Alıntı:
12311 Nickli Üyeden Alıntı
Selamün aleyküm,
"iyilikle kötülük bir olamaz, sen kötülüğü en güzel olan şeyle sav. O vakit seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse, candan bir dost gibi olur."
Bugün yaşadığım bir durum için bu ayetle teselli bulmaya çalıştım. Nefsime uymayıp gurur, kibir, inatçılık yapmayıp haklı olduğum halde bu ayeti uygulamaya çalıştım. Ama nefis bana bunu kendi kendime sorduran bilmiyorum ama kötü biri bize nasıl muamele ediyorsa öyle mi davranmak lazım?
@ [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam bu konuda yorumlarınızı merak ediyorum ve bana çok şey katacağını düşünüyorum.
|
Yüce Allah'ın: "Onun için size kim saldırırsa... size saldırdığı gibi karşılık verin" buyruğunda geçen saldırı (el-i'tida) haddi aşmak, tecavüzde bulunmak demektir. Yüce Allah: "Her kim Allah'ın sınırlarını aşarsa (yeteadda)..." (Bakara suresi ayet 229; Talak suresi ayet 1) buyruğu, o sınırları aşıp geçerse demektir. Buna göre bir kimse sana zulmetse sana yaptığı zulüm kadarıyla hakkını ondan al, bir kimse sana sövse sana söylediği sözün benzerini ona geri çevir, bir kimse senin şeref ve haysiyetine (ırzına) dil uzatsa sen de ona karşılık ver. Şu kadar var ki babasına annesine, oğluna veya bir yakınına haksızlıkta bulunma. O sana yalan söylese bile senin ona karşı yalan söyleme hakkın yoktur. Çünkü masiyete masiyet ile karşılık verilmez. Mesela sana: Ey kafir! diyecek olsa, senin de ona: Kafir sensin demen caizdir. Fakat sana ey zani diyecek olsa ona karşı uygulayacağın kısas: Yalancı, yalan şahitlik eden kişi, demendir. Sen de ona: Ey zani diyecek olursan yalan söylemiş olursun ve yalan söylediğin için günah kazanırsın. Borcunu ödeyebilecek durumda olduğu halde özürsüz olarak senin borcunu savsaklıyor ise ona: Ey zalim, ey insanların mallarını yiyen kişi diyebilirsin. Peygamber (sav) şöyle buyurmaktadır: “Ödeme imkanı olan kimsenin (ödememesi, savsaklaması) onun (şeref ve haysiyetini) ve ceza görmesini helal kılar." (Buhari, İstikraz 13; Ebu Davud, Akdiye 29; Nesai, Buyu' 100; İbn Mace, Sadakat 18) Ceza görmesi ise borcunu ödemediği için hapsedilmesi şeklindedir. (Ebu Davud, bu hadisi kayd ettikten sonra İbnu'l-Mübarek'ten şu açıklamayı nakleder: "Irzının helal olması, ona ağır söz söylenmesi; cezalandırılması ise bundan dolayı hapsedilmesi demektir." Benzeri bir açıklamayı da Buhari, Süfyan'dan nakletmektedir.
(Kaynak: İmam Kurtubi, el- camiul ahkamul Kur’an Buruç yayınları sayfa: 25, 3.cilt)