Alıntı:
Eminim Nickli Üyeden Alıntı
Selamun aleyküm cümleten hocalarım arkadaşlarım bir konuda yardımızına ihtiyacım var aylar öncesi güzel bir iş teklifi alsım maddi konuda da güzel bir iş ama şu an ki çalıştığım yerin sahibi onunla çalışmam içşn çok ısrar etti ve birçok konuda yardımcı olacağını söyledi onunla çalışmak için bende gerçekten onu sevdiğim için kıramadım yaşadığım yerden ayrıldım onun iş yerine yakın bir yerde ev tuttum vs maddi olarak baya borca girdim 6 aydır çalışıyorum çok güzel gidiyordu ama birden iki haftadır işle olan durumumuzu bitirmek istediğini söyledi ortada hiçbir neden sebep yokken ve benimle de muhattap olmuyor başkalarıyla aracı olarak haber yolluyor bu durum benim çok canımı sıktı günlerdir yemek yemiyorum ağlıyorum ve psikolojim bozuldu sebep ne onuda bilmiyorum ama ben bu iş yerine onun için geldim ve baya masrafta bulundum beni yarı yolda bıraktı diğer gideceğim işler burdan alacağım paranın kaç katıydı onuda çok iyi biliyor ama beni yüz üstü bıraktı bunun içşn ne yapmalıyım beddua ettim açık konuşmak gerekirse ama hala da sindiremiyorum ve zoruma gidiyor maddi konuda çok çöküntüye geçtim konunun ne olduğunu hangi davet yada istihareyle kesin sonuç olarak öğrenebilirim yada intikam demeyelimde pişman olması içşn ne yapmalıyım acil çözüm yolu lütfen 🤲
|
Şayet bir Müslüman zulme uğramışsa bu durumda hem Kur’an hem de Hz. Peygamber’in sünnetine göre zulmü yapana beddua etmesinde bir sakınca görülmemiştir. (Taberi, Camiu’l-Beyan 9. Cilt sayfa 343-344) Ancak buna karşı sabreder ve beddua etmekten sarf-ı nazar ederse bunun o Müslüman açısından daha hayırlı olacağı da ifade edilmiştir. Bu itibarla İbn Abbas, mazlumun beddua etmesine ruhsat verdiği ifade olunan Nisa suresi 148. Ayetinin tefsiri bağlamında şu ifadeleri kullanmıştır: ’’Allah bir kimsenin bir başkasına beddua etmesini sevmez. Ancak beddua eden mazlum ise müstesnadır. Şüphesiz Allah mazluma kendisine zulmeden kimseye beddua etmesine ruhsat vermiştir. Bununla birlikte mazlum beddua etmez de sabrederse bu kendisi için daha hayırlıdır.’’ (Taberi, Camiu’l-Beyan 9. Cilt sayfa 344)
Bazı alimler ise zulme uğrayan birisinin, zalimin Müslüman olup olmamasına göre beddua üslubunu ayarlaması gerektiği üzerinde durmuşlardır. Nitekim tabiun neslinin önde gelen alimlerinden Hasan-ı Basri zulme uğrayan kimsenin; zulmeden kişi Müslüman ise ‘’Allah’ım ona karşı bana yardım et, benim hakkımı ondan çıkar’’ diye dua edebileceğini ve şayet arada küfürleşme ya da sövme olmuşsa bu durumda fazlasıyla değil aynıyla ona cevap verebileceğini söylemiştir. (Beğavi 2.110) Ancak Hasan-ı Basri zalim olan kafir ise bu vaziyette o kimsenin helak olması için mazlumun beddua etmesinde bir sakınca olmadığını söylemiştir. (Kurtubi, Ebu Abdullah, el-Cami’li-Ahkami’l-Kur’an 6. Cilt sayfa 3-5)