Müslim, Enes'den rivayet ettiğine göre, Peygamber (sav)'in ashabından bir gurup, Peygamber (sav)'in hanımlarından onun gizlice işlediği amellere dair soru sordular Daha sonra onlardan birisi: Ben kadınlarla evlenmeyeceğim dedi. Bir diğerleri: Ben de et yemeyeceğim, dedi. Bir başkası ise: Döşek üzerinde uyumayacağım dedi. Peygamber (sav) Allah'a hamd-ü senada bulunduktan sonra şöyle buyurdu: "Şöyle şöyle diyen bir topluluğa ne oluyor ki işte ben namazda kılıyorum uyuyorum da. Oruç da tutuyorum, orucumu açtığımda oluyor. Kadınlarla da evleniyorum. Benim sünnetimden yüz çeviren benden değildir. (Müslim, Nikah 5; Nesai, Nikah 4)
Bu hadisi Buhari de yine Enes'den rivayet etmiştir. Lafzı da şöyledir: Enes dedi ki: Peygamber (sav)'in hanımlarının odalarına üç kişi gelerek Peygamber efendimizin ibadetine dair soru sordular. Onlara (bu hususta istekleri) haber verilince, bunu (kendileri için) azımsar gibi oldular ve şöyle dediler: Biz nerede, Peygamber (sav) nerede.? Allah onun geçmiş ve gelecek bütün günahlarını bağışlamış bulunuyor. Onlardan birisi şöyle dedi: Ben ebediyen gece namazı kılacağım. Diğeri ise: Ben de sene boyunca oruç tutacağım ve asla oruç açmayacağım dedi. Öteki de: Ben de kadınlardan uzak duracağım, ebediyen evlenmeyeceğim dedi. Rasulullah (sav) gelip şöyle buyurdu: “Şöyle şöyle diyenler sizler misiniz?. Bana gelince, Allah'a yemin ederim aranızda Allah'tan en çok korkanınız, O'na karşı en takvalı olanınız benim. Ama ben, oruç da tutarım, oruç açarım da. Namaz da kılarım, uyurum da. Hanımlarla da evlenirim. Kim benim sünnetimden yüz çevirecek olursa 0, benden değildir." (Buhari, Nikah 1; Müsned, III, 241.)
Buhari ve Müslim'de Sa'd b. Ebi Vakkas'dan şöyle dediğini rivayet etmektedirler: Osman b. Maz'un, kadınlardan temelli olarak uzaklaşmayı ve evlenmemeyi istedi de Peygamber (sav) ona böyle yapmasını yasakladı. Şayet bu işi için ona cevaz vermiş olsaydı, biz de kendimizi buracaktık. (Buhari, Nikah 8; Müslim Nikah 7; Nesai, Nikah 4; Müsned, I, 175.)
İmam Ahmed b. Hanbel (r.a) da Müsned'inde şunu rivayet etmektedir: Bize Ebu'l-Muğire anlattı dedi ki: Bize, Muan b. Rifaa anlattı, dedi ki: Bana, Ali b. Yezid, el-Kasım'dan anlattı. O, Ebu Umame el-Bahili (r.a)'dan şöyle dediğini nakletti: Rasulullah (sav) ile seriyelerinden birisinde beraber çıktık. Adamlardan birisi, içinde bir miktar su bulunan bir mağaranın yanından geçti. Bu mağarada kalarak oradaki sudan içip, etrafında bulunan bakliyattan yemeyi ve böylelikle dünyadan el etek çekmeyi içinden geçirdi. Sonra dedi: ki: Peygamber (sav)'a gidip ona bundan söz etsem (iyi olur). Bana izin verirse yaparım, aksi takdirde yapmam. Bunun üzerine Hz. Peygamber'in yanına varıp şöyle dedi Ey Allah'ın Peygamberi ben, beni yaşatacak kadar suyu ve bakliyatı bulunan bir mağaranın yanından geçtim. İçimden bu mağarada kalıp dünyadan el etek çekmek geçti. Peygamber (sav) ona şöyle buyurdu: "Ben ne Yahudilik ile gönderildim ne de Hristiyanlıkla. Aksine ben, müsamahakar hanif dini ile gönderildim. Muhammed'in nefsi elinde bulunana yemin olsun ki, Allah yolunda sabahleyin bir yola çıkış yahut da akşamleyin bir yola koyuluş, dünyadan ve dünyadaki her şeyden daha hayırlıdır. Sizden herhangi birinizin (savaş için, ya da cemaatle namaz için) safta durması, altmış yıl (kendi başına nafile) namazından hayırlıdır."
" (Müsned, V, 266; Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 17.)
(Kaynak: EL-CAMİU Lİ AHKAMİ’L KUR’AN; İMAM KURTUBİ; Terceme ve Notlar: M. Beşir Eryarsoy; 6.cilt Sayfa: 346, 347, BURUC Yayınları Maide suresi 87. Ayetin tefsiri izahatından)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
|