
29.08.25, 10:44
|
 |
Manevi
|
|
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,915
Forum Puanı: 4547
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
|
|
Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı
Allah (celle celaluhu) mealen şöyle buyuruyor:
"De ki; eğer ben gaybı bilseydim, elbette çok hayır yapardim."Gaybı cinlerin ve hakiki şeyhlerin bilmediği gibi, Allah'ın elçisi olan peygamberlerin de, vahiy olmaksızın kendiliklerinden bilemeyecekleri Kur'an-ı Azimüşşan'da bildirilmiştir. Hanefi mezhebi alimleri, Hazreti Peygamber'in umumi olarak gaybı bildiğine inananları tekfir etmişlerdir. Bu konuda Allah'u Teala mealen şöyle buyuruyor:
"De ki; ben Allah'ın hazineleri yanımdadır diye size söylemi yorum, gaybı da bilmem." (Enam suresi ayet 30)
"De ki; eğer ben gaybı bilseydim, elbette çok hayır yapardim." (Araf suresi ayet 188)
Görülüyor ki, kainatın Efendisi (sallallahu aleyhi vesellem) için dahi böyle bir itikada yer yoktur. Buna rağmen, "bizim şeyh efendi bütün hallerimizi ve kalbimizden geçenleri bilir" diye inananlara, hatta bazı cinci hocalardan gaybı soranlara ne demek lazım? Evet, Cenab-ı Hak'kın peygamber olmayan kullarının ilhamları vardır. Kerametten bir şube olan bu ilahi ihsan sayesinde, bazı gizli bilgi ve sırlara aşina olmaları mümkündür. Ancak bu iş, hiç bir zaman umumi ve külli manada gaybı bilmek derecesinde ve Vüsatinde olamaz.
(Kaynak İslam’a Göre sihir, cin çarpması teşhis ve tedavi usulleri, Yazar: Arif Çoşkun , İstanbul 1995 Mutlu Ofset sayfa: 88,89)
|
Enam suresi 50. Ayet olacak sehven 30.Ayet yazıldı
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
|