Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı
İslam alimleri "Allah" lafzının herhangi bir kökten türeyip türemediği konusunda farklı görüşlere sahiptir. Bazı alimler ilahi isimler ve sıfatlar arasında Allah isminin en yüce, en büyük isim (ism-i a'zam) olduğundan söz etmişler,( Fahreddin er-Razi, Mefatihu'l-Gayb, I. 123; Kurtubi, el-Cami', I. 212) müşrik Arapların putları "ilah/alihe" (/ 4) diye isimlendirmelerine karşılık "Allah" ismini kendi putlarına izafe etmemelerini bu görüşe delil göstermişlerdir. Yine bu alimler "Allah" isminin Kur'an'da özel olarak zat-ı ilahiyi ifade ettiği, diğer sıfat isimlerinin ise zata muzaf olarak geldiği tespitini de ikinci bir delil olarak göstermişlerdir. Fahreddin er-Razi bu görüşü savunan alimlere atifla on küsur delil (hüccet) nakletmiştir.( Fahreddin er-Razi, Levamiu'l-Beyyinat, s. 65-69.)
Buna mukabil birçok İslam alimi "ism-i a'zam"ın (Allah'ın en büyük, en yüce ismi) gerçek değil, mevhum (vehmedilen) bir şey olduğu kanaatindedir. Mü'min bir kişinin, kalbini masivadan arındırmış halde Allah'a yakarırken telaffuz ettiği her ilahi isim-sifat, ism-i a'zam olsa gerektir.( Fahreddin er-Razi, Levamiu'l-Beyyinat, s. 62; İbn Hacer, Fethü'l-Bari, XI. 227.)
Kaldı ki İslami kaynaklarda ism-i a'zamla ilgili olarak on beş, yirmi farklı görüşe yer verilir. Ayrıca Taberi, Ebü'l-Hasen el-Eş'ari, İbn Hibban ve Bakıllani gibi meşhur Sünni alimler Allah'ın bir ismini diğer isminden üstün tutmanın caiz olmadığı kanaatindedir.( İbn Hacer, Fethü'l-Bari, XI. 227-228; Suyuti, el-Havi, I. 395-397)Diğer taraftan, isim, müsemmanın tanınıp bilinmesi için insanlarca üretilmiş bir kelimedir . Bu yüzden, ismin bizatihi fazilet ve üstünlüğü söz konusu değildir. Onun fazileti, müsemmanın faziletiyle kaimdir. En üstün yüce varlık Allah Teala'dır. Bu itibarla, kulun Allah'a yakarış esnasında telaffuz ettiği her isim ism-i a'zama karşılık gelir.( Fahreddin er-Razi, Levamiu'l-Beyyinat, s. 62.)
|