Tekil Mesaj gösterimi
  #65  
Alt 11.07.25, 23:00
Darkness Darkness isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 04.07.23
Bulunduğu yer: Hiçlikte
Mesajlar: 1,021
Forum Puanı: 1264
Etiketlendiği Mesaj: 20 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
sahihi müslumde, abdullah bin mesud ra. rivayet edile şöyle bir hadis var.

Allah onların evlerini ve kabirlerini ateşle doldursun! Güneş batıncaya kadar bizi meşgul ederek, orta namazı kılmamıza engel oldular
Hee doğru Allah Razı Olsun Abi.Bu Beddua,İkindi Namazıydı evet.

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Hz. Peygamber'in müşrik ve münafıklara ettiği söylenen beddualarla ilgili rivayetlerin çoğu sahih, bir kısmı ise zayıftır. Bu zayıflar da zayıflığı şiddetli olanlar da yer almaktadır ki bunların mevzu ihtimali de vardır. Mesela, Hz. Peygamber'in Hakem b. Ebu'l-As’in in oğluna ettiği söylenen beddua böyledir. Hz. Peygamber'e nisbet bu beddua içerikli rivayete, Peygamber efendimizden sonra cereyan etmiş bazı siyasi hadiselerdeki farklı düşüncelerin yansımış olma ihtimali vardır. İsnadında şiddetli zayıflık tespit ettiğimiz bu rivayete bazı alimler mevzu hükmünü vermişlerdir. Bu nedenle bir rivayetle ilgili araştırmada ilk önce sened tenkidinin yapılması, ardından da metin ve muhteva tahliline geçilmesi bir zorunluluktur. Konuyla ilgili rivayetler dikkatlice incelendiğinde Hz. Peygamber'in, şahsına yönelik yapılan işkence ve eziyetler sebebiyle müşriklere beddua etmediği görülecektir. Hz. Peygamber'in müşriklere veya münafıklara ettiği bedduaların iki temel nedenden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Birincisi; dine karşı yaptıkları faaliyetler, ikincisi ise; Müslümanlara karşı yaptıkları eylemlerdir. Bu anlamda ilk beddua olarak kaynaklarda zikredilen ve Kureyş'in önde gelen bazı müşriklerine yönelik edilen bedduayı, o esnada Hz. Peygamber'in namaz kıldığı gerçeğini dikkate alarak değerlendirmek gerekir. Zira Hz. Peygamber birçok eziyete uğramasına rağmen beddua etmekten kaçınmış ve müşriklere beddua etmesini isteyen sahabilere sabır tavsiyesinde bulunmuştur. Buna karşın Hz. Peygamber, Hendek savaşında müşriklere, ikindi namazını vaktinde kılmalarına mani olmaları sebebiyle beddua etmiştir. Yine Hz. Peygamber'in müşriklere yönelik bazı beddualarının da onların, dinin tebliğini engelleme ve Müslüman olanlara yönelik faaliyetleri üzerine edildiği görülmektedir.
Hz. Peygamber, beddua maksadıyla kunutu da çok nadir olaylar için yapmıştır. Nitekim rivayetlerden anlaşıldığına göre, üç olay hakkında beddua maksatlı kunut yapmıştır. Birincisi; Bi'r-i Maune hadisesinin faili kabilelere, ikincisi; bazı Müslümanları hapsedip hürriyetlerini elinden alan Mudar kabilesine, üçüncüsü ise bazı münafıklara yöneliktir. Münafıklara yaptığı kunut da muhtemelen Bi'r-i Maune hadisesiyle ilgilidir. Bu olaylar, Allah Rasulü'nü gerçekten çok üzen hadiselerdir. Özellikle yetmiş kurranın şehit edildiği Bir-i Maune hadisesi, Hz. Peygamber'i çok derinden etkileyen bir olaydır. Enes b Malik'in gözlemine göre Allah Rasulü'nü hiçbir hadise bu kadar üzmemiştir. Yine bazı Müslümanları hapsedip dinlerini yaşamaya olan Mudar kabilesine de kunut yaparak beddua etmiştir. Hz. Peygamber bu kunutlarını sınırlı bir zaman dilimi içerisinde yapmıştır. Konuyla ilgili rivayetlerin büyük bir kısmına göre; bu süre bir ay civarındadır. Nitekim Hz. Peygamber Murdar kabilesine beddua maksatlı bir süre kunut okumuş, ancak kabul olunup hapsedilen kişiler ellerinden kurtulduğunda onlara kunut okumayı da derhal sonlandırmıştır.
Aslında bütün bu hadiselerdeki tavrı; Allah Rasulü'nün rahmet ve merhamet Peygamber'i olmasının bir tezahürüdür. Nitekim bu tavrını beddualarında dahi gözlemlemekteyiz. Zira Kureyş'e ettiği beddua sonucu müşrikler kıtlık çekmeye başlamışlar ancak, Ebu Süfyan'ın isteği üzerine Hz. Peygamber dua etmiş ve sıkıntılar da ortadan kalkmıştır. Peygamber'in bazı sitem ve bedduaları Yüce Allah tarafından kabul buyrulmuş ve zikrettiği isimler henüz çok vakit geçmeden kötü akıbetlere uğratılmıştır. Buna karşın Hz. Peygamber'in yaptığı beddua ve sitemler hakkında ise Allah'tan uyarı gelmiştir. Bu uyarılar üzerine Hz. Peygamber, o kişi veya kabilelere beddua ve sitem etmeyi sonlandırmıştır. Bu da Hz. Peygamber'in diğer davranışları gibi beddualarının da vahyin kontrolünde olduğunu ve Allah'ın muradına olmayanları hakkında uyarıldığını açıkça göstermektedir. Öte yandan müşrikler veya münafıklar hakkında Yüce Allah da Kur'an'da lanet ve beddua ifadeleri kullanmıştır. Hz. Muhammed (s.a.s.)'den önceki bazı Peygamberler ‘in de ve kafirlere yönelik beddua ettiğini bizzat Kur'an-ı Kerim haber vermektedir.
Kur’an’da yer alan ifadelerinden de görüleceği gibi bazı Peygamberler Allah’ı inkar eden ve gönderdiği elçisini yalanlayanlara karşı beddua etmişlerdir.
Netice itibariyle Allah Rasulü yapılan zulüm ve işkencelere karşı Allah tarafından kabul edileceğini bildiği halde yine de hemen bedduaya sarılmamış , İslam'a ve Müslümanlara yönelik yapılan eylemlere karşı nadiren beddua etme yoluna gitmiştir.
(Kaynak: HZ. PEYGAMBER VE BEDDUA DOÇ.DR.ARİF ULU RAĞBET YAYINLARI SAYFA:211-213)
Allah Razı Olsun Abi.Bu olayı bilmiyordum.

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148