Alıntı:
Cengihan Nickli Üyeden Alıntı
Öncelikle selamün aleykum.
Çoğu insanın orda burda rastgele gördüğü veya düşündüğü bir teoridir bu,Çoklu evren teorisi.
Çoklu evren teorisi fikrinde,bizimkine benzeyen veya tamamen farklı bir dünya'ya ait binlerce evren olduğu anlatılmaktadır.
Derler ki sen iki seçenek arasında kaldığında,mesela ikiye ayrılan bir yolda sol tarafa gittiğinde,sağ tarafa gittiğin halinle ayrı evren oluşabilir.
Tabi ki senle alakasız hatta senin olmadığın bir paralel evrende olabilir.
Sadece akıllara yatması için bir örnek.
Zannımca oldukça mantıksız geliyor,sonuçta o yollar ayrıldıktan sonra o kişiyle ben aynı değilim.
Hesap günü geldiğinde bana benzeyen ve benzer kişilerle tanışmış ve benzer olayları yaşamış binlerce kişi mi olacak
Burda benim inancıma göre mantık çerçevesi kopuyor ama Allah Teâlâ mutlak güç sahibidir.Böyle bir mesele onun için kolaydır.Bu yüzden gerçekten olabilir mi,kısmı benim merakta bırakmıyor değil.
Ayrıca sürekli Alemlerin rabbi olarak geçer.Bu alemlere cin vb. alemler olabileceği gibi acaba paralel alemler de olabilir mi acaba.
Bazı kişilerin de bu paralel evrendeki hallerini durugörü,keşf yeteneklerle görebildiği söylenir.
Açıkçası herkesin bu konuda ki düşüncelerini,bilgilerini merak ediyorum.
|
Matematiği gerçeklikle uyuşturmak, fizikçilerin kafasını yüzyıl boyunca epeyce karıştırmıştır. Amerikalı fizikçi Hugh Everett 1957'de, kuantum kuramını olduğu gibi alıp matematiğinin gerçekliği betimlediğini kabul etmemiz gerektiğini ileri sürmüştü. Dolayısıyla denklemler farklı olası sonuçlar gösterirken, bu sonuçların hepsinin de bir yerde görülmüş olması gerekir. Everett'in bu alternatif gerçekliklerin nerede bulunabileceğine dair bir fikri yoktu; ama kedi bir "evren"de yaşıyor, bir diğerinde ölüyordu. Bizim Evren'imiz bir kuantum kararından diğerine dolambaçlı bir yoldan gidiyor, gerçekliğe giden birçok yoldan yalnızca birini izliyordu. Everett'in fikri "çok dünyalı" yorum olarak tanınıp saygı gördü, fakat büyük ölçüde Bohr'un bu fikri ciddiye almaya yanaşmaması yüzünden yavaş yavaş tutulur hale geldi. Fizikçiler bu varsayımla 1970'lerde ilgilenmeye başladılar; çünkü hesaplamalarında yüksek boyutları kullanmaya başlamışlar ve bu boyutların, bizim evrenimizle uyumlu, ama algılayamadığımız bir boyuta kaymış paralel evrenlerin yeri olabileceğini fark etmişlerdi. Belki de Everett'in "birçok dünya"sının bu paralel evrenlerde olup olmadığını merak ediyorlardı. Cinin şişeden çıkmasına benzer bir durumdur bu. Fizik artık paralel evrenler fikriyle canlanmıştır; hatta farklı tipte paralel evrenler olduğuna işaret eden kanıtlar bile vardır. Bu bolluk "çokevren" (multiverse) olarak bilinir. Mülk suresinde; “Allah, birbiriyle uyumlu yedi gök yaratmış olandır” denilmekte ve ayrıca bu ayette, gökler arasında bir düzensizliğin olmadığı ve bir zaaf ve boşluk bulunmadığı, anlatılmaktadır. Burada bizim; uyumlu, diye tercüme ettiğimiz “tıbak: ” kelimesine müfessirler; üst üste, kat kat veya birbirlerine müvazi, gibi anlamlar verdiler. Burada aslında kastedilen nedir? Aynı yerde biri diğerine engel olmayan, biri latif öteki kesif iki ayrı gök mü vardır? Bu ayette acaba, her göğün, uzayın aynı yerini paylaşan bir başka gökle iç içe olduğu ve bunlar arasında bir uyum bulunduğu mu anlatılıyor? Eğer her iki göğü de, birbirine yer veren, birbirine engel olmayan diğer bir deyişle aynı yeri paylaşabilen değişik tür nesneler oluşturmuşsa o takdirde biri diğerinin tam dengi (müvazi ve değirmi) iki ayrı gökten bahsetmek mümkün olur. Bu da kainat içinde başka bir kainat var demektir. Belli miktar bir toprak, kendisinden daha az kesif olan belli miktar suyu ve bu su da aynı şekilde belli bir enerjiyi yüklenebilir. Böylece aynı yeri, mahiyetleri farklı üç ayrı nesne işgal etmiş olmakta ve bu üç ayrı varlık katları arasında hiç bir boşluk (futur: ) ve hiç bir uyumsuzluk (:tefavüt) bulunmamaktadır. Bu esasa göre, birbiri içinde ve birbirine müvazi alemlerin oluşmuş olması mümkündür ve muhtemelen ilgi çekici ifade ve tabirlere sahip olan Kur’an’ın bu ayetinde böyle bir durumdan söz edilmektedir. Eğer bilim kesin olarak böylesi göklerin varlığını ortaya koyarsa söz konusu ayet üzerinde çok düşünmemiz gerekecektir. Diğer yandan neden burada insandan; gökleri iki inceleme yapması istenmektedir? Bu sayı da her gökte, iç içe ve biri diğerine müvazi, denk ve değirmi bir başka gök olduğuna bir işaret olabilir[Mülk suresi 3-4 ayet]. Buna göre alemlerin türlerine göre sayılması gerekecektir. Biz burada Hz. Musa’nın bir ışık karşısında aniden kendini ayakkabılarla girilemeyecek mukaddes bir vadide bulması olayını da düşünmek zorundayız.[Taha suresi 12. ayet]