Alıntı:
HavasMuhasibi Nickli Üyeden Alıntı
Kıymetli kardeşim, senin iyi niyetle dua ettiğini varsayıyorum, ama burada çok hassas bir çizgi var. Dua elbette ki meşrudur. Esmalarla, Allah’ın isimleriyle dua etmek de pek güzeldir, evliyaların dualarında da bunlar elbette var. Ama mesele niyetle alakalı.
Bir kişinin kalbinin Allah’ın dilemesiyle değişmesi ayrı bir şey, bir kişinin iradesini değiştirmeye çalışmak için özel dualar, sayılar veyahut yöntemler kullanmak başka bir şeydir. Buradaki fark ince ama çok önemli.
Yani sen dua ederek etki etmek mi istiyorsun yoksa Allah’a tevekkül edip sonucu O’na mı bırakıyorsun?
Eğer “şu kişi beni sevsin” veyahut “şu kişinin kalbi bana dönsün” gibi bir irade hedefliyorsan, bu dua olmaktan çıkar; iradeye müdahale niyetiyle yapılan bir uygulama halini alır. Bu da klasik anlamda büyü tarifine girer.
Bakara suresi 102nci ayette Rahman “Onlar, karı-koca arasını ayıracak şeyleri öğreniyorlardı...” buyurur. Yani biriyle birini ayırmak da birini birine meylettirmek de Allah’ın koyduğu düzene insan eliyle müdahale etmeye girer.
Kimse sana “dua etme” demiyor. Elbette dua et, Allah’tan en hayırlısını iste. Ama bu dua teslimiyetle olur. Yönlendirme amacıyla değil. Bahsimiz bunu ifade etmekti. Hadsizliğimiz ya da yanlış anlaşılmamız olduysa affola, zira bu acizliğimizdendir.
|
Eyvallah güzel yazmışınız ama ben hadisten delil getiriyorum sihir olsa hadis olabilir mi burda Niyet etmene gerek yokki zaten falanı bana musahhar eyle kalbini yumşat diyorsun Allahın takdiri dua bu istersen esmalarla niyet ederek belirli sayılarda oku dile, bekle büyük alimler bazıları kabul etmese de evliya zatlar böyle dualar ederlemiydi sihir nedir nelerle yapılır kaç grup altında bahsedilmiş önce iyi bilmek gerekiyor
Reddül Muhtardan
Hanefi fukahâsına göre, galiba sihir ile küfrü gerektiren şey murad edilmektedir. Nitekim Allah Teâlâ'nın :
"Halbuki onlar (o iki melek); Biz ancak fitneyiz (imtihan için gönderilmişizdir), sakın (sihir , büyü yapıp da) kâfir olma, demedikçe hiçbir kimseye (sihir) öğretmezlerdi." (Bakara Sûresi: âyet: 102) âyet-i kerîmesi de bunu ifade etmektedir . Buna göre küfrü gerektirmeyen şeye sîhir denilmez. Nitekim Muhtârâtü'n-Nevazil'de "Gözbağcılığı ile tılsım sihir değildir ." diye geçen ifadede de bunu teyid etmektedir . Bundan dolayı Hâniyye'nin Hazr Bahsinde:
Sihrin tesirine inanmadığı halde tecrübe ve denemek için yapan kâfir olmaz. diye zikredilmiştir . Bundan anlaşılmıştır ki, sihrin tesirine inanmayan veya küfrü gerektiren bir şey yapmayan kimseye "sihir yapıcı" denmez, işin hakikatını Allah Teâlâ Hazretleri bilir.
Zeylaî dedi ki: «İbn Mesuttan (R.A.) rivayet ediliyor ki; Allah'ın Resû-lü'nden şöyle dediğini işitti:
Şüphesiz ki rukye (yani efsun) temaim (yani nazar boncuklan), tivele (yani üzerine sihir veya efsun okunan ip veya kâğıt) şirktir.» Hadisi Ebû Dâvûd ve İbni Mace rivayet etmişlerdir.
Hadisin metninde geçmekte olan TİVELE-sihrin bir cinsidir. El-Esmaî dedi ki:
«O karıyı kocasına şirin göstermektir.» Urve bin Mâlik'ten rivayet ediliyor. Buyurdular:
«Biz cahiliye döneminde efsun yaptırıyorduk. Dedik ki:
- Ey Allahın Resulü, bizim şu yaptığımız efsunu nasıl görüyorsun? Buyurdular:
- Onu, yani efsunlarınızı bana getirip gösteriniz. Efsunda şirk olmadıkça hiç bir beis yoktur. Hadisi Müslim ve Ebû Dâvûd rivayet etti. Bu ibarenin tamamı oradadır. Oradan bunların bir kısmını Nazar {bak-mak) faslından biraz önce naklettik ve böylece İbn Şahne'nin, taviz'i (okuma) sihirden bir çeşit sihir kabul etmek fikri bertaraf edildi.
İbn-i Abidin Reddül Muhtar
Aliyyu'l-Karî tivele şöyle tarif eder Bu bir nevi sihirdir. Ya üzerine sihir okunan bir ipliktir, yahut yine üzerine sihir yazılan bir kağıttır, muhabbet veya bir başka maksadla yapılır.
Sihir sözlerinin de şirk sözleri olduğu nu fakih ler bildirmişler
Sihir bahsine bakan daha iyi anlayacak dualarla esmalarla okuma sihir olmuyor olmuyorsa böyle okuma yapanlara sihir yapıyor diye bakmakta nekadar günahtır orasını bilemem.