
17.08.25, 20:28
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 10.06.25
Bulunduğu yer: farketmeyen bir yer
Mesajlar: 37
Forum Puanı: 398
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
|
|
Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı
İslam’da, çeşitli iş ve meslek gruplarına ücret veya maaş miktarlarını belirleyen doğrudan bir ayet veya hadis yoktur. Naslarda işçi ücretinin temiz bir kazanç olduğu, işçiye ücretinin eksiksiz olarak ve zamanında ödenmesi gerektiği belirtilmiş bu arada işçi için bir yaşam standardına işaret edilmiştir. Problemi doğrudan çözen bir nass (ayet-hadis) bulunmayınca bu konuda İslam’ın genel prensiplerine, adalet ve nısfet (insaflılık) ölçülerine başvurmak gerekir. Ayetlerde şöyle buyurulur: “Şüphesiz Allah size, emanetleri ehline vermenizi emreder.”[Nisa Suresi ayet 58] “Ölçü ve tartıyı tam yapın insanlara mal ve ücretlerini eksik vermeyiniz.”[Araf suresi ayet 85] “Şüphesiz, Allah adaleti, iyiliği ve yakın hısımlara muhtaç oldukları şeyleri vermeyi emreder.”[Nahl suresi ayet 90]Bütün iş ve meslekler eşit emek ve yetenek gerektirmediği için, ücret ve maaşların da eşit tutulması gerekmez. Mesela; bir inşaat işçisi özel eğitim ve yeteneğe muhtaç olmaksızın çalışabilir. Aynı inşaatın mühendisi ise uzun eğitim sonucu bu mesleği elde etmiş ve özel yetenekler kazanmıştır. Bir doktor ise, daha uzun ve yorucu bir eğitim ve tecrübeyle meslek edinmiştir. Bu üç meslekte 8 saatlik mesaiye eşit ücret takdir etmek uygun bir değerlendirme olmaz. Adalet, herkese hak ettiğini ve layık olduğunu mümkün olduğu ölçüde vermeye çalışmaktır. Eşit ehliyet ve yetenekle eşit hizmet görenlere aynı ücreti takdir etmek ne kadar adil ise, farklı ehliyet, yetenek ve emeğe değişik ücret takdir etmek o kadar adildir. İslam’da çeşitli iş ve mesleklere göre belirli ücret ve maaş miktarları önceden tespit edilmemekle birlikte, bunu işçi ile işverenin ilk iş sözleşmesi yapıldığı sırada belirlemesi istenmiştir. Bu yüzden işe girme sırasında verilecek ücret konuşulmamışsa işçi emsal ücrete hak kazanır. Mesela; bir inşaat ustası ücret konuşulmadan çalışsa, çalıştığı günler için benzer inşaat ustalarının aldığı kadar yevmiyeye hak kazanır. Aynı esası aylık veya yıllık ücretle çalışanlara da uygulamak mümkündür.
(Kaynak: Delilleriyle Ticaret ve İktisat İlmihali - Prof. Dr. Hamdi Döndüren; Erkam Yayınları)
|
Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı
İş akdinin geçerli olması için, ücretin de belirlenmesi gerekir. Ücret; işçinin emeğinin bedelidir. Satım akdinde, satış bedeli olmaya elverişli bulunan her şey, iş akdinde ücret de olabilir. İslam hukukçularının çoğunluğuna göre, satış bedeline uygulanan hükümler, emeğin bedeli olan işçi ücretlerine de uygulanır.[ el-Fetava’l-Hindiyye, 4.cilt sayfa 412;]Hadis-i şerif’te şöyle buyurulur: “Kim bir işçiyi kiralarsa, ona vereceği ücreti bildirsin.”[ Nesai, K. 35, B.44; Zeyd b. Ali Müsned, H. 654.]Ücret nakit para, ölçü veya tartı yahut da sayı ile alınıp satılan şeylerden olursa, bunun cins, nevi, miktar ve sıfatını beyan etmek gerekir. Ücrette, anlaşmazlığa yol açacak ölçüde belirsizlik bulunursa akit fasit olur. Bu durumda, işçi çalışmış bulunursa ecr-i misl (emsal ücret)e hak kazanır.[ el-Fetava’l-Hindiyye, 4.cilt sayfa 412;]
|
Allah razı olsun hocam şimdi aldım cevabımı. bugünde aydınlandık sayenizde.
|