Tekil Mesaj gösterimi
  #2  
Alt 23.07.25, 09:47
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
☆Yusufiyeli Yusufiyeli isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,915
Forum Puanı: 4548
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
DeadStrom Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Andolsun biz Mûsâ’ya kitabı verdik. Ondan sonra da ardarda peygamberler gönderdik. Meryem Oğlu Îsâ’ya da açık kanıtlar verdik ve onu Rûhulkudüs ile destekledik. Ama ne zaman size bir peygamber nefislerinizin hoşlanmadığı bir şey getirdiyse büyüklendiniz, kimini yalanladınız, kimini de öldürdünüz, doğru değil mi?

Birde ruhul kudusle desteklenmek ne demek ne faydaları var? bir kişi ruhul kudusle destekleniyorsa ne gibi fayda görür ?
Kur'an, Hz. İsa'nın Ruhulkudüs'le desteklendiğini bildirir; ancak bunun ne manaya geldiğini açıklığa kavuşturmak hayli zor görünmektedir. Buradaki zorluğun odak noktası "Ruhulkudüs❞ tabirinin ne ifade ettiği meselesidir. Kur'an'da üçü Hz. İsa (Bakara suresi ayet 87, 253; Maide suresi ayet 110), biri Kur'an'la (Nahl suresi ayet 102) ilgili olarak dört ayette geçen “Ruhulkudüs” tabiri İslam ulemasına göre Cebrail'e karşılık gelir. Nahl suresi 102. ayette Kur'an vahyinin Ruhulkudüs tarafından, Bakara suresi 97. ayette ise Cebrail tarafından Hz. Peygamber'in kalbine/idrakine inzal edildiği belirtilir. Bu iki ayetten hareketle Ruhulkudüs'ün Cebrail'e karşılık geldiğini söylemek gerekir. Ancak "ruh" kelimesinin birçok ayette hem vahiy ve ilhamı, hem vahiy ve ilhamın konusunu, hem de vahyin taşıyıcı unsurunu ifade eder şekilde kullanılması dikkate alındığında, Ruhulkudüs'ün Cebrail'le özdeş olmadığı da söylenebilir.
Mamafih, müfessirlerin hakim kanaatine göre Ruhulkudüs lafzının medlulü Cebrail'dir. Buna mukabil İbn Abbas'tan gelen bir rivayette Ruhulkudüs'ten maksat Hz. İsa'ya ölüleri diriltme imkanı sağlayan ilahi isim (ism-i a'zam), İbn Zeyd'e göre ise İncil'dir;( Taberi, Camiu'l-Beyan, II. 223; Maverdi, en-Nüket ve'l-Uyun, I. 156) ancak bu iki yorum gelenekte yaygın kabul görmemiştir. Cebrail'in "Ruhulkudüs" diye nitelendirilmesiyle ilgili olarak çeşitli ihtimallerden söz edilmiştir. Bunlar şöyle sıralanabilir: (1) Cebrail'in ruhani/latif bir varlık olması; (2) ruhtan yaratılması; (3) inzal ettiği vahiyle dinin canlanması; (4) Allah katında saygın bir mevkii sahibi olması; (5) insanların manen arınmasını sağlayan vahyin nüzulünü sağlaması; (6) ruhaniyet yönü ağır basan bir varlık olması; (6) her türlü günahtan uzak, yani manen temiz/pak bir kul olması.(Maverdi, en-Nüket ve’l-Uyun cilt 1 sayfa 156; Cüşemi, et-Tehzib birinci cilt sayfa 479; Tabersi, Mecmuau’l-Beyan birinci cilt sayfa 231; Fahreddin er-Razi, Mefatihu’l-Gayb 21.cilt sayfa 167-168; İbn Adil, el-Lübab 2.cilt sayfa 266; Kurtubi, el-Cami 2.cilt sayfa 24)
Bu noktada, Cebrail isminin Yahudi kutsal kitaplarında "Allah'ın gücü/kuvveti" manasına geldiğini, bazı İslam alimlerinin bu ismi "güç" manasındaki “cebr" köküyle(Reşid Rıza Tefsirul Menar cilt 1 sayfa 320; İbn Aşur et-Tahrir ve’y-Tenvir, 1.cilt sayfa 620) ve/veya “Allah'ın azameti” manasındaki “ceberutullah" terkibiyle ilişkilendirdiğini,(Salebi el-Keşf ve’l-Beyan , 1.cilt sayfa 240; Muhibbi , Kasdu’s-Sebil 1.cilt sayfa 370) ayrica Enfal suresi ayet 46. ayetteki "" lafzında olduğu gibi, "rvh/ryh" (ravh/ruh/rih) kökü ve türevlerinin "güç/kuvvet" anlamına geldiğini gözden kaçırmamak gerekir. Ayrıca Ahd-i Atik'te Cebrail (Tanrı'nın adamı veya Tanrı'nın kuvveti) isimli meleğin vahye aracılık ettiğine ilişkin ifadeler bulunduğu da(Daniel 8.cilt sayfa 16-17; 9.cilt sayfa 20-22) bilinmektedir.
Bu bağlamda “ruh" ve "kudüs” kelimelerinin etimolojik ve semantik yapıları üzerinde durmak gerekir. "Ruh" kelimesi çetrefilli olduğundan, ilk olarak görece kolay gibi görünen "kudüs" kelimesini incelemek daha isabetli olabilir. "Kudüs" Arapça- da "temiz, pak, mübarek" manasına gelen (kds, kuds) kökün- den türemiş bir kelime olarak kabul edilir. Kur'an'da mastar (kuds), mübalağalı ism-i fail (kuddus), ism-i mef'ul (mukaddese) ve muzari fiil kalıbında 10 kez geçen "kuds" kökü manevi anlamda temizlik ve paklığı belirtir. Aramca "kudşa"dan türemiş olma ihtimali yüksek görünen "kudüs" kelimesi Hasen el-Basri, Rebi' b. Enes ve İbn Zeyd gibi müfessirler tarafından "Allah'ın ismi" olarak tefsir edilmiştir. İbn Zeyd Allah'ın "kuddus" ve "kudüs" isimlerinin aynı manaya geldiğini de söy- lemiştir. Diğer bazı müfessirler ise "kudüs" kelimesine "temiz, pak, bereket" manası vermişlerdir.(Maverdi, en-Nüket ve’-Uyun, 1.cilt sayfa 156; Semani, Tefsiru’l-Kur’an 1.cilt sayfa 106)
Mücadile suresi 22. ayette, Allah'ın mü'minleri kendisinden bir ruhla
teyit ettigini bildiren ‘’ وَأَيَّدَهُمْ بِرُوحٍ مِنْهُ’’ ifadesi üzerinde de durmak gerekir. Bu ifadedeki "ruh" kelimesine rahmet, iman ruhu/nuru, hidayet, düşmana karşı yardım gibi farklı manalar takdir edilmiş, bunun yanında söz konusu kelime Şura suresi 52. ayetteki bir ifadeye atıfla dolaylı olarak vahiy ve Cebrail’le de ilişkilendirilmiştir. (Fahreddin er-Razi, Mefatihu’l-Gayb 29.cilt sayfa 241)
Ayrıca birçok hadis mecmuasında, Hz. Peygamber'in şair Hassan b. Sabit'e, "Allahım! Hassan'ı Ruhulkudüs'le teyit et!" diye dua ettiği nakledilmiştir.( İbn Hanbel, el-Müsned, XXVI. 267; Buhar, "Bed'ü'l-Halk" 6; "Meğazi" 30; Ebu Davud,"Edeb" 95; Beyhaki, es-Sünenü'l-Kübra, X. 402.)
Kur'an'da "ruh" ve "Ruhulkudüs" lafızlarının hangi maksatla zikredildiği meselesine gelince Nahl suresi 102. Ayetteki ‘’ قُلْ نَزَّلَهُ رُوحُ الْقُدُسِ مِنْ رَبِّ’’
ifadesi, Hz. Peygamber'in nübüvvetini ve vahyi inkar edenlere karşı Kur'an'ın Allah tarafından kutsal ruh aracılığıyla inzal edildiğini vurgulamak için inmiştir. Ruhun kutsiyetle nitelendirilmesi vahyin kaynağına cinler, şeytanlar gibi hiçbir şerir varlığın müdahale edemediğine işarettir. Çünkü "kudüs", temiz/pak anlamına gelen bir kelimedir.
Bu açıdan bakıldığında Ruhulkudüs'ün doğrudan doğruya Cebrail İncil'e değil, Allah'a ilişkin bir niteleme olduğu söylenebilir. Dolayısıyla Ruhulkudüs tabiri vahyin ilahi menşeini ve/veya Allah tarafından inzal edildiğini belirtir. Nitekim tefsir geleneğinde, "kudüs" ke- limesinin Allah'ın “kuddus" ismine atıfta bulunduğu da ifade edilmiştir. Aynı şekilde "er-ruhu'l-emin" terkibi de vahyin ilahi kaynaklı olduğuna ilişkin şüpheleri bertaraf etmeye yöneliktir. Özellikle "emin" sıfatı bunu gösterir.
Bazı müfessirler Şura suresi 52. ayette Kur'an vahyinin "ruh" diye nitelendirilmesini mecazen cahillik ve kafirliği ifade eden "manevi ölüm" halinden insanları kurtarıp imanla hayata döndürmesi diye yorumlarken İbn Aşur da bu ayette ruhun mecazi olarak şeriata işaret ettiğini, şeriattaki rehberliğin cesede hulul edip hayat veren ruha benzediğini Şura suresi 52. ayette vahyin "ruh" ve "emr" kelimeleriyle birlikte zikredilmesi, "Sana ruh hakkında soruyorlar" mealindeki ifadeyle başlayan İsra suresi 85. Ayette iki defa zikredilen ‘’ruh’’ kelimesinin vahiyle ilgili olduğuna ilişkin yorumu da pekiştirir.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148