Alıntı:
DeadStrom Nickli Üyeden Alıntı
Ama peygamber efendimiz hadislerinde ismi Azam in 3 surede olduğunu söylüyor yanı hadisse gerçektir ve ismi Azam vardır her isim ismi Azam demişsin ama peygamber efendimiz öyle demiyor.
|
İslam alimleri "Allah" lafzının herhangi bir kökten türeyip türemediği konusunda farklı görüşlere sahiptir. Bazı alimler ilahi isimler ve sıfatlar arasında Allah isminin en yüce, en büyük isim (ism-i a'zam) olduğundan söz etmişler,( Fahreddin er-Razi, Mefatihu'l-Gayb, I. 123; Kurtubi, el-Cami', I. 212) müşrik Arapların putları "ilah/alihe" (/ 4) diye isimlendirmelerine karşılık "Allah" ismini kendi putlarına izafe etmemelerini bu görüşe delil göstermişlerdir. Yine bu alimler "Allah" isminin Kur'an'da özel olarak zat-ı ilahiyi ifade ettiği, diğer sıfat isimlerinin ise zata muzaf olarak geldiği tespitini de ikinci bir delil olarak göstermişlerdir. Fahreddin er-Razi bu görüşü savunan alimlere atifla on küsur delil (hüccet) nakletmiştir.( Fahreddin er-Razi, Levamiu'l-Beyyinat, s. 65-69.)
Buna mukabil birçok İslam alimi "ism-i a'zam"ın (Allah'ın en büyük, en yüce ismi) gerçek değil, mevhum (vehmedilen) bir şey olduğu kanaatindedir. Mü'min bir kişinin, kalbini masivadan arındırmış halde Allah'a yakarırken telaffuz ettiği her ilahi isim-sifat, ism-i a'zam olsa gerektir.( Fahreddin er-Razi, Levamiu'l-Beyyinat, s. 62; İbn Hacer, Fethü'l-Bari, XI. 227.)
Kaldı ki İslami kaynaklarda ism-i a'zamla ilgili olarak on beş, yirmi farklı görüşe yer verilir. Ayrıca Taberi, Ebü'l-Hasen el-Eş'ari, İbn Hibban ve Bakıllani gibi meşhur Sünni alimler Allah'ın bir ismini diğer isminden üstün tutmanın caiz olmadığı kanaatindedir.( İbn Hacer, Fethü'l-Bari, XI. 227-228; Suyuti, el-Havi, I. 395-397)Diğer taraftan, isim, müsemmanın tanınıp bilinmesi için insanlarca üretilmiş bir kelimedir . Bu yüzden, ismin bizatihi fazilet ve üstünlüğü söz konusu değildir. Onun fazileti, müsemmanın faziletiyle kaimdir. En üstün yüce varlık Allah Teala'dır. Bu itibarla, kulun Allah'a yakarış esnasında telaffuz ettiği her isim ism-i a'zama karşılık gelir.( Fahreddin er-Razi, Levamiu'l-Beyyinat, s. 62.)