Bir akşam yatağımda oturmuş kitap okuyordum. Kedim de kucağımdaydı. Nedense Cin suresini dinlemek istedim. Açtım. 10 saniye kadar sonra yatak bir sallandı. Herhalde deprem oldu diye düşündüm. Fakat karşımdaki şifonyerin aynası en ufak sarsıntıda bile sallanır, o an öylece duruyordu. Yan tarafımdaki dolabın kapaklarında da sallanma yoktu. Az sonra yatak tekrar sallandı. Başka sallanan bir şey yok. Kedinin umrunda değil zaten. Daha sonra deprem bilgi sisteminden baktığımda o dakikalarda orada ve civarında bir deprem de olmamıştı.
Sonraki dinlemelerimde hiçbir şey olmadı. Her defasında "acaba bir şey sallanacak mı, kıpırdayacak mı" diye düşündüm. Bir şey olmadı.
Bir zamanlar astral seyahate çıkmak için çabalıyordum. Gözlerim kapalı beklerken kollarımı bacaklarımı birileri kaldırıyordu sanki. Sonra uyuyakalıyordum. O günlerde hep uykumda uyanıp evin penceresinden kapısından çıkıp gezdiğimi görüyordum.

Sonra bir gün yan uyurken birden kendimi yatakta enlemesine yatar buldum. Uyuyan kendime baktığımı gördüm. Yataktan yere kendimi atacaktım. O an gerçek bedenim mi yataktan düşecek yoksa rüyada mıyım diye korkunca uyandım. Kalbim çok hızlı atıyordu. Bir daha olmadı. O evden taşındıktan sonra bunları yaşamadım.
Bazen rüyamda rüyada olduğumun farkında olup geziyorum güzel oluyor

Hattâ evin içindeysem gidip yatağıma bakıyorum orada mıyım değil miyim diye.
Bir ara da evde şıp şıp terlikle yürüme sesi duydum da kalkıp bakmadım. O kadar korkmadım demek ki.