Alıntı:
Virgo Nickli Üyeden Alıntı
Merhaba
Ya Rakib esması ile "hayvanatın dilini
anlar ve insanların kalbinden geçenleri keşfeder" diye belirtiliyor bu doğru mudur?
Sayısı,
Korunma yapmalı mıyız?
Teşekkürler.
|
Sözlükte "gözlemek, gözetlemek, denetlemek, kontrol etmek, murakabe etmek, gözaltında tutmak; beklemek, intizar etmek" anlamlarındaki "rakb" (rukub/rakabet) kökünden türemiş olan "rakib" kelimesi, "gözleyip kontrol eden" anlamına
gelmektedir.
Bu kelime Kur'an'da beş ayette geçmekte, bunların birinde "gerçekleşecek olan işin akıbetini (sonucunu) gözleyip bekleyen" anlamında kullanılarak Şuayb aleyhisselamı; bir diğerinde insanların bütün söylediklerini dinleyip kaydederek tespit eden" manasında melekleri nitelemektedir. Diğer üç ayette ise bu isim doğrudan zat-ı ilahiyyeye nisbet olunarak: "evrendeki her şeyin O'nun bilgisi, gözetimi, koruması, denetim ve kontrolü al- tında olduğu" hususuna vurguda bulunulmaktadır(Konuyla ilgili ayetler: Hud suresi ayet 93 (fe'rtekibu inni ma'aküm rakib); Kaf suresi ayet 18 (rakibün 'atid); Allah'a yönelik olarak "her şeye hakkıyla nigehban (rakib) olan, herkesin yapıp ettiklerini bilen, her şeyi görüp gözeten" anlamındaki nitelemeler için Nisa suresi ayet 1; Maide suresi ayet 117 Ahzab suresi ayet 52.)
.
"Rakib" ismi, sadece Tirmizi'nin rivayet ettiği Esma-i Hüsna listesinde yer almıştır. Bu ismin taşıdığı geniş anlam içeriğinde "her şeyi hakkıyla bilme, bilgiye konu teşkil eden her şeyi görüp işitme, evrendeki her varlığı gözetip koruma" gibi unsurların bulunduğunu dikkate alan Esma-i Hüsna şarihleri, "rakib" isminin Cenab-ı Hakk'ın "alim", "basir", "semi"", "şehid", "müheymin" e "hafiz" gibi isimlerinin taşıdığı anlamları adeta özetlediğini belirtmişlerdir.
Allah'ın, kullarının bütün hallerini bildiğine, bu ismin insanlar üzerindeki tecelli ve etkilerine dikkat çeken mutasavvıflar, insanlarda “sürekli biçimde Allah'ın gözetim ve denetimi altında bulundukları ve daima O'nun huzurunda oldukları" yönünde bir bilinç sağlayıp bu idrak ve şuuru güçlendirmek üzere "murakabe" denilen bir oto-kontrol sistemi geliştirmişlerdir. Zira onlara göre "ihsan" ve "murakabe" çizgisi üzerinde yürümeye çalışan her kul, “istikamet" denilen anayoldan ayrılmamaya da sürekli özen gösterir. (Kuşeyri et-Tahbir sayfa 63-64)