Tekil Mesaj gösterimi
  #1  
Alt 17.09.25, 19:17
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
🔶️imas imas isimli Üye şuanda  online konumundadır
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,533
Forum Puanı: 10292
Etiketlendiği Mesaj: 5366 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
merakligenc64 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
gün içinde 3 defa yasini şerif okumak istiyorum geçen senelerde tecrübe etmiştim gece okuduğumda yaklaşık 2 hafta sonra sufli cinler rahatsiz edince bırakmıştım. şimdi küçük korumalar yaparak tekrar baslayacagim bunu yapmanın fazileti nedir yasini 3 kere okumak kibrit-i ahmerdir deniliyor. Bu şekilde her gün devam edenler yasin-i şerifden nasibini ne yönde ve şekilde alir? değerli cevaplarınızi bekliyorum.

1️⃣-) Yâsîn Suresi’nin havassından bir tanesi de bütün isteklerin gerçekleşmesine vesile olmasıdır.

Bunu yapmak isteyen kişi yatsı namazından sonra abdest alıp, iki rekat hacet namazı kıldıktan sonra bu sure-i şerifeyi 41 kere okur.

Fakat her bir tanesini okuduktan sonra, aşağıdaki duayı okur ve noktalı yerde Allâh-u Te’âlâ’dan isteği neyse: “Yâ men yekûlü li’ş-şey’i, {kün fe yekûnü}, if’al lî…”

يَا مَنْ يَكُولُ لِلشَّيْءِ، {كُنْ فَيَكُونُ}، اِفْعَلْ لِي…

“Ey bir şeye ‘Var ol’ buyurunca o da hemen meydana geliveren (Allâh’ım)! Benim için şu işimi gerçekleştir” diyerek isteğini zikreder. [Ahmed ed-Deyrabî, el-Mücerrabât, sh:13; Seyyid Süleyemân el-Huseynî, Kenzü’l-havâs, 2/73-74]

2️⃣-) Her kimin makam-mevki sahibi birisinden bir isteği olur da, Yâsîn Suresi’ni 25 kere okuduktan sonra o kişinin yanına girip isteğini söylerse, Allâh-u Te’âlâ’nın izniyle o kişi kendisine çok hürmet edip isteğini yerine getirir. [Ahmed ed-Deyrabî, el-Mücerrabât, sh:13; Seyyid Süleymân el-Huseynî, Kenzü’l-havâs, 2/73]

3️⃣-) Yâsîn Suresi bütün isteklerin gerçekleşmesi niyetiyle 7 kere okunup, her bir kere okunduktan sonra da şu dua 7 kere okunursa, Allâh-u Te’âlâ’nın izniyle isteği ne olursa olsun muhakkak gerçekleşir.

Dua şöyledir: “Eyyühe’l-cemâ’atü’l-müse(kh)(kh)arûne’l-mütî’ûne li hâzihi’s-sûrati’l-mübâraketi! Bi hakki enbiyâillâhi te’âlâ ve evliyâihî ve bi hakki (kh)âlikiküm, ic’alû kelimetî sâriyeten ve kavlî mesmû’an ve mekbûlen vekfûnî mühimmâtî ve emiddûnî ve e’înûnî fi’l-ümûri küllihe’l-külliyyeti ve’l-cüz iyyeti bi hakki {innehû min süleymâne ve innehû bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîmi}, el-vehâ, el-‘acel, es-sâ’ah”

أَيُّهَا الْجَمَاعَةُ الْمُسَخَّرُونَ الْمُطِيعُونَ لِهَاذِهِ السُّورَةِ الْمُبَارَكَةِ! بِحَقِّ أَنْبِيَاءِ اللهِ تَعَلَى وَ أَوْلِيَائِهِ وَ بِحَقِّ خَالِقِكُمْ، اِجْعَلُوا كَلِمَتِي سَارِيَةً وَ قَوْلِي مَسْمُوعًا وَ مَقْبُولًا وَاكْفُونِي مُهِمَّاتِي وَ أَمِدُّونِي وَ أَعِينُونِي فِي الْأُمُورِ كُلِّهَا الْكُلِّيَّةِ وَ الْجُزْئِيَّةِ بِحَقِّ {اِنَّهُ مِنْ سُلَيْمٰنَ وَاِنَّهُ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِۙ}, اَلْوَحَا، اَلْعَجَلْ، اَلسَّاعَةْ

“Ey bu mübarek sureye itaat eden ve musahhar (amade) olan (ruhaniler ve melekler) cemaat(i)! Allâh’ın peygamberlerinin ve velilerinin bahşı için ve (en başta) yaratıcınız hakkı için benim sözümü tesirli ve makbul yapın. Mühim işlerime kafi gelin. Büyük küçük tüm işlerimde bana yardım edin.

‘Şüphesiz ki o Süleymân’dandır ve muhakkak ki o Rahmân ve Rahîm olan AIIâh’ın adıyladır’ (en-Neml Suresi:30) (ayet-i kerimesinin) hakkı için bana imdat edin. Çabuk davranın! Acele edin! Şu anda yetişin.” [Ahmed ed-Deyrabî, el-Mücerrabât, sh:14; Seyyid Süleymân el-Huseynî, Kenzü’l-havâs, 2/78]

4️⃣-) Bir kimse Yâsîn Suresi’ni 41 kere okursa, isteği ne olursa olsun gerçekleşir. [Ahmed ed-Deyrabî, el-Mücerrabât, sh:14]

5️⃣-) Kadir yahut Beraat ya da Mevlid Gecesi sabaha karşı abdestli bir vaziyette kıbleye karşı oturup 41 defa Yâsîn Suresi’ni okuyarak Allâh-u Te’âlâ’dan muradının gerçekleşmesini isteyen kişinin maksadı hasıl olur. [Seyyid Süleymân el-Huseynî, Kenzü’l-havâs, 2/79]

6️⃣-) Bazı alimlerin bildirdiğine göre haceti olan biri Yâsîn-i Şerif’i ardı ardına 4 kere okuyup bitirir, peşinden: “Sübhâne’l-müneffisi ‘an külli medyûnin, sübhâne’l-müferrici ‘an külli mehzûnin, sübhâne men ce’ale (kh)azâinehû beyne’l-kâfi ve’n-nûni, sübhâne men {emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehû kün fe yekûnü}, yâ müferrice’l-hemmi, ferric! Yâ müferrice’l-hemmi, ferric! Yâ müferrice’l-hemmi, ferric!”

سُبْحَانَ الْمُنَفِّسِ عَنْ كُلِّ مَدْيُونٍ، سُبْحَانَ الْمُفَرِّجِ عَنْ كُلِّ مَحْزُونٍ، سُبْحَانَ مَنْ جَعَلَ خَزَائِنَهُ بَيْنَ الْكَافِ وَ النُّونِ، سُبْحَانَ مَنْ {اَمْرُهُٓ اِذَٓا اَرَادَ شَيْئًا اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ}، يَا مُفَرِّجَ الْهَمِّ، فَرِّجْ! يَا مُفَرِّجَ الْهَمِّ، فَرِّجْ! يَا مُفَرِّجَ الْهَمِّ، فَرِّجْ!

“Her borçluyu rahatlatan Zat’ı tesbih ederim. Her üzüntülüyü rahata çıkaran Zat’ı tenzih ederim. Hazinelerini ‘Kâf’ ile ‘Nûn’ arasına (‘Kün’ emrine) yerleştiren Zat’ı tesbih ederim.

Bir şeyi istediği zaman ona ‘Ol’ dediği anda her istediği oluveren Zat’ı noksan sıfatlardan tenzih ederim. Ey sıkıntıları açan (Allâh)! (Sıkıntılarımı) feraha çıkar.

Ey dertleri kaldıran (Allâh)! (Dertlerimi benden) açıver. Ey kederleri yok eden (Allâh)! (Kederlerimi benden) aç” duasını 4 kere okur.

Peşine de: “Allâhümme ferric ‘annî hemmî ve ğammî feracen ‘âcilen bi rahmetike yâ erhame’r-râhimîne ve sallallâhü ‘alâ seyyidinâ Muhammedin ve ‘alâ âlihî ve sahbihî ve selleme”

اَللَّهُمَّ فَرِّجْ عَنِّي هَمِّي وَ غَمِّي فَرَجًا عَاجِلًا بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ وَ صَلَّى اللهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلَى آلِهِ وَ صَحْبِهِ وَ سَلَّمَ

“Ey Allâh! Acilen benim sıkıntımı ve kederimi tam manasıyla aç. Ey acıyanların en merhametlisi rahmetinle (muamele eyle). Allâh-u Te’âlâ Efendimiz Muhammed’e ve al-i ashabına salat-ü selam eylesin” der.

Böyle yapan kişinin istediği her ne şey olursa Allâh-u Te’âlâ onun muradını gerçekleştirir. [Ahmed ed-Deyrabî, el-Mücerrabât, sh:14; ‘Abdullâh ibnü Es’ad el-Yâfi’î, ed-Dürrü’n-nazîm fî havâssi’l-Kur’âni’l-‘Azîm, sh:89; Seyyid Süleymân el-Huseynî, Kenzü’l-havâs, 2/81]

7️⃣-) Allâh-u Te’âlâ’dan bir isteği olan kişi Yâsîn Suresi’ni, bu surede toplam 7 kere zikredilen her: “Mübîn”

مُبِينٍ

lafzına gelince aşağıdaki duayı okuyarak toplam 35 kere okursa, Allâh-u Te’âlâ ‘nın izniyle istediğine kavuşur.

Dua şöyledir: “Allâhümmerzüknî rizkan bi lâ keddin, vestecib dü’âî bi lâ raddin, ve e’ûzü bike mine’l-fedîhateyni, el-fekri ve’d-deyni, ve min şemâteti’l-e’ğdâi, sübhâne’l-müneffisi ‘an külli medyûnin, sübhâne’l-müferrici ‘an külli mehzûnin, sübhâne’l-mü(kh)allisi li külli mescûnin, sübhâne’l-‘âlimi bi külli meknûnin, sübhâne mücri’l-mâi fi’l-bihâri ve’l-‘uyûni, sübhâne men ce’ale (kh)azâinehû beyne’l-kâfi ve’n-nûni, sübhâne men izâ kadâ emran fe innemâ {yekûlü lehû kün fe yekûnü}, {sübhânellezî bi yedihî melekûtü külli şey’in ve ileyhi türce’ûne}, {sübhâne rabbike rabbi’l-‘izzeti ‘ammâ yesifûne, ve selâmün ‘ale’l-mürselîne, ve’l-hamdülillâhi rabbi’l-‘âlemîne}, {küllü şey’in hâlikün illâ vechehû lehü’l-hukmü ve ileyhi türce’ûne}”

اَللَّهُمَّ ارْزُقْنِي رِزْقًا بِلَا كَدٍّ، وَاسْتَجِبْ دُعَائِي بِلَا رَدٍّ، وَ أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْفَضِيحَتَيْنِ، اَلْفَقْرِ وَ الدَّيْنِ، وَ مِنْ شَمَاتَةِ الْأَعْدَاءِ، سُبْحَانَ الْمُنَفِّسِ عَنْ كُلِّ مَدْيُونٍ، سُبْحَانَ الْمُفَرِّجِ عَنْ كُلِّ مَحْزُونٍ، سُبْحَانَ الْمُخَلِّصِ لِكُلِّ مَسْجُونٍ، سُبْحَانَ الْعَالِمِ بِكُلِّ مَكْنُونٍ، سُبْحَانَ مُجْرِي الْمَاءِ فِي الْبِحَارِ وَ الْعُيُونِ، سُبْحَانَ مَنْ جَعَلَ خَزَائِنَهُ بَيْنَ الْكَافِ وَ النُّونِ، سُبْحَانَ مَنْ إِذَا قَضَى أَمْرًا فَإِنَّمَا {يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ}، {سُبْحَانَ الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ}، {سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَۚ، وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَۚ، وَالْحَمْدُ لِله رَبِّ الْعَالَمِينَ}، {كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ اِلَّا وَجْهَهُۜ لَهُ الْحُكْمُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ}

“Ey Allâh! Beni zahmetsiz rızıklandır. Duamı redsiz kabul eyle. (Ey Allâh!). İki rezil halden; fakirlikten ve borçtan, ayrıca düşmanların bizimle alay etmesin(e sebep olacak kötü haller)den Sana sığınırım.

Her borçluyu rahatlatan Zat’ı tesbih ederim. Her üzüntülüyü rahata çıkaran Zat’ı (bütün noksanlıklardan) tenzih ederim. Hapse atılmış olanları kurtaran Zat’ı tesbih ederim. Her gizliyi bilen Zat’ı tesbih ederim. Denizlerde ve ırmaklarda suları akıtı(p deveran ettire)n Zat’ı tesbih ederim.

Hazinelerini ‘Kâf’ ile ‘Nûn’ arasına (‘Kün’ emrine) yerleştiren Zat’ı tesbih ederim. Bir şeye hükmedeceği zaman ona (sadece) ‘Ol’ dediği anda her istediği oluveren Zat’ı (noksan sıfatlardan) tenzih ederim.

(Bütün noksan sıfatlardan tenzih ve) tesbih O Zat’a ki her şeyin (görünen ve görünmeyen tüm yönleriyle) gerçek mülkü O’nun yed(-i kudret)indedir, siz de ancak O’na döndürüleceksiniz.

(Müşriklerin) nitelemekte oldukları şeylerden, O izzet sahibi Rabbi’ne tenzih olsun. Tüm gönderilen (peygamber)lere selam olsun. Bütün (nimetlere karşı) Allâh’a, o tüm alemlerin Rabbi’ne hamdolsun. O’nun Zatı dışında her şey helak olucudur. (Her konuda geçerli olan karar ve) hüküm de ancak O’na aittir. Siz (ölümünüzün ardından diriltilerek) ancak O’na döndürüleceksiniz.” [Ahmed ed-Deyrabî, el-Mücerrabât, sh:14-15; Seyyid Süleymân el-Huseynî, Kenzü’l-havâs, 2/81-82]

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148