Alıntı:
DeadStrom Nickli Üyeden Alıntı
biraz açarmısınız örnek de verebilir misiniz şüpheli şeyden kasıt nedir ? allahı sevmek ve saygı duymak takvalı olmak için yeterli değil mi ?
|
Hattabi ’ye göre; bu şüpheli şeyler, bazı insanlar için karışıktır. Yoksa bunlar, haddizatında karışık ve şüpheli, şeriatın aslında beyanı olmayan şeyler değildirler. Çünkü yüce Allah, hakkında hüküm bulunması gereken hiçbir şeyi delilsiz ve beyansız bırakmamıştır. Şu da var ki, beyan; herkesin bilebileceği açık beyan ve usul ilmine önem veren, nasların manalarını iyice anlayan, kıyas ve istinbat yollarını bilen ilim adamlarının dışında kimsenin anlayamayacağı gizli beyan olmak üzere iki çeşittir. Bir hadisteki, “onları, insanların çoğu bilmezler” ifadesi, bu söylenilenlerin doğruluğuna delildir.Daha sonra Hattabi, bir şeyin hükmünde şüphe eden kişinin durması ve şüpheden korunması gerektiğini, aksi takdirde harama düşebileceğini ifade eder.Şüpheli şeylere tam olarak haram ya da helal denilmemekle birlikte, bunlardan kaçınmanın daha uygun olduğunda şüphe yoktur. Çünkü Peygamber (s.a.v), bir hadisinde; “Sana şüphe veren şeyi bırak, şüphe etmediğini yap” buyurmaktadır.Demek oluyor ki, haram ya da helal olduğu konusunda kesin bir hüküm bulunmayan şeylerin haram olduğuna fetva verilmese de, onları işlemekten kaçınmak daha uygundur. Yalnız daha iyi olanla amel edeceğim diye vesveseye düşmemek, vesvese ile daha iyi olanı birbirine karıştırmamak gerekir. Şüpheli şeylerden sakınan kişi, din açısından noksanlıktan, ırz açısından da ayıplanma ve dedikodudan korunmuş olur. Buradaki “din” sözü, Allah’a; “ırz” sözü de, insanlara taalluk eden şeylerle ilgilidir.Yine Resulullah (s.a.v), günah olup olmadığı şüpheli olan şeyleri yapan kişiyi, korunun etrafında hayvan otlatan çobana benzetmiş ve bu çobanın hayvanlarının her an koruya girmesi muhtemel olduğu gibi, şüpheli şeyleri yapanların da her an günaha dalabileceklerini bildirmiştir. Ayrıca Resulullah (s.a.v), “mudğa” sözünü, bedenin kalan kısmına nisbetle küçültmek maksadıyla “kalb” anlamında kullanmıştır. Kalb, küçük olmasına rağmen bedenin salahı ve fesadı ona bağlıdır. Kalb, bedenin sultanı olduğundan o iyi olursa onun emri altında olan diğer organlar da iyi olur. Tıbba göre de kalb, nutfeden sonra ilk oluşan noktadır. Ondan kuvvetler meydana gelir, ruhlar gönderilir, idrak ve akletmek ondan başlar.