Alıntı:
trhakan Nickli Üyeden Alıntı
S.A. Kardeş Kader konusu derin ve yaşadığımız dünyanıntabiat kanunlarına aykırı, anlamak için çok düşünmek, altı doldurulmuş bir eğitim almak, çok araştırmak ve dirsek çürütmek lazım gelir.
Kısaca kader: Sen bir araçsan bu anlaşıldığı gibi tren değilsin. Birinin döşediği raylardan gitmek zorunda değilsin bu kader anlayışı yanlıştır.
Sen illede bir araç olacaksan bu şudur: Yol tanımaz, tekeri patlamaz arazi taşıtı gibisin. Her yola gelip her yerden gidebilirsin. Gittiğin yol hangisi ne yönde olursa olsun Allah biliyor bu kaderdir işte. Senin iradenle yaptığın seçimler ve yaşadığın hayat kaderindir. Ettiğin dualar ve niyetinle bu tercihlerin ve dahi azminle kolaylaşır yada zorlaşır. Önüne yollarda çıkar dikenli taşlı arazilerde bir bakmışsın ettiğin dualar ıssız vadilerde önüne köprüler kurar, bu köprüler dualarındır. Ahlak kuralları dahilinde yaşayacağım dersin yollar dikenlerle, taşlarla çevrilir bu da sınavın olur.
Yani insan kukla değildir. İpin birinin ellerinde değil ama isterse ipini eline alabilir yaratıcı.
İnsanlar bir kuklaya benzeyemez ama kukla olmaya en büyük aday Hz Muhammet S.A.V. dir. ( yanlış anlaşılmaktan Allaha Sığınırım)
Allahtan aldığını Kullara iletir çünkü. Haşa bu konu oyuncakta değildir. Teşbihte hata olmaz. düşük seviyede benzetmem için Allaha Sığınırım.
Yani azizim, Allah ilk yarattığı anda dünya hayatında ne yaptığını gördü. Hemen seni cehennemine atsa sen neler yaptığını bilemeyecektin. Sınav dünyasında yaşadığın herşey senin yaptığın şeylerle oluştu, suçlayacak kimse yok karşıda.
Konu derin İnşallah doğru anlaşılmışımdır.
Allahın habibim dediği kul Hz Muhammet S.A.V. dir. Onu pusula yaparsan arazi taşıtın doğru yolda ilerler. Doğru yol ise her zaman kolay yada düz olmaz.
Allaha Emanetsin.
|
A.s kardeş sorun zaten cehalet. İlimliler bildiklerini insanların seviyesine göre anlatıyor. Hadiste var "İnsanlara akıl seviyelerine, istidat ve durumlarına göre hitap edin" diye. Şimdi sorun burda başlıyor. İlimliler gerçeği oldukları halde değil insanların durumuna göre anlatıyor. Tabii buda bizim iyiliğimiz için böyle olması lazım zaten. Bizim gidiceğimiz yer neresi ahiret. Bizim önemli olan kısmımız ne ruhumuz. Peki ahiret ve ruh hakkında ne biliyoruz? İlim sahiplerinin anlattıkları kadarını. Peki ne dedik ilim sahipleri kişinin durumuna göre anlatmakla mükellef yani gerçeği gerçek şekilde anlayacak durumda değilsek biz bizim anlayacağımız kadarını biliyoruz. Bizim anlayacağımız kadarıda gerçek iman için yeterlimi sanmıyorum. Çünkü bir insanın bir şeyi bizzat bilmesi başka bir şey kulaktan duyupta öğrenmesi başka bir şey. Bizzat bilmessen işin önemini düzgün kavramazsın. Cehennem ateşini bizzat görsen günah işlermisin? Ruhunu bilsen bu maddi dünya için ölmeyecek gibi yaşar mısın? Sorunlar hep cahillikten kaynaklı. Ama dinimizdede tefekkür diye bir mevzu var ve bu herkes için geçerli sadece ilim sahipleri için değil.