
24.07.25, 12:42
|
|
Gayretli üye
|
|
Üyelik tarihi: 25.10.23
Bulunduğu yer: bursa
Mesajlar: 472
Forum Puanı: 1153
Etiketlendiği Mesaj: 6 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
|
|
Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı
tahmin ediyorum sen müslüman çocuğusun ve sende müslumansin,
bu sorular ya din hakkinda hiç bir sey bilmeyen ömrüb ot gibi gecmis kişilerin sozleridir, yada yeni islama girmis dininhic bir seyi bilmeyenin sözleridir,
dün kurandavher sey var diyordun ya iste bu sorulsr cevabi kuranda apaçık net olarak var
bakara suresi 155- 156-157.ayetlerde
Allah azimuşşan bu ayetlerde şöyle diyor...
﴾155﴿ Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele!
﴾156﴿ Onlar, başlarına bir musibet geldiğinde, “Doğrusu biz Allah’a aidiz ve kuşkusuz O’na döneceğiz” derler.
﴾157﴿ İşte rablerinin lütufları ve rahmeti bunlar içindir ve işte doğru yola ulaşmış olanlar da bunlardır.
nasil sorunun cevabi burada mi...
|
O zaman diyorsun ki bende cevabını bilmiyorum allahın hikmetidir bu akıl sır ermez ama iyi bişeydir. Bende biraz düşününce bunu doğru kabul ettim. Gerçekten de allahın hikmeti ama biz insanlar anlayamıyoruz ama iyi bişey allah iyi bişey yapıyor.
Alıntı:
HavasMuhasibi Nickli Üyeden Alıntı
Onun bunun dediğine çok kulak asma. Biz Kur'an ve sünnete bakarız. Böyle baktığımızda hastalık bazen bir musibet/imtihan bazen de bir nimet/ödüldür.
Kur'an'da;
Bakara suresi 155nci ayet: "Andolsun ki sizi biraz korku, açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele!" buyrulur. "Canlardan eksiltme" noktası tefsirlerde doğrudan hastalık ve ölüm olarak yorumlanmıştır. Bu bir imtihandır. Kim sabrederse, müjdelenmiştir. Yani sabreden nimete gark olacaktır.
Hz.Eyyüb aleyhisselamı da hastalık konusunda anmamak olmaz, Enbiya suresi 83ncü ayette de Rabbimiz; "Ve Eyüp’ü de hatırla. Hani Rabbine şöyle seslenmişti: 'Başıma bu dert geldi. Sen merhametlilerin en merhametlisisin." buyrulmuştur. Eyyüb aleyhisselam yıllarca süren ağır hastalınağa rağmen Allah’tan asla yüz çevirmedi. Yani hastalık bir sabır testiydi, sabretti ve Allahın yolundan bir an bile şüpheye düşüp dönmedi.
Bazı ayetlerde de musibetlerin uyarıcı niteliğinden bahseder Rahman.
Dolayısıyla yukarıdaki ayetleri göz önünde bulundurarak bazen uyarı, bazen imtihan, bazen nimet, bazen de ödüldür hasta olmak.
Hadislerden devam edelim;
Buhari ve Müslimden rivayetle Efendimiz (S.A.V.): "Müslümana bir yorgunluk, hastalık, tasa, keder, eziyet, sıkıntı isabet ederse, hatta ayağına diken batsa bile Allah, bu sebeble onun günahlarını bağışlar." buyurmuşlardır. Küçük günahların kefareti gibi düşünülebilir. Yani bu bir fırsat. Bunu nasuh bir tövbeyle güzelleştirip o hastalıktan tertemiz kurtulmak ne mübarek bir durum olurdu.
Buhariden rivayet başka bir hadiste Efendimiz (S.A.V.):
"Allah bir kula hayır murad ederse, ona musibet verir." buyurmuşlar. Buradan da hastalığın aslında bir ceza değil, tam aksine Allah katından gelen bir lütuf olduğunu görüyoruz.
Gördüğün üzere kardeşim kişiye göre, duruma göre hastalığın nihayeti ve akıbeti belli oluyor. Rahmeti büyük olan Allah cümle hasta kullarına şifa, dertlilerine deva nasip eylesin.
Hastalıkta tefekkürü artırmak ve tevekkül edip sürekli Allah'ı anmak en büyük devalardan olsa gerektir kardeşim. Çünkü yüce Allah bir ayetinde, "...onlar yanları üstüne yatarken bile Allah'ı zikreder" buyurur. Hasta ve aciz dahi olsan Allah'ı zikretmekten mahrum olma. Allah dilini dahi alsa kalbinle zikret...
|
Allahın hikmetidir hastalıklar kardeşim nasıl olduğu neden olduğuna bizim aklımız ermiyor ama allahın hasta ederek hikmet yaptığı yani iyi bişey yaptığı kesin.
|