Alıntı:
Nurlu fatma Nickli Üyeden Alıntı
Hocam peki besmele aynı zamanda tövbe niteliğindemidir rahim esmasından dolayı. İçerisinde rabbimizin üçbin tane gizli sıfatlarının olduğunu duydum.
|
Birçok alime göre de besmele kasem değil, insanın Allah'la irtibatına atıfta bulunan bir ifadedir. Besmelenin başındaki "ba" harfi, kulun/in- Allah'tan yardım istemesine (istiane) ve O'na bağlı kalma iradesine işarettir.( Semin el-Halebi, ed-Dürrü'l-Masun, I. 13.) Nitekim bazı müfessirlerce besmele ayetinin, "Rahman Rahim Allah'ın inayetiyle" şeklinde yorumlanması gerektiğine dikkat çekilir. Besmele ayeti "Allah'ın adına/namına" diye de yorumlanabilir. Zira bir kimse yönetici ya da lider namına herhangi bir işe başlamak istediğinde, o işi kendine nispet etmek yerine, "Bunu filan kişi adına yapıyorum" diyerek söz konusu yöneticinin ismini zikreder. Çünkü bir şeyin ismi, o şeyin kendisine delalet eder. Dolayısıyla besmele, "Ben bu işi kendim için değil, Allah için yapıyorum" ve/veya "Ben bu işi Allah'ın verdiği güç, kudret ve imkanla yapıyorum" yahut "Ben bu Kur'an'ı kendi ismimi değil, Allah'ın ismini anarak tebliğ ediyorum, dolayısıyla Kur'an'ın bana ait değil, Allah'a ait olduğunu söylüyorum" şeklinde telmihler içerir.( Reşid Riza, Tefsiru'l-Menar, I. 43-44.) Bazı müfessirler besmelenin başındaki "ba" harfinin ilsak (bağlamak, bağ kurmak), musahabe (beraberlik, refakat), mülabese (vesile, münasebet) gibi farklı mana katkılarıyla ilgili olarak abartılı denebilecek yorumlar üretmişlerdir. Sözgelimi, "ba" harfinin musahabe ve mülabese anlamı çerçevesinde besmelenin, "Bu işi Allah'la beraber" ve "O'nun vesilesiyle yapıyorum" şeklinde bir mana kazanması yeme, içme gibi fiiller için münasip görülmemiş, keza ilsak manası insanın Allah'la ittisalinin mümkün olmamasından hareketle pek tercih edilmemiştir.
Tenzih kaygısıyla üretildiği anlaşılan bu yorumlar çoğunluk alimlere göre isabetli değildir. Çünkü besmeledeki "ba" harfinin ilsak ya da müsahabe-mülabese manasından hareketle insanın Allah'la ittisali gibi bir sorundan söz etmek, durduk yere problem üretmekten başka bir şey olmasa gerektir.