
24.07.25, 12:26
|
 |
|
|
Üyelik tarihi: 21.11.23
Bulunduğu yer: Ezel ile Ebed Arasında
Mesajlar: 329
Forum Puanı: 1014
Etiketlendiği Mesaj: 28 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
|
|
Alıntı:
DeadStrom Nickli Üyeden Alıntı
Hasta birisinin günahları dökülüyor diyorlar zaten tevbe ederse bütün günahlarını affeder diyorlarki derecesi yükseliyor zaten iyi işler yaparsa yine derecesi yükselir. diyorlarki allah kendisine yakınlaştırıyor ama zaten allah kendi sevgisini kalbe koydu mu tokata hastalığa gerek varmıdır ki bu da olmadı .allah diyorlarki sağlığının kıymetini anlaması için ama zaten hasta baskalarına baktığı zaman kendi sağlının kıymetini anlıyorsun örneğin bir deliye baktığında kendi haline zaten şükrediyorsun. Birde allah denemek için diyorlar işte bak hasta oldu acaba buna rağmen sevecek mi ama bunu başka şekilde de yapabilir allah örneğin sağlıklı olursun allah için savaşırsın ölürsün böyle de allaha sevgini göstermiş olursun illa hastalıkla olacak bişey değil demi başka şekilde de oluyormuş değil mi o zaman bu da değil. diyorlarda diyorlar ama bir tane mantıklı açıklama yapan göremedim. bu hastalıkların hikmeti nedir söyleyebilirmisniz?
|
Onun bunun dediğine çok kulak asma. Biz Kur'an ve sünnete bakarız. Böyle baktığımızda hastalık bazen bir musibet/imtihan bazen de bir nimet/ödüldür.
Kur'an'da;
Bakara suresi 155nci ayet: "Andolsun ki sizi biraz korku, açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele!" buyrulur. "Canlardan eksiltme" noktası tefsirlerde doğrudan hastalık ve ölüm olarak yorumlanmıştır. Bu bir imtihandır. Kim sabrederse, müjdelenmiştir. Yani sabreden nimete gark olacaktır.
Hz.Eyyüb aleyhisselamı da hastalık konusunda anmamak olmaz, Enbiya suresi 83ncü ayette de Rabbimiz; "Ve Eyüp’ü de hatırla. Hani Rabbine şöyle seslenmişti: 'Başıma bu dert geldi. Sen merhametlilerin en merhametlisisin." buyrulmuştur. Eyyüb aleyhisselam yıllarca süren ağır hastalınağa rağmen Allah’tan asla yüz çevirmedi. Yani hastalık bir sabır testiydi, sabretti ve Allahın yolundan bir an bile şüpheye düşüp dönmedi.
Bazı ayetlerde de musibetlerin uyarıcı niteliğinden bahseder Rahman.
Dolayısıyla yukarıdaki ayetleri göz önünde bulundurarak bazen uyarı, bazen imtihan, bazen nimet, bazen de ödüldür hasta olmak.
Hadislerden devam edelim;
Buhari ve Müslimden rivayetle Efendimiz (S.A.V.): "Müslümana bir yorgunluk, hastalık, tasa, keder, eziyet, sıkıntı isabet ederse, hatta ayağına diken batsa bile Allah, bu sebeble onun günahlarını bağışlar." buyurmuşlardır. Küçük günahların kefareti gibi düşünülebilir. Yani bu bir fırsat. Bunu nasuh bir tövbeyle güzelleştirip o hastalıktan tertemiz kurtulmak ne mübarek bir durum olurdu.
Buhariden rivayet başka bir hadiste Efendimiz (S.A.V.):
"Allah bir kula hayır murad ederse, ona musibet verir." buyurmuşlar. Buradan da hastalığın aslında bir ceza değil, tam aksine Allah katından gelen bir lütuf olduğunu görüyoruz.
Gördüğün üzere kardeşim kişiye göre, duruma göre hastalığın nihayeti ve akıbeti belli oluyor. Rahmeti büyük olan Allah cümle hasta kullarına şifa, dertlilerine deva nasip eylesin.
Hastalıkta tefekkürü artırmak ve tevekkül edip sürekli Allah'ı anmak en büyük devalardan olsa gerektir kardeşim. Çünkü yüce Allah bir ayetinde, "...onlar yanları üstüne yatarken bile Allah'ı zikreder" buyurur. Hasta ve aciz dahi olsan Allah'ı zikretmekten mahrum olma. Allah dilini dahi alsa kalbinle zikret...
|