Alıntı:
12311 Nickli Üyeden Alıntı
Selamün aleyküm, sizlere başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum ve akıl almak istiyorum. Ben bir kadınım ve bir kadın arkadaşımla aram bozuldu. Kendimce kendimin haklı olduğunu düşünür arkadaşımın bana yaptıkları aklıma gelince beddua ederdim. Sonra bir gün rüyamda arkadaşım boğazımı sıkarak bana ne dilersen senin başına gelsin dedi. Ben de korkuyla uyandım ve bir daha ona beddua etmedim. Bu esnada herhangi bir iletişimimiz yıllardır bulunmuyordu hala da yok. Neden böyle bir şey oldu acaba. Beddua ettiğimden bir şekilde haberi mi oldu vs bilemiyorum ama hala merak ettiğim bir durum.
|
Şayet bir Müslüman zulme uğramışsa bu durumda hem Kur’an hem de Hz. Peygamber’in sünnetine göre zulmü yapana beddua etmesinde bir sakınca görülmemiştir. (Taberi, Camiu’l-Beyan 9. Cilt sayfa 343-344) Ancak buna karşı sabreder ve beddua etmekten sarf-ı nazar ederse bunun o Müslüman açısından daha hayırlı olacağı da ifade edilmiştir. Bu itibarla İbn Abbas, mazlumun beddua etmesine ruhsat verdiği ifade olunan Nisa suresi 148. Ayetinin tefsiri bağlamında şu ifadeleri kullanmıştır: ’’Allah bir kimsenin bir başkasına beddua etmesini sevmez. Ancak beddua eden mazlum ise müstesnadır. Şüphesiz Allah mazluma kendisine zulmeden kimseye beddua etmesine ruhsat vermiştir. Bununla birlikte mazlum beddua etmez de sabrederse bu kendisi için daha hayırlıdır.’’ (Taberi, Camiu’l-Beyan 9. Cilt sayfa 344)
Bazı alimler ise zulme uğrayan birisinin, zalimin Müslüman olup olmamasına göre beddua üslubunu ayarlaması gerektiği üzerinde durmuşlardır. Nitekim tabiun neslinin önde gelen alimlerinden Hasan-ı Basri zulme uğrayan kimsenin; zulmeden kişi Müslüman ise ‘’Allah’ım ona karşı bana yardım et, benim hakkımı ondan çıkar’’ diye dua edebileceğini ve şayet arada küfürleşme ya da sövme olmuşsa bu durumda fazlasıyla değil aynıyla ona cevap verebileceğini söylemiştir. (Beğavi 2.110) Ancak Hasan-ı Basri zalim olan kafir ise bu vaziyette o kimsenin helak olması için mazlumun beddua etmesinde bir sakınca olmadığını söylemiştir. (Kurtubi, Ebu Abdullah, el-Cami’li-Ahkami’l-Kur’an 6. Cilt sayfa 3-5)