Alıntı:
trhakan Nickli Üyeden Alıntı
"MELEKLERİ CEZALANDIRMAK"mı hristiyan öğretisi bunlar. Melekler hata yapmazki cezalandırılsın. Onlar Allahın sözünden çıkmaz çıkamaz. İbadet ve verilen görev ile mükelleftir.
|
Aynen doğru dedin. Ve ma ünzile ale'l-melekeyni. En doğrusu; "Babil'de sihirle ilgili iki meleğin üzerine malumatı Allah indirmiş değildir."
Yahudi kaynaklarında Harut ve Marut o zaman Babil'de insanlara sihri öğreten bilgili iki kişi olarak geçiyor. Kur'an-ı Kerim'de de bu ayette zikredilmiş.
Ve ma yuallimani min ehadin. "Kendilerine gelip de sihirle ve büyüyle ilgili meseleleri, bilgileri öğrenmek isteyenlere o iki adam diyorlarmış ki..." Hatta yekula innema nahnü fitnetün fela tekfür. "Şu sözleri söylemeden de onların isteklerini yerine getirmiyorlar, onlara öğretmiyorlarmış: 'Biz sadece insanları imtihan için bu işleri yapmakla görevliyiz. Sakın siz kafir olmayın!' diyorlarmış."
"Yapmayın bu işi, bu sihri öğrenmeyin. Biz bu işi insanların imtihanı için yapıyoruz. Ama yapmasanız daha iyi!" diye önce nasihat ediyorlarmış.
Bu, ayetlerde, tefsir kitaplarındaki rivayetlerde yazmıyor; ama sonra ısrar ederse, o zaman;
"Git, falan yerde idrarını yap!" diyorlarmış
Oraya gidip idrarını yapınca kendilerinden bir nur çıkıyormuş. İman nuru çıkıyormuş. Sonra duman şeklinde bir şey kendilerine geliyormuş. Bu Allah'ın gazabının kendilerine gelmesi. O zaman, "Keşke yapmasaydık!" diye feryat ediyorlarmış ama iş işten geçmiş oluyormuş. Ama Harut ve Marut isimli iki şahıs, öğrenmeye gelenlere; "Yapmayın, etmeyin! Bunlar küfürdür!" diyorlarmış.
Bunlar ya beşerden insanlardan iki kişi ya da bazı zayıf rivayetlere göre meleklerden insanları ayıplayan, "Bunlar isyan ediyorlar, biz olsaydık etmezdik." diyen ama Allah, "Hadi bakalım, sizi göndereyim." deyip gönderdiği zaman insanlardan daha beter günahları işleyen iki melek.
Ancak Allah sihri meleklere öğretmez; çünkü sihir günahtır, haramdır. İçinde itikada aykırı şeyler vardır. Doğru olan bu ma'nın olumsuzluk ma'sı olmasıdır. Ama tarihte bu Harut ve Marut, Babil'de bu işi yapmışlar. Yahudiler de bu çeşit şeyleri onlardan, bu iki kişiden öğrenmişler.
Babil'in Irak'taki Babil olduğunu tefsir kitapları beyan ediyor.
Fe-yeteallemune minhüma ma yüferrikune bi-hi beyne 'l-mer'i ve zevcihi. "Bu iki şahsa, Harut ve Marut'a gelenler, adam ile eşini birbirinden ayıracak şeyleri öğreniyorlardı."
Kötü bir şey. Çünkü yuva yıkmak, şeytanın en azılı azdırmasıdır, şaşırtmasıdır. Karı kocanın birbirinden koparılması ve yuvanın yıkılması en şeytani iştir. Gidip doğru dürüst bir şeyler öğrenmiyorlar da karı kocanın arasını açacak bilgileri öğreniyorlar. Hadis-i şerifler bunun şeytani bir iş olduğunu bildiriyor.
(Kaynak: Bakara Tefsiri-2 Prof. Dr. Mahmud Es’ad ÇOŞAN server yayınları sayfa 328, 329)
Merhum Prof. Dr. M.Es'ad Coşan Hocaefendi; kendisine gelen yoğun talepler ve bazı manevi işaretler neticesinde, hal-i hayatında Tefsir Dersleri yapmaya başlamıştı. Bu tefsir dersleri Bakara suresi 223. ayete kadar devam edebilmişti. Ancak ömrü vefa etmediği için Kur'an-ı Kerim'in tümünün tefsirini tamamlamak nasip olmadı.
ses kaydı olarak elde mevcut olan bu sohbetleri metne dönüştürüp yayınlanmıştır.
M. Es'ad Coşan Hocamızı rahmetle yad ediyorum. Mevla ruhunu şad ve mesrur, merkad-i pakini pür-nur, manevi makamını ala eylesin.