
14.08.25, 09:57
|
|
|
|
Üyelik tarihi: 31.12.22
Bulunduğu yer: ankara
Mesajlar: 407
Forum Puanı: 1349
Etiketlendiği Mesaj: 9 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
|
|
Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı
Hz. Peygamber zaman zaman gaybı bilmemekle itham edilmiştir. Örneğin; Benu Mustalik Gazvesi'nden dönerken Hz. Peygamber'in devesi Kasva'nın kaybolması üzerine( gelecekle alakalı bir hadise değil) münafıklardan olan Zeyd b. Lusayt: "Muhammed kendisinin nebi olduğunu ve gökten kendisine haber geldiğini iddia ediyor, ancak kaybolan devesinin yerini bile bilemiyor.”( Vakidi, Muhammed b. Ömer, Kitabü'l-Meğazi, Alemü'l-Kütüb, Beyrut 1984, II, 423-424.) Bunun üzerine Hz. Peygamber zihinlere nakşedilmesi gereken şu cevabı veriyor: "Vallahi ben, ancak Rabbimin bana bildirdiklerini bilirim"( İbn Hişam, Ebu Muhammed Abdilmelik b. Hişam, es-Siratü'n-Nebeviyye, Daru İbn Kesir, Kahire ts., III-IV, 523.)
Müslim'in rivayetinde ise Hz. Peygamber soru soran kişiden rahatsız olduğu, hatta yanaklarının kızardığı belirtilmektedir.( Müslim, Lukata, 2, 6.)
(Kaynak: Hz. Peygamber’i Doğru Anlamak Beşer, Ğayb ve Mucize Bağlamında İhsan Arslan; OKUR AKADEMİ YAYINLARI Sayfa :89)
|
Bir hoca kendisinde musallat olan kimseye baktığında, o adamın kendisiyle uzun sürelerdir beraber bulunan ve onun gizli hallerine vakıf olan cinden, adamın gizli halleri hakkında bilgi alamaz mı? Bu durumda gaybı bir vasıta olmadan bilmesi durumu ortadan kalkar
|