kendi iç gürültüsünü duyar; gürültü sustukça Hakk’ın sedâsı berraklaşır.”
b-)Murâkabe-i Samʿ: Nefes verişte “Yâ Samîʿ” de, alışta kalbin attığı sesi dinle. Ses-sükût döngüsü, bilinçte ‘ilâhî kulak’ hissini yerleştirir.
3-)Dua Örneği
“Yâ Samîʿ! Sesimi, suskunluğumu, içimin fısıltısını işitensin. Kalbimi gafletten arındır; duâ ederken bilincimi açık, niyetimi duru kıl. Sözümü hayra, kulağımı hakikate, adımlarımı razı olduğun yola yönelt. Âmin.”
|