Alıntı:
HavasMuhasibi Nickli Üyeden Alıntı
Yani kardeşim sen de diyorsun ki Allah'ın rızası için zikir çekerim hadimler nasipse gelir. Bu da yine diğer aforizmalarına benzer çelişkili bir durum.
Usul olmadan vusul olmaz diyorum. Allah rızası için hüddam yardımı alabilmenin usulünü anlattım.
Allah'ın rızasına gelince... O rıza öyle bir rızadır ki, her şeyin üstündedir. Varsın hüddam vermesin, varsın varlık vermesin yanına. Dünyalık her şey, dünya isteyenlerin olsun. Tek isteğim var benden razı olması. Bunun için ibadet ettiğinde başka bir istek o kadar önemsiz kalır ki kardeşim.
Naçizane tavsiyem bu hadim hüddam işlerini bırak. Sadece Allah'ın rızasını gözet. Allah'ın razı olduğu kul Nefs-i Raziye makamındadır. Nefs-i Emmareden kurtulamamış kullar rıza istiyorsa önce Levvame, Mülhime ve Mutmain olup Raziye makamına erişmelidir. Devamında Marziye ve Safiye makamları var o konuya hiç girmiyorum. Nefs dereceleri de mürşit yardımıyla aşılır. Mürşit vasıtadır. İstanbul'dan Ankara'ya gelebilmek için uçağa binmek gibidir. Tek başına nefsin üzerinden gelmek oldukça zordur. İstanbul'dan Ankara'ya yürüyerek gelmektir bu yolda tek başına olmak. Mürşit dediğimiz de illa ki bir tarikatta olması gerekmiyor.
Ha dersin ki "ben mürşid istemiyorum. Kafama göre Allah rızası görünümlü hüddam talepli zikir çekeceğim", karar senindir. Allah kalpleri en iyi bilendir. Başına gelecek her şeyi, baştan peşinen kabullenmiş olursun.
|
Benim dediğimin doğru ve mantıklı olduğu gerçek Allah rızası icin zikir çekersin Allah isterse huddam verir bu doğru ve gerçek. İkincisi Allah’a ibadet edersen eğer namaz kılarsan ona sevgini gösterirsin sen sevgini gösterirsen Allah’a da sende sevgini göster diyebilirsin Allah ta ettiğin ibadetler karşılığında sana nimetler verebilir sevgisini o da sana gösterebilir ben böyle biliyorum.