Alıntı:
resh3434 Nickli Üyeden Alıntı
Cevabınızda birkaç temel sorun var... Cümleleriniz... hamasi söylemlerle bezenmiş... istatistiksel yanılsamalara dayalı... ve dinin ruhunu anlamaktan uzak bir yaklaşıma işaret ediyor... Açıklayayım...
1.) "Bu ülkede 5 vakit namaz kılan nüfus %8" demekle... sert yaklaşımların etkisini küçümseyemezsiniz...
Ben demedim ki... sadece sert yaklaşımlar yüzünden insanlar namazdan uzak... Ancak bu... önemli etkenlerden biridir... Psikoloji... sosyoloji.. yaklaşımlar ve binlerce örnek... dışlayıcı din dilinin insanları imandan değilse bile ibadetten soğuttuğunu kanıtlıyor... 1990’lardan bugüne tarikat... cemaat ve mahalle baskısı altında büyüyen birçok genç bugün deist ya da ateist... Neden...
Çünkü dinin merhamet dili yerine... cehennem tehdidiyle yoğrulmuş bir korku dili sunuldu... Bunu görmek istemiyorsanız... mesele sizin körlüğünüzdür...
2). "Senin söylemlerin hamaset" diyorsun ama... kendi yazın baştan sona duygusal hamaset içeriyor...
Ben... tek bir kişiyi bile kınamadan... sadece insanların yeniden namaza yönelmesine dair bir hatırlatma yaptım... Senin yaptığın ise şu...
Ahlaksızlık... edepsizlik... ateizm... yüzde 92... tırnakta oje... 10 milyon... falanca adam...
Hepsi... duygusal savrulma ve bağlamdan kopuk genellemeler... Tartışmanın özü kaybolmuş...
3.) "Dinde şüphe olmaz... vesvese olanın ameli sahih olmaz" gibi ifadeler... İLMÎ değil... slogandır...
Dinde şüphe olmaz mı... Elbette şüphe... kalbi ifsat eder... Ama vesvese başka bir şeydir... şüphe başka bir şey... Vesvese... kalpte istenmeden doğan rahatsız edici düşüncelerdir ve rahmetin konusudur... Zaten bu yüzden Peygamberimiz (sav) “O vesveseyi şeytan verir... önemsemeyin” buyurmuştur...
Senin söylediğin gibi olsa... binlerce vesveseyle boğuşan takva sahibi insanın ameli çöpe giderdi ki bu... ne Kur’an’a ne Sünnet’e uygundur...
4.) "Tırnağı ojeli kadınların namazı kabul olmadı" gibi bir örneği... genel geçer fetva gibi sunamazsınız...
Ojeyle abdest meselesi... ihtilaflı bir konudur... Fıkıh mezhepleri... suyun deriye ulaşması esasına göre farklı yorumlar getirmiştir... Ama sen kalkıp “o kadınların yıllarca namazı kabul olmadı” diyorsan... gaybı konuşuyorsun...
Kimin ibadetinin kabul olduğu sadece Allah’a aittir... Bu kadar büyük laf etmeye kimse yetkili değildir...
5.) "Nasıl kılarsan kıl olmaz" demek... İslam’ın merhamet kapısını kapatmaktır...
İbadetlerde şekil kadar... niyetin de değeri vardır... Bir insan öğrenme çabasındaysa... eksik veya yanlış yaptıysa... ama samimiyse... bu insanı Allah reddetmez... Delil mi istiyorsun...
“Rabbimiz... Unuttuklarımızdan ya da yanıldıklarımızdan dolayı bizi sorumlu tutma...”
(Bakara... 286)
Ve Rasulullah (sav) bu ayet indiğinde... “Allah kabul etti” buyurdu... (Müslim)
Sonuç...
Ben kimseye... "nasıl kılarsan kıl" demedim... Ama öğrenme sürecinde olan insanları yargılamayın dedim... Dinin rahmet kapısını... Allah’ın adına siz daraltamazsınız... Kimin ne niyetle ne yaptığına dair bu denli keskin hükümler vermek... kendini Allah yerine koymakla eşdeğerdir...
Yazımı tekrar okuyun... Ben “fetva” vermiyorum... “umut kapısını hatırlatıyorum”... Fark buysa... mesele sizin kalıplaşmış öfke dininizle... benim rahmet merkezli yaklaşımım arasındadır...
Selametle...
Ama lütfen... “bilgiyle” cevap verin... sloganla değil...
|
ben cok uzun yazıları hic okuman çunku icinde bolca laf kalabaligi cok bilmislik ve divan edebiyati tarzi süslu sozler vardir,
bu kadar çeneye verecek cevap cokta benim buna vaktim yok
seninki boş adam meşguliyeti, benim buna zamanim yok....
Alıntı:
resh3434 Nickli Üyeden Alıntı
Cevabınızda birkaç temel sorun var... Cümleleriniz... hamasi söylemlerle bezenmiş... istatistiksel yanılsamalara dayalı... ve dinin ruhunu anlamaktan uzak bir yaklaşıma işaret ediyor... Açıklayayım...
1.) "Bu ülkede 5 vakit namaz kılan nüfus %8" demekle... sert yaklaşımların etkisini küçümseyemezsiniz...
Ben demedim ki... sadece sert yaklaşımlar yüzünden insanlar namazdan uzak... Ancak bu... önemli etkenlerden biridir... Psikoloji... sosyoloji.. yaklaşımlar ve binlerce örnek... dışlayıcı din dilinin insanları imandan değilse bile ibadetten soğuttuğunu kanıtlıyor... 1990’lardan bugüne tarikat... cemaat ve mahalle baskısı altında büyüyen birçok genç bugün deist ya da ateist... Neden...
Çünkü dinin merhamet dili yerine... cehennem tehdidiyle yoğrulmuş bir korku dili sunuldu... Bunu görmek istemiyorsanız... mesele sizin körlüğünüzdür...
2). "Senin söylemlerin hamaset" diyorsun ama... kendi yazın baştan sona duygusal hamaset içeriyor...
Ben... tek bir kişiyi bile kınamadan... sadece insanların yeniden namaza yönelmesine dair bir hatırlatma yaptım... Senin yaptığın ise şu...
Ahlaksızlık... edepsizlik... ateizm... yüzde 92... tırnakta oje... 10 milyon... falanca adam...
Hepsi... duygusal savrulma ve bağlamdan kopuk genellemeler... Tartışmanın özü kaybolmuş...
3.) "Dinde şüphe olmaz... vesvese olanın ameli sahih olmaz" gibi ifadeler... İLMÎ değil... slogandır...
Dinde şüphe olmaz mı... Elbette şüphe... kalbi ifsat eder... Ama vesvese başka bir şeydir... şüphe başka bir şey... Vesvese... kalpte istenmeden doğan rahatsız edici düşüncelerdir ve rahmetin konusudur... Zaten bu yüzden Peygamberimiz (sav) “O vesveseyi şeytan verir... önemsemeyin” buyurmuştur...
Senin söylediğin gibi olsa... binlerce vesveseyle boğuşan takva sahibi insanın ameli çöpe giderdi ki bu... ne Kur’an’a ne Sünnet’e uygundur...
4.) "Tırnağı ojeli kadınların namazı kabul olmadı" gibi bir örneği... genel geçer fetva gibi sunamazsınız...
Ojeyle abdest meselesi... ihtilaflı bir konudur... Fıkıh mezhepleri... suyun deriye ulaşması esasına göre farklı yorumlar getirmiştir... Ama sen kalkıp “o kadınların yıllarca namazı kabul olmadı” diyorsan... gaybı konuşuyorsun...
Kimin ibadetinin kabul olduğu sadece Allah’a aittir... Bu kadar büyük laf etmeye kimse yetkili değildir...
5.) "Nasıl kılarsan kıl olmaz" demek... İslam’ın merhamet kapısını kapatmaktır...
İbadetlerde şekil kadar... niyetin de değeri vardır... Bir insan öğrenme çabasındaysa... eksik veya yanlış yaptıysa... ama samimiyse... bu insanı Allah reddetmez... Delil mi istiyorsun...
“Rabbimiz... Unuttuklarımızdan ya da yanıldıklarımızdan dolayı bizi sorumlu tutma...”
(Bakara... 286)
Ve Rasulullah (sav) bu ayet indiğinde... “Allah kabul etti” buyurdu... (Müslim)
Sonuç...
Ben kimseye... "nasıl kılarsan kıl" demedim... Ama öğrenme sürecinde olan insanları yargılamayın dedim... Dinin rahmet kapısını... Allah’ın adına siz daraltamazsınız... Kimin ne niyetle ne yaptığına dair bu denli keskin hükümler vermek... kendini Allah yerine koymakla eşdeğerdir...
Yazımı tekrar okuyun... Ben “fetva” vermiyorum... “umut kapısını hatırlatıyorum”... Fark buysa... mesele sizin kalıplaşmış öfke dininizle... benim rahmet merkezli yaklaşımım arasındadır...
Selametle...
Ama lütfen... “bilgiyle” cevap verin... sloganla değil...
|
son cumleye baktim da,
Ben kimseye... "nasıl kılarsan kıl" demedim... Ama öğrenme sürecinde olan insanları yargılamayın dedim...
sen bu nasil kilarsan kil lafini kendi üstune mi aldin?
bu cok tuhaf olmuş....