«Hadis ulemasından bir cemaat Ebu Hureyre'den şu hadisi rivayet etmişlerdir: Rasulullah (s.a.v.), «Bir kimse güneş batmazdan önce ikindinin bir rekatına yetişirse ikindiye yetişmiş demektir. Ve her kim güneş doğmazdan önce sabah namazının bir rekatına yetişirse sabah na- mazına yetişmiş demektir», buyurdular. Siz bu hadise ne dersiniz? şeklinde bir sual varid olursa şöyle cevap verilir: Bu hadisle üç kerahet vaktinde namaz kılmayı yasaklayan hadis taaruz edince biz kıyasa müracaat ettik. Nitekim taaruz halinde hüküm budur. Neticede bu hadisin hükmünü ikindi namazı hakkında, yasak hükmünü de sabah namazı hakkında tercih ettik. «Nihaye» şerhinde de böyle denilmiştir».
Şu da var ki İmam Tahavi, «Bu hadis, yasak eden naslarla nesh edilmiştir.» demiş; ikindinin de sabah namazı gibi batıl olduğunu iddia etmiş ve, «Aksi takdirde hadisin bir kısmiyle amel edip bir kısmına sırf sabah namazında nakıs kamilin üzerine gelmiştir. O günün ikindisi öyle değildir, sözüyle terk etmiş olmamız lazım gelir. Halbuki noksanlık ikindiye başında, sabah namazına sonunda arız olmuştur. Binaenaleyh her iki vakitte namaz batıl olur.» demiştir. «Burhan» sahibi buna şöyle cevap vermiştir: «Bu vakit ikindinin farz olmasına sebeptir. Hatta o vakitte Müslüman olan veya büluğa eren kimseye namaz farz olur. Namazın vücubuna sebep olsun da o vakitte eda sahih olmasın mümkün değildir». Tamamı «Nuh» haşiyesindedir.
«Kerahet vaktinde başlanan namaz kerahet-i tahrimiyye ile mün'akit, yani kılınmış olur». Mekruhtur sözü hakikaten mekruh ile memnu fiillere şamil olduğu için Musannıf mücmel bıraktığı yeri izah maksadiyle bu cümleyi getirmiştir. T
(Kaynak: REDDÜ'L-MUHTAR ALE'D - DÜRRÜ'L-MUHTAR Cilt: II Müellifi IBN-İ ABİDİN Tercüme eden AHMED DAVUDOĞLU ŞAMİL YAYINEVİ İstanbul – 1982 sayfa 46-47)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
|