Gayb kelimesi Arapçada gizli kalmak, gizlenmek, görünmemek, Rağıb el-İsfhani gaybı, duyu organlarının dışında kalan ve akıl ile anlaşılamayacak kadar gizli ve insan bilgisinin dışında olan varlık anlamında kullanmaktadır.( Rağıb el-İsfehani, Müfredatü Elfazi'l-Kur'an, s. 616-617.) Gayb kelimesinin zıddı ise, gözle görülebilen varlık anlamına gelen şuhud kelimesidir.( Rağıb el-İsfehani, Müfredatü Elfazi'l-Kur'an, s. 465.) Bu bağlamda gayb ve şehadet kelimeleri Kur'an-ı Kerim'de birbirlerinin mukabili olarak kullanılmaktadır.( En'am suresi ayet 73; Tevbe suresi ayet 94; Ra'd suresi ayet 9; Muminun suresi ayet 92; Secde suresi ayet 6; Zümer suresi ayet 46; Haşr suresi ayet 22; Cuma suresi ayet 8; Tegabün suresi ayet18.)
Ayetlerde kullanılan gayb kelimesi; duyularla algılanamayan fizik ötesi durumları ve olayları ifade derken; şehadet kelimesi ise duyu organlarıyla algılanabilen fiziki olayları ve hadiseleri belirtmektedir. Bu açıdan gaybın muhtevasında gizemlilik, sır perdesi, bilinemezlik ve duyu organlarıyla donatılmış olan insanın bilgisinin dışında gerçekleşen olay ve olgular yatmaktadır. O halde gayb; normal bilgi yolları dışında malumat sahibi olamadığımız geçmişteki olaylar, duyu organlarıyla algılayamadığımız şimdiki ve geleceğe ait olaylardır.
(Kaynak: Hz. Peygamber’i Doğru Anlamak Beşer, Ğayb ve Mucize Bağlamında İhsan Arslan; OKUR AKADEMİ YAYINLARI Sayfa :72)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
|