Alıntı:
HavasMuhasibi Nickli Üyeden Alıntı
Her millet helak olduğunda aslında onlar için kıyamet kopmuş sayılır.
Ad kavmi helakını, semud kavmi helakını, nuh tufanını ya da günümüzde bir karınca yuvasına erimiş metal döküp müzelerde sergileyen insanoğlunu düşün. Son örnekte karıncalar için kıyamet kopmuştur değil mi? Milyonlarca yıl önce meteor çarpması varsayımı ile ölen dinozorlar için de kıyamet kopmuştur. Bazen denizlerde çok büyük bir balık sürüsünün insanoğlunun yaptığı bir bombayı test ederken helak olduğunu görürüz. İşte, bu balıklar için kıyamet değil de nedir? Onlar kadar küçülüp bakalım olaya...
Kişi öldüğü zaman da buna küçük kıyamet denir. Allahualem, berzahta vakit çabuk geçer, bizim için bir yıl, kıyameti kopmuş olanlar için bir saniyeye denktir belki.
Ayrıyyetten "Her ümmetin bir eceli vardır" buyurur Rahman Araf suresinde. O ecel geldiğinde, ne bir an geri kalırlar ne de öne geçebilirler... O halde her topluluğun her canlının ve her medeniyetin bir kıyameti olsa gerektir. Bu kıyamet bazen bir tufanla bazen de bir zelzeleyle gelebilir. En büyük kıyamet ise hesap gününe bizi götürecek olan kıyamet olsa gerektir.
Hangi kıyamet olursa olsun, esas sorgulamamız gereken, biz kıyamete ne kadar hazırız?
Her gece ölüp, her sabah yeniden dirilmenin provasını yaptığımız bu hayatta, gerçek kıyamete ne kadar hazırız?
Sözü uzattık hakkınızı helal ediniz.
Efendimizin hadisiyle sözü bitirelim o vakit; "Kıyamet kopuyor olsa bile elinizde bir fidan varsa, onu dikin." çünkü kıyamet bir son değil, bir başlangıçtır.
|
Çok teşekkür ederim. Söz uzun olsa da boş söz değil. Hakkım helal olsun tabii ki. Asıl siz helal edin hakkınızı, bu kadar bilgiyi aktardığınız için.
Oradaki bir gün buranın bin yılına eşitse sanırım 2 saat kadar kalıp gidiyoruz dünyadan.